Türkiye’deki televizyon sektörü hiç iyi gitmiyor

Seçim günü malum hepimiz televizyonlarımızın önüne çakıldık. Kanalların bir kısmı hazırlıklıydı, kimi hiç hazırlıklı değildi. Ama sonuçta birçok ana akım kanalda gündemin önemli maddesi olan seçim vardı. Fox muhtemelen her zaman olduğu gibi bu rating savaşından birinci çıkacağını düşündüğü için Fatih Portakal ve İsmail Küçükkaya’ya yani içeriğe güvenmişti. İzleyici şaşırtması özellikle AB’de bu hafta da haber programları arasında birinciliğini devam ettiriyor. Fakat benim izlenimim gelecek seçimde Doğan yine Fatih ve İsmail ikilisine güvenirse bir sürprizle karşılaşabilir.
Tabii ben televizyon yayınlarına içerik yerine ekran tasarımı ve teknik açıdan bakmayı tercih ediyorum. Seçim gecesi yayını çok özeldir. Hem görsel malzeme vardır hem de devamlı akan bir veri. Bu bakış açısıyla Formula1’e çok benzer. F1 bu iki yayını kendi OTT kanallarında çok güzel birleştirip özel bir yazılım yaptı. Ben seçim gecesi bunu yapan bir kanal bekledim. Ancak ne yazık ki göremedim. Teknoloji tarafında tek yenilik deneyen Habertürk’dü. Yıllar öncesinden sanal stüdyoyu yeniden hayatımıza sokmaya çalıştılar. Ancak sanal stüdyoda izleyicinin dikkatini çekmek için kamera açılarını devamlı değiştirmek bu sayede de sanal olan objelerle ilgili gerçeklik hissi oluşturmak gerekir. Ama sanırım yönetmen ilk defa kullanıyordu. Bu özelliğini neredeyse hiç kullanmadılar.
Seçim gecesi en iyi tasarlanmış ekran NTV, Star TV ortak yayınına aitti. İkinci sırada Kanal D vardı. ATV ve ancak ondan sonra FOX tv vardı. Benim en az beğendiğim tasarım Show TV, Habertürk ortak yayınına aitti. Bunların altında tasarımdan bahsedilecek bir ekranla karşılaştığımı söyleyemeyeceğim.
Seçim döneminden ve Apple’ın WWDC’sinden yola çıkarak bu hafta biraz yeniden eskiye televizyon dünyasına göz atıp neler olup bittiğini analiz etmek istiyorum. Sıralamamız donanım sahibi kurumlardan konvansiyenele doğru gidiyor.
Son dönemde donanım açısından bakıldığında sadece teknik değil, kullanım ve tasarım açısından da en başarılı donanım Apple TV. Hem hızlı çalışıyor, hem ısınmıyor, hem televizyon olarak hem de projeksiyon ile yollayacağınız herşey için kullanabiliyorsunuz. Wifi üzerinden bile yüksek hızlarda görüntü transferi yapıyor. Mozaiklenmiyor, görüntü kesilmiyor. Sanıyorum artık smart tv’ler dolayısı ile paneli üzerinde olan donanımlar çok tercih edilmiyor. Edilse bile üzerlerindeki yazılımlar çok da kullanılmıyor. Son testlerim arasında beni en çok etkileyen televizyon Sony olmuştu. Hızlı açılıyor ve görüntü kalitesi çok yüksek.
Kendine IPTV diyen korsan tv platformlarını dışarda bırakınca, Türkiye’de iki tane IPTV platformu var. Kronolojik olarak birincisi Tivibu. Ancak bir süredir gelişimini durdurmakla kalmadı geriye gitmeye başladı. Airties donanımlar yetersiz. IPTV platformları aynı zamanda internet servisinin de kaynağı olmalarına rağmen nasıl donma ve mozaiklenmenin önüne geçemiyorlar. Özellikle catchup tv’de bir programı izlemeniz mümkün değil. En sonunda nefret edip yayına dönüyorsunuz. İzle öde tarafında filmler yenilenmediği gibi, Turk Telekom bu alanı bir iş modeline çeviremedi. İnteraktif kanallar yerinde sayıyor. Uzun zamandır kullanımda olan uzaktan kumanda sanki geçen yüzyıldan kalma gibi. İçerik üretiminde de Digiturk’ün o ciddi abone kaybı yaşadığı dönemlerin tekrarı gibi.
İkinci IPTV platformu TV+. Ciddi bir markalaşma problemi yaşıyor. Turkcell Superonline TV+ diye geçiyor ama sokakta hangi marka biliniyor ciddi bir araştırma yapmak doğru olur izlenimindeyim. Bitmiş bir yayını izleme özelliği Tivibu’dan önce TV+’da vardı. O konuda daha iyiler. Bir de birden fazla cihazda seyredilmesi çok mantıklı. Vodafone’da benzer bir denemeyi hiç donanım kullanmadan yazılım ile çözmeye çalıştı. Ancak tamamen yazılım tarafında olmanın verdiği dezavantajlardan bir türlü kurtulamadılar.
Netflix şu an Türkiye’de sektörün lideri gibi görünüyor. İçerik konusunda abonesini hiç boş bırakmadığı gibi yayın kalitesi de takdire şayan. Ben Turk Telekom’da olsam Netflix’in teknik ekibini en azından işi öğrenmek için transfer ederdim.
OTT dünyasındaki iki oyuncumuzdan Puhu TV artık neredeyse ortada görünmüyor. Fi başarısını, bir marka ölümüne nasıl çevirdiklerini cidden merak ediyorum. Blu tv, ise zaten daha Türkiye’de bile tutunamadı. Birilerinin bu yenilikçi televizyonları AB grubunun izlediğini, bu grubun 01’i izlemeyeceğini söylemesi lazım.
Konvansiyonel kanalları da ana akımlardan bir kaçını seçerek internet siteleri açısından inceledim. Show ve Star tv sitesi sanki aynı elden çıkmış gibi. Beni en çok rahatsız eden kısmı ise siteye Google reklamları almaları. Bu siteler birer prestij sitesidir. İnsan Google reklamlardan gelecek 3-5 kuruşa neden tenezzül ettiklerini merak ediyor. ATV bu yanlışından kısa süre önce döndü. ATV footerında Windows mobil uygulamasının linki de sanki fazlam var eksiğim yok der gibi. Bütün konvansiyonel televizyon sitelerini çok başarısız buldum. İçeriği video olan bunca sitenin tasarımında videonun eksikliği dikkat çekici. Hayır yaratıcılık da belli ki eksik var ama yöneticilerin hiç olmazsa https://rivyt.com/ ‘a girip bir iki tasarım bakmaları iyi olur. Bu sitelere bakmak yaratıcılık gerektirmediği gibi tasarlanmış yeni sitelere bakmak için de teknik bilgiye gerek yok.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir