C-level için otelde hayatta kalma rehberi

Son dönemde Marriott Otelin 500 milyon kullanıcısının bilgilerini çaldırması, özellikle yönetici ve işadamları için otellerde kalma konusunda ne kadar dikkat gerektiğini ortaya koydu. Mariott’un bu başına gelen ilk defa da olmamıştı. Daha önce de çeşitli otel binalarına yakın yerleden ev tutan hackerlar, konukların kullandığı wifi’ı dinleyerek birçok kişinin kredi kartı bilgilerine ulaşmışlardı. Görünen o ki; otellerdeki tek kirli şey televizyon kumandaları değil aynı zamanda kirli bir dijital üne de sahipler.
Bu nedenle bu hafta yıllardır birçok otele giden birisi olarak sizinle hijyen konusunda (kısa bir analog arkasından dijital) yapabilceklerinizi paylaşmak istedim.
Öncelikle analog
Tecrübelerim gösteriyor ki; bir otel size hiçbir zaman elindeki en iyi odayı vermez. Bu nedenle odanızı mutlaka önceden onaylatın. Otele girdiğinizde ise double check yapın zira genelde onaylattığınız görevli notu iletmemiştir. Bu nedenle istediğiniz hiçbir şeye ilk söylemede sahip olamazsınız.
Oda değişimi işlemini yaparken, mutlaka nazik olun yoksa daha sonra alacağınız oda servisinin kalitesi daha doğrusu hijyeni ciddi anlamda düşecektir. Unutmayın, yüzde yüz müşteri memnuniyeti çalışanların değil yöneticilerin beklentisidir.
Her ne kadar odanızın temizlendiği, tuvaletinizin hijyen edildiği söylense de şu ana kadar kumandayı temizlediğini söyleyen sadece bir otele rast geldim. Onda da bana pek inandırıcı gelmedi. Kumanda odanızdaki en kirli şeylerin başında gelir. Çıplak elle tutmamaya özen göstermenizi salık veririm.
Ben genelde kumanda için çantamda poşet bulundururum. Yoksa paniklemeyin otelin terlik poşetleri kumandadan sizi korumak için birebirdir.
Bir de malum kettle ile ilgili söylentiler var tabii. Onun bir şehir efsanesi olacağına, hiçbir müşterinin böyle bir vicdansızlığı yapmayacağına, bunu uyduranların şeytanlık yaptıklarına inanmak istiyorum. Ama ne olursa olsun, ben odadaki kettle’ı da kullanmamaktan yanayım. Tabii aynı durum odaya söylenen üstü açık her türkü içecek ve buz için de geçerli.
Şimdi gelelim dijitale
Bulunduğunuz otelin wifi adresini hemen girişte soranlardansanız, eğer çok genel kullanımlı bir bilgisayarınız veya bir VPN’iniz yoksa hiç boşuna sormayın. Çocuğunuza video seyrettirmek için istemiyorsanız, wifi’a bağlanmayın. Bu wifi’ların çoğu hiç güvenli değil. Size kısaca olabilecek tersliklerden bahsedeyim. Sizin bağlandığınız router cihazından geçen bütün trafiği dinleyen bir konuk olabilir. Konuk bunu yapmıyorsa bile otel içinde özellikle IT’de çalışan biri bunu rahatlıkla yapabilecektir. Bunu tarayıcınızı gizli modda çalıştırarak çözemezsiniz. Bu arada birileri size https ve/veya başka bir protokolün güvenli olduğunu söylüyorsa bilin ki bu protokoller belli durumlarda güvensiz protokollere geçiş yapabilirler. Bu aşamada ulaştırılacak gizli veriler yine birçok kişi tarafından görülebilir. Bunu engellemenin yolu bir VPN çalıştırmaktır. Kullanacağınız VPN ticari ise unutmayın şifrelerininiz onların yöneticileri tarafından da görülebiliyor.
Bu yüzden size açık kaynak kodlu TOR tarzı bir tarayıcı önerebilirim. Yada benim gibi her cihazınıza ayrı bir internet veya tek bir hotspot üzerinden internet kullanımı doğru olacaktır.
İnternet güvenliğiniz zayıfken şifreleriniz internet hattı üzerinden yol alıyor olabilir. Üstelik çoğu şifreniz birbirinin aynısı olma ihtimali çok yüksektir. Bu tip durumlarda şifreniz bir kere elde edilince yıllarca birçok hesabınıza birçok insan girer ve haberiniz olmaz. Burada benim önerim bir şifre yöneticisi kullanmanız yada her seferinde şifre unutmuş gibi yeni şifre talep etmeniz. Giriş işleminizi yavaşlatacak olsa da bu zekice bir şifre koruma sistemidir. Sizin bilmediğiniz bir şifreyi başkasının bilme ihtimali de yoktur. Tabii sizin emaillerinize ulaşma imkanı yoksa.! 🙂
Personal hotspot kullanıyorsanız, mutlaka zor bir şifre koyun ve arada sırada bağlı olanların listesine mutlaka bakın. Bu arada bunu Blutooth için de arada sırada yapın. Zira otellerde bu sayede de çok fazla bilgi kaçağına denk geliyorum.
İşin başı doğru sistem kurmakta
Öncelikle benim verilerimi kim ne yapsın demeyin. Bu nedenle hayatı mahvolan bir sürü insan bulunuyor. Özellikle iş adamı iseniz, çeşitli olmayan tek bir güvenilir sisteme yatırım yapın. Ben bu konuda Apple ürünlerini daha güvenli buluyorum. Tabii bu açıkları olmadığı anlamına gelmiyor. Bu açıkları kapatmak için de farklı uygulamalar kullanmak gerekiyor. Ben VPN olarak ExpressVPN kullanıyorum ama bu tek başına tabii ki yetmiyor, apple sistemlerde kimin hangi bilgimi aldığını öğrenmek ve bunu bloklamak için de Guardian isimli bir program kullanıyorum. Bir de tabii ki yerimi algılayan web sitelerine karşı AdBlock kullanıyorum.
Bütün oteller mi kötüdür?
Tabii ki bütün oteller kötü değildir. Yine kişisel deneyimlerimden yola çıkacak olursak, Türkiye’de Regnum, the Marmara Bodrum bu konularda iyi tecrübe yaşadığım oteller. Dubai’de Jumeirah, Marseille’da Intercontinental otelleri ise yurt dışındaki en iyi deneyimlerim.
Ancak neredeyse hiçbir otelin birincil önceliği dijital güvenlik değil. Ama amacı konuğunu evinde hissettirmek olan ve analogda bu konuda hiçir güvenlik açığı vermemeye çalışan otellerin, dijitalde bu konuda ciddi anlamda açıklar vermesi size de garip gelmiyor mu?

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir