Logo’nun mükemmel tarifi

Hatırlarsınız, Star TV logosunu değiştirdiğinde uzun uzun yazmıştım, bir logo nasıl olmalı diye. Yazıyı hatırlamayanlar için linki burada http://atifunaldi.com.tr/2012/01/03/eski-bir-webmaster-gozuyle-star-tv-logosu/

Geçenlerde Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu’nun değişen Volkswagen logosu hakkında harika bir müşteri brief’i yaptığını gördüm. Sizinle de paylaşmak istedim.

Volkswagen Grubu markalarının yeni elektrikli modellerini konuşurken, otomobiller ile eş zamanlı grupta çok önemli bir gelişme daha yaşandı. Volkswagen logosunda 2000’den beri kullanılan 3 boyutlu tasarım, tekrar 2 boyuta indi. Eski logo, daha temiz, daha samimi, daha yalın, daha esnek ve köklerine dönüşü simgeleyen yeni logo ile değişti. Yeni logoda her zaman olduğu gibi yine Almanca Volks (Halk) ve Wagen (Araç) kelimelerinin baş harfleri yer alıyor. Yeni logonun, eskisinden en önemli farkı ise dijital ortama daha uygun olması. Türkiye’de yeni logoyu 2020 yılından itibaren kullanmaya başlayacağız.

İşte Volkswagen’in logo serüveni. İşte bizim logo ile gelmek istediğimiz son nokta.

0

Çok geç oldu dönüşün

Herkes çocukluğundan birşeyler özler. Ben de Kayahan’ı ve Tarık Akan’ı hep çok özlüyorum. Neden onlar bilmiyorum.
———————
Çok geç oldu dönüşün
Baharda beklemiştim
Olsun, olsun yine geldin ya
Çok geç oldu dönüşün baharda beklemiştim
Olsun olsun yine döndün ya
Gülüşün, kaş çatışın, hiç hiç değişmemişsin.

Oysa şimdi ben artık kış ortasında kararsız,
Göçmek, göçmek yada kalmak mı?
Yaşarken dinlediğim cıvıl cıvıl baharı
Yeniden, baştan yakalamak mı?
Sus konuşma, çıtırtılarını dinle eski yaprakların,
İyice bak gözlerime
Bu son saat artık, üç eksik, bir fazla,
Ölüme geldik dayandık.
Gücenme gülmüyorsam, sevinmez miyim dönüşüne,
Çatlak dudaklarım unutmuş da ondan,
Alınma ağlıyorsam, sana asla kırgın değilim,
Geç de olsa sonunda döndün ya.

1 Trilyonluk şirketler neyle uğraşır?

Bu hafta Bloomberg Businessweek Türkiye’deki köşemde yakın zamanda 1 trilyon değerlenme alan şirketlerin genişleme planlarında neleri geleneksel yaklaşımla yapmadıklarını yazdım. Buyrunuz.

 


Yakın zamanda dört teknoloji şirketi 1 trilyonluk değerlendirmeyi geçti. Apple, Amazon, Microsoft ve Google. Paranın başarının mutlak ölçümü olduğu bu dönemlerde bu şirketlerin “başarı”sından yola çıkarak, çıkarımlar yapmak kolay da, evrensel kurallara uymayan bu şirketlerin yöneticileri neleri yanlış yapıyor söyleyeme cesareti gösterenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecektir.
İşte şu anda o bir elin parmaklarını geçmeyecek kişilerden birinin yazdığı bir iki yazıdan birini okuyorsunuz. Hayatınızı ezber bilgiler yönetiyorsa bu yazı yerine linkedin’deki hayvan videolarından liderlik dersleri çıkaran bir “yaşam koçu”nu okumanızı tavsiye ederim. Şimdi sırası ile son dönemde aldıkları radikal kararlara bakarak değerlendirme yapalım.

Google’un patronu tek projede 700 milyon kaybetti

2010 yılında World Travel Channel için çalışmalara başlamıştık. Ben de projenin CIO/CTO görevindeki yöneticisi olarak, dünyanın en büyük gezi siteleri ile birlikte neler yapabileceğimizi konuşmak üzere bağlantıya geçtim. Fakat kiminle konuştuysam bana en az 6 ay sonraya tarih veriyordu. Sonunda bunun sebebinin Google’ın gezi işine gireceğinin sebep olduğunu ve alacağı site için bütün sektörü alarma geçirdiğini bir görüşmede bir yönetici ağzından kaçırıdı. Temmuz 2010’da Google ITA yazılımı bu amaçla 700 milyon dolara satın aldı. Projenin ismini de Google Trips olarak tanımladı. Tam 9 yıl sonra, Ağustos ayında projeyi kapatma kararı aldı. Teknoloji şirketlerinin projelerini durdurma kararı almaları ilk defa olmuyordu. Özellikle Google bu konuda bir endüstri lideri. Öyle ki sırf Google’ın bitirdiği projeler için özel siteler kuruldu. gcemetery.com, https://killedbygoogle.com bunlardan sadece ikisi. Killedbygoogle’daki sayıya göre bu zamana kadar Google 15 uygulama, 144 servis ve 14 donanımı yok etmeyi başarmış.
Yani sırf Google’ın öldürdükleriyle dünya çapında bir holding kurulur. Üstelik bu kadar başarısız proje yapan hiçbir yönetici ayakta kalamaz. Verimlilik ve devamlılık sıfırın altında.

Devamsızlık konusunda Microsoft Google’ı çırak çıkarır

Teknoloji dünyasında bir girişim ürününün ismine “BETA” ibaresini koymuşsa, o ürünü kullananlar olarak başınıza her an birşey geleceğinden emin olabilirsiniz. Microsoft ürün devamsızlığı yapmada ve bunu üyelerine bile bildirmemede gerçek bir yıldızdır. Yıllar önce servislerin yeni başladığı 90’lı yılların başında, Microsoft’un yeni açılan ve yanılmıyorsam ismi photos olan servisini görünce gözlerim parlamıştı. Bütün resimlerimi oraya yüklemiştim. İlk bulut teknolojileri ile tanıştığımız o yıllarda Microsoft’a güven de daha yüksekti. Bir süre her yerden resimlerime ulaşmanın o zaman için büyük lüksünü yaşadım. Ancak ne yazık ki ir süre sonra Microsoft siteyi bir anda kapattı. Üstelik haber bile vermemişlerdi. Bütün resimlerim yok oldu. Bu Bulut teknolojisine güvenmemem konusunda ilk karşılaştığım durumdu. Ancak yıllar geçtikçe bu tip durumların sayısı arttı. 2010’dan sonra bulut servisler daha stabil bir hal aldı. Ancak Microsoft bu süreçten sonra da çeşitli ürünlerini kapattı. Bunların içinde beni en çok üzen ise nadir Microsoft içinde doğan projelerden biri olan Windows CE. Proje sonra Windows Mobile oldu. Harika bir arayüze ulaşıp, ekran ve monitörle bilgisayar gibi kullanılabileceği continuum özelliği ile birlikte bir anda yok oldu.

Herkesi memnun etmeye çalışan kimseyi memnun edemez

Tim Cook yönetim şekli olarak Steve Jobs’ın tam tersi bir yöntem kullanıyor. Herkesi memnun etmeyi deniyor. Bu benim hiç tasvip etmediğim çok zor yöntemlerden biri olmasına rağmen Tim Cook bunu uzun zamandır başarıyor. Kabul etmek lazım bu hem sadece zor bir yöntem değil hem de çok kıvrak bir zeka gerektiriyor. Bu nedenle yönetim kurulunun kendisini feshetmediği her gün, ona duyduğum saygı artıyor.
Ancak bir stratejist olarak bu işin sonsuza kadar gitmeyeceğini bir yerde ciddi anlamda başarısızlıkla sonlanacağını düşünüyorum. 1 trilyon değerlendirmeyi geçen ilk şirket olmakla yönetim kurulunu etkileyen Tim Cook, kampüs projesi ile de başarısını taçlandırdı. Müşterilerine istedikleri telefonu verme noktasında da Samsung takipçisi sıfatını almaktan rahatsız olmadı. Ancak tabii bu asıl çekirdek kitlesini ciddi anlamda rahatsız etti. Ancak artık ciddi anlamda para kazanması lazım O nedenle de Apple Card’ı çıkardı.
Bu proje Apple’ı teknoloji şirketinden finans sektörüne doğru sürüklüyor. Bu nedenle de çok tehlikeli bir proje olduğunu söylemek lazım. Bakalım her geçen gün elindeki mermiler azalan Tim Cook bu durumdan nasıl kurtulacak.

Amazon ise bizim kıyılarda tatilde

Riskli iş kararları ile tanıdığımız Jeff Bezos, son dönemde Donald Trump’ın peşine taktığı dedektifin ortaya çıkardığı aşk ilişkisi ve arkasından boşanması ile gündeme geldi. Eski karısı boşanmadan kaynaklı nafakası ile dünyanın en zengin kadınları listesinde ilk üçe yükselirken, Jeff ‘in kafası ne kadar bozulduysa, geçen gün 1.8 milyar dolarlık hissesini satıp, günlüğü 400 bin Euro olan yatla Türk kıyılarında kafa toplamaya çalışıyor. Yani Amazon’daki çatırdama muhtemelen en kötüsü.

Yöneticilerin ihtiyacı olan özel yazılımlar

Birçok yönetici, zamanının büyük kısmında bilgisayar ve teknoloji ile derinlemesine ilgilenecek zamanı bulamıyor. Bu nedenle de çoğunlukla ihtiyaçlarının da çoğu dile getirilmiyor. İşte bu istekleri biraz da product hunt’dan takip ettiğim gelecekle birleştirerek toparlamak istedim.
Hani geçen gün girdiğim site vardı ya!
Ortalık, dijital asistandan geçilmiyor. Ama yöneticiler çok iyi bilirler ki; iyi bir asistan çok zor bulunur. Sizi gölgeniz gibi takip edip, sorduğunuz sorulara cevap verecek. Hiçbir zaman sırlarınızı açık etmeyecek… Bir de bunun dijital karşılığı vardır. Dijital asistanlar her ne kadar gerçek hayata özenseler ve size hava durumunu, uçak kalkış saatini söyleseler de aslında en kolay yapacakları işi hiçbir zaman yapmıyorlar. Bu iş dijital ayak izlerinizi takip edip, sorduğunuzda aradığınızda size ulaştırmak.
Mutlaka başınıza gelmiştir. Hani o site vardı ya, geçen seninle bakmıştık, dersiniz hatırlayamazsınız. Gençken sevgilinizin, belli bir yaşta kızınızın hatırladığı o siteyi tarayıcınızın geçmişinde de bulamazsınız.
İşte o siteleri keşke girdiğinizde indeksleyen, içeriğini aklında tutan birşey olsa… İşte bunu yapan servisler ortaya çıkmaya başladı ama daha çok yeniler. Bunu yapan programlara gerçekten çok ihtiyaç var.
Yahu iki paragraf bir yazı vardı. O neredeydi?
Bir de bazen araştırma yaparken ihtiyacınız olan bir iki paragrafı yazınızın içine alır kaynağı kaybedersiniz. Yada kaynak o yazıyı silmiştir. Yazının siteye ispatı için alıntılama tarihi önemlidir. Yada yaptığınız araştırma için biriktirirken alıntılama yerlerini unutabilirsiniz. İşte bunları engellemek için çeşitli uygulamalar uzun zamandır var. Akademik anlamda ben en çok Mendeley kullanıyorum. Diigo veya son dönemde çok popüler web servislerinden wetransfer’in çıkardığı we collect var. iPhone shortcut yazılımı için yazılmış ama düzgün çalışmayan scriptler var. Hepsi çok yarım ama bu konuda mutlaka bir çözüm olacak. Muhtemelen en kısa zamanda.
Medya’nın dijital dönüşümü yapay zekaya kadar geldi.
Medya’da çalışan yöneticilerin çoğu dijital gelişmelerin farkında. Bunları da en hızlı şekli ile hayatlarına eklemek istiyorlar. Son dönemde yapay zeka ve medya bir araya geldiğinde nedense herkesin aklı haber okuyan sunuculara gidiyor. Halbuki yapay zekanın en son kullanım yeri bence orası. Son dönemde Türkiye’nin en fazla reklam alan web siteleri (çoğu medya kuruluşlarına ait) trafiğe kendilerine çekmek için olmadık garipliği yapıyorlar. Zira reklam veren trafik olmazsa reklam vermeyeceğini söylüyor. Tabii bu yanlış görüş bir doğru ile düzeltilsin çok isterdik ama üzülerek söylüyorum ki; kimse bunu düzeltmek için uğraşmıyor. Ancak son dönemlerde keşke gelen bültenlerle, Google’ın “trending topic”leri arasında ilişkiler kuran ve uygun haberleri yayınlayan bir yapay zeka olsa, serzenişleri yükselmeye başladı. Bakalım bunu kim ne zaman yapacak?
Ofis programları aldı başını gitti
Hiç excel’in neden çok sevilen bir program olduğunu düşündünüz mü? Çünkü çok basit. Dört işlem bilen biri, bir iki saat çalışmayla, veri tabanı işlemleri yapabilir hale geliyor. Ama kelime işlemciler öyle mi? Hayır… Sanki broşür çıkarmak için kullanılacak gibi karmakarışık bir yığın tasarım bilgisinden, video içeriğine kadar her şeye sahip. Peki son dönemde kelime işlemciler arasında en sevilenleri hangileri? Bear mesela.. Çok basit, karmaşadan uzak. Az tasarım öğesi ile sanki google arama motorunun kelime işlemcisi gibi. Kelime işlemcilerin başta böyle tasarlanmışken bir anda karmaşık yapılar alması çok garip. Bear bile ilk çıktığına göre çok karmaşık bir halde. Halbuki mesela ben, Control V kısa tuşunda stil bilgilerinin atılması için bile üşenmeyip bir çalışma yaptım. Çoğu kullanıcı gibi ben de sadece karakterleri aktaran, her türlü tasarım öğesini atan bir kelime işlemciyi çok ama çok istiyoruz.
Mail programı ayrıca yada mail sunucusu ile konuşan yazılımlar
Mac’de Spark isimli bir e-posta programı, size gelen mailleri yapılacaklar listenize ve takviminize atıyor. Ama neden bunun daha karmaşık bir şekli; e-posta sunucunuzun üzerinde durmasın. Yani kendinize attığınız mailler ile notlar alıp, yapılacak listenizi ve takviminizi neden kontrol edemeyesiniz? Bu arada bu e-posta sunucusu size gelen mesajları kişileri merkeze alarak tutsa. Buna da API’larla ulaştığı twitter, facebook kontaklarını da alsa. Ne harika olur değil mi?
En güzeli en sonda : Abnormal
Yöneticilerin hayatı çoğunlukla normal gitmeyen durumları normale çevirmekle geçer. Bu bazen depodur, bazen pazarlama krizidir, bazen de insan kaynakları. O yüzden bir yönetici çoğunlukla anormal durumlara konsantredir. İşte bir program olsa ve size sadece bu anormallikleri haber verse. Dünyanın her hangi bir yerinde değişen garip hava durumu anormalliklerinden, bir para biriminin eklenmeyen yükseliş veya düşüşlerine, satış raporlarındaki garipliklerden rating raporlarındaki garipliklere. Biz o programı hatta hiç görmesek de o sadece alarmları iletse.

Pazar eğlencesi : kadın erkek farkı

AŞK ARİTMETİGİ
* Akıllı erkek + Akıllı kadın = aşk
* Akıllı erkek + Aptal kadın = ilişki
* Aptal erkek + Akıllı kadın = evlilik
* Aptal erkek + Aptal kadın = hamilelik
OFIS ARİTMETİGİ
* Akıllı patron + Akıllı eleman = kar
* Akıllı patron + Aptal eleman = üretim
* Aptal patron + Akıllı eleman = terfi
* Aptal patron + Aptal eleman = fazla mesai
ALISVERIS ARİTMETİGİ
* Bir erkek kendisine gerekli olan ürünü almak için 1 liralık ürüne 2 lira öder.
* Bir kadın kendisine gerekmeyen ürünü almak için 2 liralık ürüne 1 lira öder.
GENEL FORMÜLLER VE İSTATİSTİKİ VERİLER
* Bir kadının gelecek endişesi evlenene kadar sürer.
* Bir erkeğin gelecek endişesi evlenince başlar.
* Başarılı bir erkek eşinin harcayabileceğinden daha fazla geliri olandır.
* Başarılı bir kadın böyle bir erkeği evliliğe ikna edebilendir.
MUTLULUK
* Bir erkekle mutlu olabilmek için onu çok iyi anlamak ve az sevmek gerekir.
* Bir kadınla mutlu olabilmek için onu çok sevmek ve anlamaya çalısmamak gerekir.
UZUN YAŞAM
* Evli erkekler bekar erkeklerden daha uzun yaşar ama daha erken ölmek isterler.
DEĞİŞİM ORANI
* Bir kadın kocasınin değişeceği inancıyla evlenir ama erkek değişmez.
* Bir erkek karısının değişmeyeceği inancıyla evlenir ama kadın değişir.
TARTIŞMA TEKNIKLERI
* Kadın bir tartışmada her zaman son sözü söyler. Bu sözden sonra erkeğin söyleyeceği her şey yeni bir tartışma konusudur.

İnternette anonim kalmak için ne yapmalısınız?

Faceapp’den bahsettik konu döndü dolaştı siber güvenliğe geldi. Öncelikle şunu bilmelisiniz gizli kalmak için illa sakladığınız bişey olması gerekmez. Ünlü ve takip edilen biriyseniz de bazen gizlilik iyidir. Nasıl mı gizli kalacaksınız işte uzmanından tavsiyeler.