Kitap Tanıtımı

Devamsız
Şengül Can, kimi zaman Anadolu ağızlarından beslendiği kimi zaman da ince ince ayrıntılarla bezediği şiir tadındaki öykülerinden oluşan Devamsız’da okuru sakınmasız bir içe bakışa, yüzleşmeye ve harekete geçmeye davet ediyor.

Devamsız’daki öykülerde kendi içlerinde tutarsız, çıkış arayan, yüzleşme peşinde kişiler var:
Arzularına sahip çıkmak için toplumla karşı karşıya gelenler saplantılı âşıklar, kendi öznelliğini bulma çabasındakiler, gidemeyenler, terk edenler, boşa çıkmaya yazgılı başkaldırılar ve sesi kesilip kendi acısını kutsamak zorunda kalanlar…
“Gövdem parçalanmış gibi, iki dünya arasında mıydım ne?
Ruhum bir beden seçip içine gireyazsa.
Her gün gittim geldim dört saat yolla birlikte beş.
Evlerde odalarda şehirlerde sokaklarda hastanelerde.
Ateşin başına oturur gibi dizildik
Sonra tekrar tekrar.
Küller biriktirdim közler
Çevirdim çevirdim pişirdim dünyayı.”
Bu kitaba ilgi duyanlar için ek öneriler: Neslihan Önderoğlu: Yeryüzü Yorgunları; Polat Özlüoğlu: Peri Kızı Af Buyrun; Gamze Arslan: Kanayak; Cemil Kavukçu: Üstü Kalsın.

Rakı ajandası

Yeni nesil şaryo DJI OSMO’yu inceledim!

Yaratıcı kamera teknolojisinde dünya lideri konumundaki DJI ünlü Osmo serisinin yeni üyesi olan taşınabilir, katlanabilir cep telefonu sabitleyicisi Osmo Mobile 3’ü bugün duyurdu. Havadan ve yerden görüntüleme amacıyla sınıfında lider kadranları tasarlama konusundaki uzun süreli geleneğin bir ürünü olan Osmo Mobile 3’te, DJI’nin teknolojisi anlamlı bir tasarımla birleşiyor. Şu ana kadarki en seyahat dostu Osmo Mobile konumundaki Osmo Mobile 3 yaşamın tüm maceralarına yönelik ideal hafif yol arkadaşınız. Kullanıcılar DJI Mimo uygulamasının en son versiyonunda yer verilen akıllı özellikleri kullanarak ultra-net video görüntüleri ve eşsiz içerikleri yakalayabilecek. Osmo Mobile 3’te sezgisel tasarım işlevsellikle buluşuyor ve basitleştirilmiş çalışma ve değişikliklere yer veriliyor.
Kıdemli Üretim Müdürü Paul Pan ürünle ilgili şunları söylüyor: “Osmo Mobile 3’ü tasarlamak için yola çıktığımızda, en son DJI teknolojisinin kullanıldığı taşınabilir ve sezgisel bir ürün yaratma hedefiyle her şeye baştan başladık. DJI’nin katlanabilir tasarımlı ilk kadranını takdim etmekten büyük heyecan duyuyoruz. Ürünün, müşterilerimize cep telefonlarıyla içerik kaydetmenin yeni yöntemlerini tahayyül etme konusunda ilham vereceğini umuyoruz.

Gündelik Kullanıma Yönelik Sabitleyici
Ürünün taşınabilirliğini artıran katlanabilir tasarım sayesinde, Osmo Mobile 3’le yüksek kaliteli fotoğraflar ve videolar çekmeye her zaman hazırlıklı olun. Fazla yer kaplamasından endişe etmeden yeni Osmo Mobile 3’ü kapıp yola koyulun. Bu ultra-kompakt cep telefonu sabitleyicide Osmo Mobile konsepti tamamen yeni bir tasarımın yanı sıra; hareket halindeyken taşıma rahatsızlığı vermemesi için kilitleme mekanizmalarıyla yeniden tasarlandı. Hızla açılıp bir cep telefonuna yerleştirilmesinin yanında, 15 saatlik batarya ömrü, kullanıcıların hayatın unutulmaz anlarını kaçırmalarına engel oluyor.

Biçim İşlevi İzler
Osmo Mobile 3 yalnızca katlanabilir olmakla kalmıyor; aynı zamanda tek elle yönetilebilen önemli düğmelerin bulunduğu yeni tasarım kullanımı oldukça verimli hale getiriyor. Saptaki kullanışlı düğmeler sayesinde, kullanıcılar kadranın hareketini kontrol edip faydalı özelliklere kolaylıkla erişebilecektir. Quick Roll özelliği mobil cihazın çıkarılmasına gerek kalmadan Mode (M) düğmesine iki kez basılarak dikey ve yatay arasında geçiş yapılmasını sağlıyor. Yeniden tasarlanan biçimle, şarj ve ses portları artık engellenmiyor ve cihazın şarj edilmesi veya harici mikrofonların kullanımına ilişkin bağlantıların kolay bir şekilde yapılması sağlanıyor. Bir tetikleyici yönün kilitlenmesi, kadranın selfie’lere yönelik olarak döndürülmesi ve hatta bir nesne takip edilirken yeniden ortalama yapılması vasıtasıyla kadranla ilgili manevra yapılmasını sağlıyor. Kullanıcılar ActiveTrack’i kullanarak tetikleyiciye bir kez dokunduğunda, Osmo Mobile 3 nesneyi kadrajın ortasında tutarak takibe başlayacaktır. Sabitleyicinin yan tarafındaki özel zoom sürgüsünü kullandığınızda, mobil cihazınızın ekranına dokunmada görüntüyü yakınlaştırıp uzaklaştırabilir ve içerik yakalamayı daha kolay hale getirebilirsiniz. Ek olarak, kullanıcıların zoom hızını kendi tercihlerine göre özelleştirme seçeneği de bulunuyor.

Fiyat ve Satış Durumu
Osmo Mobile 3 İzmir, Alaybey’deki Yetkili Satış Mağazası, Media Markt, Vatan, Teknosa, D&R ve Troy da dahil olmak üzere yetkili bayilerimizin fiziksel ve sanal mağazalarında satışa sunuluyor. Osmo Mobile 3 iki paket halinde satışta: Osmo Mobile 3, bir bilek askısı, saklama kılıfı ve kaydırmaz pedleri içeren ve 119 $ fiyatla satışa sunulan standart versiyon ve standart versiyonla sağlanan tüm bileşenlerin yanı sıra Osmo Grip Tripod ve Osmo Taşıma Çantasını da içeren ve 139 $ fiyatla satışa sunulan Osmo Mobile 3 Combo.
Osmo Mobile 3’e ilişkin ek bilgi için: www.dji.com/osmo-mobile-3

Kitap tanıtımı : Hayat dudaklarda mey

Murat Meriç, Hayat Dudaklarda Mey adlı yeni kitabında; alaturka, pop, arabesk, halk müziği ve rock müzik türlerindeki şarkıların hikayelerini anlatıyor. Meriç’in anlatımıyla Hayat Dudaklarda Mey, muhabbeti destekleyen, muhabbet esnasında yeni bir hat açan, onu çoğaltan hikâyelerden oluşuyor.

Ankara Rüzgarı’ndan Kadınım’a, Karadır Kaşların’dan Paramparça’ya, Bir Bahar Akşamı’ndan yeni nesil şarkılara kadar birçok şarkı ve türkünün hikayesinin anlatıldığı kitapta, beş ayrı müzik türüne özel parçalar ele alınıyor. Her müzik türüne özel usta bir sanatçının mercek altına alındığı kitapta Alaturka müziğin Müzeyyen Senar’ı Haydar Haydar ile; pop müziğin Sezen Aksu’su Firuze’siyle; arabesk müziğin Müslüm Gürses’i İtirazım Var’ıyla; halk müziğin Neşet Ertaş’ı Gönül Dağı’yla; rock müziğin Erkin Koray’ı ise Arap Saçı ile okurlara dokunuyor. Tek bir müzik türüne bağlı kalmayan ‘Sanat Güneşi’miz Zeki Müren için ise, kitabın girişinde özel bir bölüm bulunuyor.

Okuruna, şarkılı türkülü bir buluşma yaşatan Hayat Dudaklarda Mey, bir solukta okunan, ufuk açan, merak ettiren, başka hikayelerin izini sürmeye vesile olacak 2 ciltlik dolu dolu kitap. Hayat Dudaklarda Mey, Anason İşleri Kitapları etiketiyle ekim ayının üçüncü haftası raflarda yerini almaya hazırlanıyor.

Sürücüsüz araçlar 2030’da yollarda olacak

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü, “Veri Mahremiyeti, Güvenlik ve Verinin Metalaştırılması – Küresel Eğilimler” başlıklı etkinlikte Silikon Vadisi’ndeki şirketlere danışmanlık veren Prof. Dr. Lothar Determann’ı ağırladı. Prof. Dr. Determann etkinlikte, araçların da bilgisayarlar gibi program yüklenebilen ve kişiselleştirilebilen açık kaynaklı bir yapıya büründüğüne dikkat çekti. Araçların içinde yüzlerce bilgisayar programı olduğunu belirten Prof. Dr. Determann, “Araçlar artık tekerlekli bilgisayar olarak nitelendirilebilir. Birçok program harmoni içinde çalışıyor ve kullanıcı tarafından müdahale edilemiyor. Telefon bağlayıp müzik dinlemek dışında kişiselleştirilemiyor. Açık kaynaklar sayesinde kişiselleştirebileceğimiz ve güncelleyebileceğimiz yeni araçlar, en geç 2030’da yollarda olacak” dedi.

Veri paylaşılmazsa sürücüsüz (otonom) araçlar gelişmez

Prof. Dr. Determann, tercih ve davranışların da değişeceğine değindi; “Kullanıcılar artık beygir gücü gibi eski usul değerlerle uğraşmayacak. Çünkü sürücüsüz (otonom) araçlar hız limitlerine göre, trafik kurallarına uyarak hareket edecek. Dahası, kimse araç kullanmak zorunda kalmayacak.” Araçların çok sayıda veriyi işleyip paylaşacağına da vurgu yapan Prof. Dr. Determann, yol, hava, tüketim gibi sürücüleri ilgilendiren verilerin yanı sıra araç üreticileri ve hatta hükümeti ilgilendiren verilerin de söz konusu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Determann, “Sürücüsüz (otonom) araçlardan toplanan veriler devletler tarafından akıllı şehirler kurma amacıyla kullanılırsa ortaya muazzam bir tablo çıkar. Verilerimizin paylaşılmasına dair siber güvenlik korkusunun önüne geçilmesi için değişmesi gereken teknoloji değil, şirketler ve hükümetlerdir. Gerekli güven ortamının sağlanması gerekir” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) başta olmak üzere Avrupa Birliği’nin getirdiği yasa ve regülasyonlarının veri paylaşımı konusundaki kısıtlayıcı yaklaşımının, kişisel verilerin korunması ve gizlilik haklarına eskiye kıyasla kayda değer bir katkısının olmadığını düşündüğünü iletti. Prof. Dr. Determann, veri paylaşımını kısıtlayıcı yaklaşımları eleştirirken aynı zamanda sınırın da bilinmesi gerektiğini vurguladı. Kaynakların tamamının açık ya da ücretsiz olmasının, büyük firmalar açısından da olumsuzluklar yaratabileceğini belirterek yeni nesil yazılımların güvenlik sorunlarına dikkat çekti. “Elbette herkese güvenlik sisteminin nasıl çalıştığına dair bilgilerin tamamını veremezsiniz ya da verilerinizin tamamını paylaşamazsınız. Fakat söz konusu TESLA gibi arabalar ve de günlük hayat kalitesini yükseltecek teknolojiler ise inovasyonun gelişimi açısından verinin açık olması olumlu bir tutumdur. Verinin sahipliğinden bahsetmek mümkün değil, veri bir eşya gibi satıldıktan sonra beğenilmediğinde veya istenmediğinde başkasına verilen veya iade edilebilen bir şey olmamalı bu sebeple de zaten veriye sahiplik konseptinin tartışılması mantıklı değil” dedi.

Otonom araçlar yorulmuyor, dikkati dağılmıyor, alkol almıyor

Prof. Dr. Determann, açık kaynaklı yeni nesil araçların siber güvenliğin yanı sıra fiziksel güvenlik açısından da bazı soru işaretlerini beraberinde getirdiğini söyledi. Prof. Dr. Determann şu ifadeleri kullandı, “Bu araçlar yüzde yüz güvenli demek mümkün değil. Ancak yeni nesil araçlar dalgın, yorgun, uykusuz ya da alkollü sürücüler kadar büyük bir sorun teşkil etmeyeceğinden, durumun gelecekte şimdiye oranla daha iyi olacağını söylemek mümkün. Teknolojinin hızlı gelişimi daha güvenli araçların önünü açacak.”

İnternet kullanıyorsanız bunu yapmayın (yok clickbait değil)

Bugünlerde herkes internete bağlı ve muhtemelen bazı çevrim içi rutinlere sahip: hepimiz sabahları ilk iş e-postalarımızı ve sosyal medya sayfalarımızı kontrol ediyoruz ve bu alışkanlıkların sağlıklı ve zararsız olduğunu düşünüyoruz. Ancak, bazı çevrim içi alışkanlıklar tüm yaşamımızı olumsuz etkileyebilir, bazıları ise sadece bir yönden tehlikeli olabilir: Çevrim içi güvenlik.
Kaspersky, verilerin sızdırılmasına veya bilgisayarlara zararlı yazılım bulaşmasına yol açabilen alışkanlıkları belirledi ve bunlarla ilgili dikkat edilmesi gereken önerilerde bulundu:
Uygulamaları fazla düşünmeden hemen indirmek. Bazen indirebileceğimiz çeşit çeşit uygulamalardan o kadar etkileniyoruz ki “Kabul Ediyorum” düğmesinin ardında neler olduğuna bakmayı unutuyoruz. Buradaki yatan sorun, verdiğimiz birçok iznin bize ciddi zararlar vereceğini göz ardı etmemiz. Bu izinlerle uygulamaların takvimden önemli toplantıları silmesi, istedikleri an gizlice video veya fotoğraf çekmesi veya adres defterimize erişmesi mümkün olabiliyor. Kabul etmeden önce koşulları detaylı bir şekilde inceleyin.
Bilgisayarın başından uzaklaşmak. Bilgisayarınızı kilitlemeyi unutmayın ve tekrar açabilmek için parola isteyecek şekilde ayarlayın. Güçlü bir parola oluşturun ve ne kadar süre için olursa olsun, çalışma masanızın başından ayrılacağınız zaman Win-L (Windows) veya Ctrl-Shift-Eject (Mac) tuşlarına basmayı alışkanlık haline getirin.
Güncellemeleri dikkate almamak. Popüler uygulamalar, sahip olabilecekleri zafiyetlere karşı hem araştırmacılar hem de geliştiriciler tarafından sürekli inceleniyor. Güncelleme bildirimlerini görmezden gelmeyin; güncelleme yapmamak sisteminizi riske atabilir. Bunun yerine güncellemeleri yükleyin, böylece sisteminiz çok daha güvenli hale gelir.
Aynı anda birden fazla iş yapmak. Ekranda dikkat dağıtan birçok unsur olduğundan, aynı anda birden fazla iş yapan kişiler nelere tıklayıp indirdiklerine daha az dikkat etme eğiliminde oluyor. Kimlik avı web siteleri tarafından kandırılmaya ve yasal bir program olarak maskelenmiş zararlı yazılımları indirmeye daha eğilimli olduklarından, birden fazla işi aynı anda yapanlar kolay hedef haline geliyorlar. Tek bir işe ve web sayfasına odaklanmanızı veya bilgi akışında düzeni korumanızı öneriyoruz.
Başlığı ilginç geldiği için bir bağlantıya tıklamak. Bu tür siteler kötü amaçlı olabilir. Bu tür içeriklere sahip web sayfalarından kaçınmanızı veya güvenilir bir güvenlik çözümü kullanmanızı öneriyoruz.
Sitelere sosyal medya oturum açma bilgileriyle kayıt olmak. Oturum açmak için sosyal medya hesabını kullanmak bir siteye veya uygulamaya hızlı erişim sağlayabilir. Ancak, bu seçenek siber suçluların sayfalarınıza erişmesini kolaylaştırabilir.
Çok fazla web sitesine kayıt olmak. Birçok kişi farklı web sayfalarında ikiden fazla hesaba sahip. Bazen bu hesapları kullanmıyor veya bu hesaplara ihtiyaç bile duymuyorlar ve parolalarını da hatırlamıyorlar. Ancak bu tür sayfalar yine de e-posta adresi, telefon numarası, parola ve diğer hassas bilgilere sahip oluyor. Bu tür hesapları düzenli olarak takip etmek ve silmek daha faydalı bir yaklaşım olur.

BOYNER.COM.TR’de satılan her pembe topun geliri, ücretsiz meme kanseri tedavisine aktarılacak!

Kadınların en çok ziyaret ettiği alışveriş destinasyonlarından olan Boyner.com.tr’ler meme kanserine karşı farkındalık noktalarına dönüştürüldü. Boyner’den gelen mektupta seçili mağazalarda ve Boyner.com.tr’de satılacak olan pembe topların gelirleri maddi güçten yoksun kadınların ücretsiz meme kanseri muayenelerine aktarılacak.