1 Trilyonluk şirketler neyle uğraşır?

Bu hafta Bloomberg Businessweek Türkiye’deki köşemde yakın zamanda 1 trilyon değerlenme alan şirketlerin genişleme planlarında neleri geleneksel yaklaşımla yapmadıklarını yazdım. Buyrunuz.

 


Yakın zamanda dört teknoloji şirketi 1 trilyonluk değerlendirmeyi geçti. Apple, Amazon, Microsoft ve Google. Paranın başarının mutlak ölçümü olduğu bu dönemlerde bu şirketlerin “başarı”sından yola çıkarak, çıkarımlar yapmak kolay da, evrensel kurallara uymayan bu şirketlerin yöneticileri neleri yanlış yapıyor söyleyeme cesareti gösterenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecektir.
İşte şu anda o bir elin parmaklarını geçmeyecek kişilerden birinin yazdığı bir iki yazıdan birini okuyorsunuz. Hayatınızı ezber bilgiler yönetiyorsa bu yazı yerine linkedin’deki hayvan videolarından liderlik dersleri çıkaran bir “yaşam koçu”nu okumanızı tavsiye ederim. Şimdi sırası ile son dönemde aldıkları radikal kararlara bakarak değerlendirme yapalım.

Google’un patronu tek projede 700 milyon kaybetti

2010 yılında World Travel Channel için çalışmalara başlamıştık. Ben de projenin CIO/CTO görevindeki yöneticisi olarak, dünyanın en büyük gezi siteleri ile birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak üzere bağlantıya geçtim. Fakat kiminle konuştuysam bana en az 6 ay sonraya tarih veriyordu. Sonunda bunun sebebinin Google’ın gezi işine gireceğinin sebep olduğunu ve alacağı site için bütün sektörü alarma geçirdiğini bir görüşmede bir yönetici ağzından kaçırıdı. Temmuz 2010’da Google ITA yazılımı bu amaçla 700 milyon dolara satın aldı. Projenin ismini de Google Trips olarak tanımladı. Tam 9 yıl sonra, Ağustos ayında projeyi kapatma kararı aldı. Teknoloji şirketlerinin projelerini durdurma kararı almaları ilk defa olmuyordu. Özellikle Google bu konuda bir endüstri lideri. Öyle ki sırf Google’ın bitirdiği projeler için özel siteler kuruldu. gcemetery.com, https://killedbygoogle.com bunlardan sadece ikisi. Killedbygoogle’daki sayıya göre bu zamana kadar Google 15 uygulama, 144 servis ve 14 donanımı yok etmeyi başarmış.
Yani sırf Google’ın öldürdükleriyle dünya çapında bir holding kurulur. Üstelik bu kadar başarısız proje yapan hiçbir yönetici ayakta kalamaz. Verimlilik ve devamlılık sıfırın altında.

Devamsızlık konusunda Microsoft Google’ı çırak çıkarır

Teknoloji dünyasında bir girişim ürününün ismine “BETA” ibaresini koymuşsa, o ürünü kullananlar olarak başınıza her an birşey geleceğinden emin olabilirsiniz. Microsoft ürün devamsızlığı yapmada ve bunu üyelerine bile bildirmemede gerçek bir yıldızdır. Yıllar önce servislerin yeni başladığı 90’lı yılların başında, Microsoft’un yeni açılan ve yanılmıyorsam ismi photos olan servisini görünce gözlerim parlamıştı. Bütün resimlerimi oraya yüklemiştim. İlk bulut teknolojileri ile tanıştığımız o yıllarda Microsoft’a güven de daha yüksekti. Bir süre her yerden resimlerime ulaşmanın o zaman için büyük lüksünü yaşadım. Ancak ne yazık ki ir süre sonra Microsoft siteyi bir anda kapattı. Üstelik haber bile vermemişlerdi. Bütün resimlerim yok oldu. Bu Bulut teknolojisine güvenmemem konusunda ilk karşılaştığım durumdu. Ancak yıllar geçtikçe bu tip durumların sayısı arttı. 2010’dan sonra bulut servisler daha stabil bir hal aldı. Ancak Microsoft bu süreçten sonra da çeşitli ürünlerini kapattı. Bunların içinde beni en çok üzen ise nadir Microsoft içinde doğan projelerden biri olan Windows CE. Proje sonra Windows Mobile oldu. Harika bir arayüze ulaşıp, ekran ve monitörle bilgisayar gibi kullanılabileceği continuum özelliği ile birlikte bir anda yok oldu.

Herkesi memnun etmeye çalışan kimseyi memnun edemez

Tim Cook yönetim şekli olarak Steve Jobs’ın tam tersi bir yöntem kullanıyor. Herkesi memnun etmeyi deniyor. Bu benim hiç tasvip etmediğim çok zor yöntemlerden biri olmasına rağmen Tim Cook bunu uzun zamandır başarıyor. Kabul etmek lazım bu hem sadece zor bir yöntem değil hem de çok kıvrak bir zeka gerektiriyor. Bu nedenle yönetim kurulunun kendisini feshetmediği her gün, ona duyduğum saygı artıyor.
Ancak bir stratejist olarak bu işin sonsuza kadar gitmeyeceğini bir yerde ciddi anlamda başarısızlıkla sonlanacağını düşünüyorum. 1 trilyon değerlendirmeyi geçen ilk şirket olmakla yönetim kurulunu etkileyen Tim Cook, kampüs projesi ile de başarısını taçlandırdı. Müşterilerine istedikleri telefonu verme noktasında da Samsung takipçisi sıfatını almaktan rahatsız olmadı. Ancak tabii bu asıl çekirdek kitlesini ciddi anlamda rahatsız etti. Ancak artık ciddi anlamda para kazanması lazım O nedenle de Apple Card’ı çıkardı.
Bu proje Apple’ı teknoloji şirketinden finans sektörüne doğru sürüklüyor. Bu nedenle de çok tehlikeli bir proje olduğunu söylemek lazım. Bakalım her geçen gün elindeki mermiler azalan Tim Cook bu durumdan nasıl kurtulacak.

Amazon ise bizim kıyılarda tatilde

Riskli iş kararları ile tanıdığımız Jeff Bezos, son dönemde Donald Trump’ın peşine taktığı dedektifin ortaya çıkardığı aşk ilişkisi ve arkasından boşanması ile gündeme geldi. Eski karısı boşanmadan kaynaklı nafakası ile dünyanın en zengin kadınları listesinde ilk üçe yükselirken, Jeff ‘in kafası ne kadar bozulduysa, geçen gün 1.8 milyar dolarlık hissesini satıp, günlüğü 400 bin Euro olan yatla Türk kıyılarında kafa toplamaya çalışıyor. Yani Amazon’daki çatırdama muhtemelen en kötüsü.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir