Yeni gelir kaynağı teknoloji şirketlerine ceza kesmek Ve bence kötü birşey değil.

Efendim geçen hafta FTC ( Amerika Birleşik Devletleri Federal Ticaret Komisyonu) önce Youtube’a, Youtube Kids servisi üzerinden 18 yaşından küçük çocukların bilgilerini topladığı için milyar dolarlar civarında, sonra Facebook’a topladığı bilgilerin çalınmasını engelleyemediği için 5 milyar dolar ceza kesti. Toplamda bir haftada 10 milyar dolar gelir. Bunu vatandaştan toplamaya kalksanız dünyanın zamanını alır. Mesela bu parayı Çin’den alınan 5-10 dolarlık e-ithalat üzerinden 7.5 tl diye toplamaya kalksanız, 7-8 milyar sipariş yapar. Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmez. Bilmem anlatabildim mi?
Yani demem o ki, teknoloji şirketleri devlet için çok değerli bir gelir kapısı. Ama tabii onları önce büyütüp geliştirmek gerekiyor. Geçenler de Amerika’da bir araştırma yayınlandı. Detayları ile ilgilenmeyeceğim ama başlığı “İnternete bağlı olmayan Amerikan vatandaşı yüzde10″ ve devamındaki yorum ise çok ilginç. “Bu insanlar nasıl yaşıyorlar” diyorlar.
Biz de Türkiye’de internet şeytan icadı, sosyal medya kötülüklerin anası diyen insanlarla uğraşıyoruz. Ben bunlara güneşten korkan yerliler diyorum. ). 1991’de internet anlattığımızda bunu fırsat, 2000’li yıllarda zorunluluk, 2010’da kaçmış imkan, şimdi yokluğunun yok olmaya yol açacağı tehdit olarak anlatıyorum. Ama Gaziantep’te sanayi odasında Amazon’un sahibi Jeff Bezos deyince hala tepki alamıyorum. Halbuki Jeff Bezos Gaziantep Ticaret Odasındaki iş insanlarının yaptığı işi yapan ve şirketi 1 trilyon dolar olan bir işadamı! Ancak Google’ın vergi vermediği, reklam aldığı gibi konulara gelince de herkes şahin kesiliyor. Okumuş birçok kişi site bloklamalarının arkasında vergi vermemeleri gerçeğinin olduğunu sanıyor. Buradaki gizli amacı ve wikipedia özelindeki olayı konuşmak için bir kenara bırakıyorum. Ancak bu bloklama stratejisi yanlıştır. Bakın bu sebeple Türkiye’den Uber, booking.com, PayPal gitti. Airbnb can çekişiyor.
Uber yolcu ve sürücülerine kesilen cezalar yüzünden devlet vatandaşı ile karşı karşıya geldi. Sonunda baskılara Uber de dayanamadı. Halbuki Ulaştırma Bakanlığı sizi kovacağız stratejisi yerine, çalışın cezasını ödeyin yaklaşımını gütseydi ve cezayı vatandaşa değil şirkete kesseydi, durum bu mu olurdu? Bu bloklamalara bakılınca amaç üzüm yemek değil bağcı dövmek gibi görünüyor ve eğer bir sektöre ilk girenleri döverseniz, üzüm yiyecek sektör kalmaz.
IPTV derneği başkanı olmam nedeniyle OTT TV sektöründe regülasyonlar konusunda çalışmak üzere RTÜK geldi. Yeditepe Üniversitesinde çok güzel bir çalıştay yaptık. RTÜK o zaman daha Netflix’in bulunmadığı sektörü regülasyonlarla sıkmamak kararımıza uyum gösterdi. Şimdi bu sayede bir Netflix’inden, Blutv’sine küçük de olsa bir sektör oluştu. Kapatmak, küçültmek bu çağda sadece bize zarar verir.
Google, Huawei olayı sanıyorum, bir yazılımın (işletim sistemi), ne kadar önemli olduğunu anlattı sanıyorum. Yıllardır Yazılım Sanayicileri Derneği Başkanı Doğan’ın anlattığını birebir önümüzde gördük. Yazılım neden bir sanayidir, Pardus’u kaybederek neleri kaybettik eminim hepimizin gözünün önünden bir film şeridi gibi geçti. Üstelik askeri çevrelerde bu yeni yaşanan bir olay da değil. Aslında milli askeri üretimden asıl kasıt yazılım olmalıdır. O olmadan istediğiniz donanımı geliştirin bir işe yaramaz.
Peki ne yapmalıyız?
Wikipedia konusunu ayrı tutalım demiştim zira bu bir kültür meselesi. Türkiye wikipedia’da içerik üretemezse Türkçe bundan çok zarar görür. Ancak Wikipedia’nın bloğunu açmak soruna çözüm olmuyor. Bence bu davaya TDK, Kültür Bakanlığı da müdahil olmalı. Amacımız Wikipedia’yı kapatmak veya açmak değil, Türkçe içeriğin, içeriği 10 saniyede silen moderatörlerin elinde kalmasını engellemek olmalı. Sakın yanlış anlaşılmasın bu iş devletin yapacağı bir iş değil.
Ama booking, uber ve paypal’ın Türkiye’ye girmesi mutlaka çeşitlilik açısından önemli. Çeşitlilik bir ülkenin şirketlerini kovup, diğerlerini getirmekle olmaz. Yine tekel ve pazarda hakim konumda şirketler olur.
Pazarda hakim konum demişken, video pazarında Türkiye’de hakim konumda olan Youtube’un geçen hafta Youtube Music’in Türkiye lansmanını yaptığını da unutmamak gerek. Turkcell’in Fizy uygulamasını ve o sektöredeki birçok küçük girişimi baltalayacak durumda olduğunu eminim Rekabet Kurumu farketmiştir. Bunu kesinlikle incelemeleri gerekiyor. Buna benzer, Microsoft Windows’un pazardaki hakim konumunu kullanarak Internet Explorer dışındaki tarayıcıların gelişmesini engellediği için Avrupa Birliği’nden ciddi ceza yediğini unutmamak gerekiyor.
Malum dünya değişiyor. Her ne kadar Endüstri 4.0 tutmasa da, dijital dönüşüm tüm hızı ile sürüyor. Bu yeni dünyada, şirketlerin, kurum ve kavramların devamlı değişeceğini unutmamak lazım. Bu değişimin mutlaka takipçisi olmak ve uyum sağlamak lazım. Zaten zeka da bu değil midir?

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir