Türkiye’de büyümek : Doruk vakası

Geçen hafta sanayide dijitalleşme alanındaki ilk Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmiş olan teknoloji şirketi Doruk’un uluslararası genişlemeden sorumlu yönetim kurulu üyesi Aylin Tülay Özden ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Endüstri 4.0 hakkındaki görüşlerimi çoğu okurum bilir. Ancak Aylin hanım buna da yeni bir bilgi kattı. Bugüne kadar yapılan bütün devrimlerin mühendislik olduğunu söylüyor. Katılmamak elde değil. Bu nedenle endüstri 4.0’ı bir endüstriyel devrim olarak algılamak pek mümkün değil. Ancak tabii ki endüstri 4.0 tarafından alacağımız çok şey var. İşte Aylin hanım sektörde endüstri 4.0 kavramını yaptığı işe harika şekilde oturtmuş bir işkadını.
 1998 yılından bu yana endüstriyel işletmelerin üretim operasyonlarının dijital olarak yönetilmesi için akıllı ve dijital üretim yönetimi sistemleri geliştirip kuruyor. Fabrikaların gerçek durumundan otomatik geri bildirimler alarak yeni kararlar verebilen bu sistemler, işletmeleri endüstri 4.0 evresinde akıllı fabrika ve dijital fabrika olarak da adlandırılan yapıya dönüştürüyor.
Aylin hanımları özel yapan en önemli konu, üretim yapan fabrikaların dijital dönüşümlerini, cihazları değiştirmeden eklentiler yaparak gerçekleştirmesi. Bu maliyetleri düşürürken, dijital dönüşümde sonuç alma sürecini (ROI)  de ciddi anlamda hızlandırıyor.
Aylin hanım iş yapış şekillerini iki ana başlığa indirgemeyi başarmış. Birincisi her fabrika için dijital dönüşüm ikincisi ise operasyona ekstra maliyet getirmeden dijital dönüşüm. Bunu yapmak için üretim yapan makinelerin Türkiye’de yüzde 40 olan ortalama çalışma süresini fabrika içinden doğru veri alıp, yapay zeka ile predictive analizler yaparak dünya önerilen standartları olan yüzde 85’e çıkarmaya çalışıyorlar. Tabii maliyetler az olunca, yatırımın geri dönüşü de çok hızlı oluyor. Aylin hanımlar bu konuda çok iddialı; yatırım dönüş süresinin iki ay olduğunu, ilk yıl sonunda cirolardaki artışın eksponansiyel olarak artacağını söylüyor. Bu bir iddiadan çok, çalıştıkları şirketlerden aldıkları geri bildirimlerden oluşturdukları hesaplar.
Tabii bunları durunca ilk aklıma gelen, yurt dışına açılmayı düşünüp düşünmedikleri oldu. Doruk, ilk şirketini Amerika’da kurmuş. Markasını Amerika’da yaygınlaştırmak ve ProManage uygulamasını sanayicilere ulaştırmak hedefiyle ABD’de şirket kuran Doruk, aynı zamanda Boeing, Tesla, Microsoft gibi pek çok farklı sektörden dev firmanın yer aldığı Chicago’daki DMDII Teknopark bünyesinde yer alarak bu firmalarla özellikle üretim yönetim sistemleri alanında ortak projeler gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Bu amaçla Tesla ile şimdiden bilgi paylaşımı yapmaya başlamışlar. Hepimizin de takip ettiği gibi Tesla özellikle üretim sürecinde optimizasyon konusunda problemler yaşayan ve bu süreçleri devamlı iyileştirmeye çalışan bir şirket.
2018 yılında yüzde 50’lik büyüme gerçekleştiren Doruk, cirosunun yüzde 55’ini ar-ge  çalışmalarına ayırmış bir yazılım şirketi. Aylin hanım bu yılı yüzde 250 büyüme ile kapatmayı planlıyor. Gördüğüm kadarı ile şirketin bu yıl için en büyük beklentisi de bu değil. Bugüne kadar Almanya, Fransa, Çin, Kanada ve ABD’de üretim teknolojileri alanındaki pek çok fuara katılarak rotasını iç piyasanın yanı sıra aynı zamanda yurtdışına çeviren Doruk, 2019 yılında yeni gelecek hedefini “dünya markası olmak” olarak belirlemiş. 2020 sonuna kadar Almanya ve Japonya’da ofis açmayı planlayan Doruk, orta ve uzun vadede tüm Avrupa ülkelerine ulaşmayı ve Asya pazarına giriş yapmayı hedefliyor. Sanayide dijital dönüşümün öncelikli olduğu merkez ülkeleri hedef alarak global genişlemesini ilerletmek isteyen şirket, sahip olduğu rekabetçi teknolojileriyle şu an bu ülkelerde önemli fırsatlar oluşturmuş durumda.
Aylin hanımlar ve Doruk Türkiye’de büyümeye çalışan şirketler için iyi bir rol model. Faaliyet alanını dünyada gelişen sektörlerden birinden seçen şirket, bu alanda içinde bulunduğu ülkenin dinamiklerini anlayan ürünler üretmiş. Bu süreçte dünyayı takipten vazgeçmemiş. Kazandığının büyük kısmını ar-ge’ye, geri kalanını ise uluslararası büyümeye yatırmış.
Ben yazılım sektörünün Türkiye’nin güçlü alanlarından biri olduğunu düşünüyorum. Bu alanda Doruk gibi pek çok teknoloji şirketinin Türkiye’nin isminin duyulmasında etkili olacağı izlenimindeyim.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir