Twitterın enformasyon kaosunda doğru davranmak

Twitter tam bir enformasyon kaosu alanına çok kolay dönüşebiliyor. Yıllardır genç gazetecilere internet üzerinde doğru haberi yakalama ve haberi doğrulama dersleri veren ben bile bazen gelen dezenfarmasyon karşısında soğuk kanlılığımı yitirebiliyorum.
Ancak bu tip enformasyon kaoslarında her zaman soğuk kanlı olan ve doğruların, gerçeklerin yanında olanların kazandığını biliyorum. Bu nedenle, twitter kullanırken dikkat edilmesi gereken konuları sıralamak istiyorum.
Dezenfarmasyon atılmış bir olta olabilir
Öncelikle okuduğunuz yazının, haberin, resmin hatta video’nun gerçekliğini, çok kişinin atıyor olmasının sağlamadığını bilmek gerekiyor.
Gelen her tweeti kendi filtrenizden geçirmeniz doğruluğundan emin olmadan retweet yapmamanız gerekiyor.
Size gelen mesajı yollayan kişinin tanıdık olması bile çoğunlukla sonucu değiştirmiyor.
Gezi olaylarında da gördük ki, twitter konusunda profesyonel insanlar bile bazen gelen mesajı doğru değerlendiremiyor hatalar yapıyorlar.
Bazen bu hatalar kötü niyetli kişilerin dezenformasyonu arttırmak için kullandığı oltalar olabiliyor. Daha sonra yalan tweetler yayaınlanıyor diye kullanacakları, delil gösterecekleri haberler olabiliyor.
Bu nedenle size gelen mesajları eğer retweet yapmak istiyorsanız mutlaka ama mutlaka kendi filtrenizden geçirmelisiniz.
Eğer size akılcı gelmiyorsa, o anki duygularınızı bir kenara bıraktığınızda gerçekliğinden en ufak şüpheniz varsa kendi adınıza yayınlamayın.
Kaynak araştırması
Gönderen kişiyi tanıyorsanız, güveniyorsanız doğruluğunu mutlaka sorun. Hala emin olamadıysanız veya o kişiye başka bir yerden gelmişse kaynağını sorun ve aynı muameleyi kaynağı içinde yapın.
Size bir yerden ulaşmış bir görsel varsa, google resim arama kısmına resmi yükleyip benzerleri veya aynısının varlığına bakın. Google bu tip görsellerin ilk çıktığı yayını göstereceği için, o resmin hangi toplumsal olaya ait olduğunu kolaylıkla bulabilirsiniz.
Rötuşlara dikkat
Görsellerde, konunun dışında etrafa da bakın. Bazen photoshop ile yapılmış, bu tip görsel montajlarla karşılaşabilirsiniz. Ancak bu resimlerde Türkiye’de daha önce hiç görmediğiniz bir trafik işareti ile karşılaşabilirsiniz. Gezi olaylarında yön levhasının üzerine yazılan yazının resmin çekim açısından farklı bir açıya sahip olduğunu farketmem bu konuda bir dedikodunun başlamasına engel olmama yardımcı olmuştu.
Son dönemde resimlere (halk arasında işi komplike göstermek için mi yapıldığını anlamadığım şekilde photoshop denen. Fotoşop diye de garip şekilde Türkçeleştirilen) montaj, rötuş işlemlerinde çok iyi neticeler alınıyor. Artık gerçeği ile yalancısını ayırt etmek neredeyse mümkün değil. İşte bu tip resimlerde de tek güvencemiz aklımız. Beynimize ters geliyor yada onun şüphesi varsa bilin ki gerçekten bir problem vardır. Hemen kaynağını araştırın.
Video’ların olması durumunda çeken kişinin konumunu, olması muhtemel ses kaynağına uzaklığını tahayyül ediyor olmak da son derece önemlidir.
Unutmayın bu tip enformasyon kaoslarında hep doğru olanlar kazanır. Doğrudan, gerçekten ve aklınızın filtresinden hiçbir zaman uzak kalmayın. Metanetli olun, olması gereken budur.

Bu yazı yorumlara kapalı.