TBMM’nin dikkatine

Size bunları anlatsın diye seçtiğimiz milletvekillerimizin Meclis’de yapılan konuşmalarda polemik yaptığını görünce iş başa düştü. Bir işin yapılmasını istiyorsan kendin yapacaksın sözünün değerini birkez daha anladık…
Geçen hafta “”süper”” bakanımız Kemal Derviş bir program açıkladı. Yıllar önce erovizyon şarkı yaışmasını nasıl seyrediyorsak geçen haftada konu komşu toplandık geçtik televizyonun karşısına hep beraber yeni yolumuzu yeni yönümüzü anlamaya çalıştık.
Dünya ve Türkiye
Dünya’da her ülkenin belli şekillerde geçmesi gereken özel dönüm noktaları vardır. Bunların en önemlisi devrimlerdir. Tarım toplumunun etkisinin en yüksek olduğu dönemde sanayi toplumuna geçen ülkeler kendilerini müreffeh seviyeye çıkarmışlardır. Bunu ise bilgi devrimi izlemiştir. Fakat ne yazıkki bütün ülkeler aynı hızla bu gelişmeleri yakalayamadılar. Bazıları şu an bilgi toplumunun en üzt katmanlarında yer alırken tarım toplumu statüsünden sanayi devrimine geçme aşamasını daha önünde göremeyen topluluklarda vardır. Türkiye ne yazıkki hala sanayi devriminin eşiğinde durmaktadır.
Kriz ve ekonomik bağımsızlık
Türkiye şu an bir krizin içindedir. Bu kriz toplumun her kesiminde son derece etkin bir şekilde hissedilmektedir. Ülke içinde son dönemlerde likiditeyi sağlayan dış kaynaklar da suyunu çekmiştir. Böyle bir ortamda yapılan yanlışlar nelerdi diye düşünmektense yapıcı çözümler almak gerekir.
Kriz anı ekonomisi
Aslında her nekadar kriz ve sanayi devrimi birer dez avantaj olarak görülse de aslında son derece önemli birer avantajdırlar. Fakat bunları kullanmayı bilmek gerekir. Sanayi devrimini atlayıp direkt bilgi toplumu statüsüne geçen ülkelerin varlığı bilinmektedir. Bu konuda Yeni Zellanda, Bermuda çalışmalar yapmaktadır. Bu fırsatı perçinleyecek ikinci atlama noktası ise kriz anıdır. Kriz anları ekonominin dibe vurduğu anlardır ve sibernetik bilimi her dibe vuruşun bir çıkışı olması gerektiğini gözlerimizin önüne sermektedir. Kriz anlarında dibe vuran ekonominin dış sermaye açısından bulunmaz bir nimet olduğu ve düşen işgücü maliyetinin, paraya olan ihtiyaç yüzünden hayatın ve değerlerin ucuzlamasının bir fırsat olduğunun unutulmaması gerekmektedir. Nitekim Türkiye tam bu noktadadır. Amerika üzerinde konuşlanmış bir sermaye odağının dolar üzerinden yıllık kazancı en fazla %4 – %5 olur. Bu da son derece riskli kazanç kapılarıyla ancak gerçekleşebilir. Ama Türkiye’de paranızı bir günde iki katına katlamanız, borsa’da dalgalanmalar yaratacak spekülasyonlar yapmanız veya son derece güçlü bir yapı oluşturmanız son derece mümkündür. Bu nedenle de güçlü sermayenin en çok var olmak isteyeceği ülke burasıdır. Bu güçlü sermaye normal şartlarda riskli ülkelerde paranın toplu olmasından soğan güçle ekonomiyi sallayıp elimizdeki avucumuzdakinin de alıp gidebilir. Böyle bir risk herzaman mevcuttur.
Ne yapmalı
Böyle bir durumun varlığını engellemenin iki önemli yolu vardır. Öncelikle devletin üretimi özendirici faaliyetleri olmalıdır. Aksi takdirde üretmeyen bir toplumun, kazanması beklenemez. Üretimi özendirmek için yapılacak en uygun yöntem ilk akla gelen belkide, üretim mekanizmaları üzerindeki vergilerin azaltılmasıdır. Vergilerin azaltılması toplamda az vergi alınacağı anlamına gelmemektedir. Şu an yüksek olan vergi dilimleri yüzünden kazandığının bir kısmını kayıt dışına kaydıran son derece fazla sermayedar vardır. Risk yönetimi kayıt dışı paranın, vergi ödenen paradan daha ucuz olduğunu göstermektedir. Fakat vergi dilimleri düşerse kayıt dışı ekonominin büyük bir kısmı kayıt içine girecek ve devlet memurun, işçinin omuzlarına yüklediği yükü azaltmış olacaktır.
Üretelim de ne üretelim
Üretimde kar marjlarını yükseltmek için iki önemli yol kullanılır. Birincisi aracının varlığını azaltmak. Bugün internet üzerinden malını satan bir kişi ya sadece web tasarımcısına bu dükkan için bir para öder ya da onu da kendisi yapabilir. Hatta bunu birkaç dilde yaparsa dünya üzerinde gerçek bir para kaynağı ve işleyen bir dükkana ARACISIZ sahip olur. Üretilmesi en doğru mal şu aralar bilgi, bilgi teknolojileridir. Gideri az, sermayesi düşük bir yapının geliri son derece yüksekdir. Bu noktada hemen yanı başımızda örnek alınacak çok ülke vardır. Bulagaristan, hacker’ları ile ünlü bir ülke olmanın yanında, yazılım pazarında ucuz ama güçlü ürünler üretmektedir. Bunu yaparken kullanması gereken internet altyapısı ile devlet tarafından hızla iyileştirilmektedir. Rusya, hosting yani web sitelerinin tutulduğu sunucu bilgisayar yapısını güçlendirmiştir. Bunu da devletin internet altyapısını güçlendirmesi ile başarmıştır. İsrail’de bilgisayar yazılımı geliştirmeyi özendiren yasalar oluşmaya başlamıştır.
Savunma
Unutulmaması gereken en önemli konulardan biri de savunmadır. Nasıl son dönemlerde saldırı cihazları askeri malzemeden ekonomik enstrümanlara kaymışsa, gelecek onyıl içinde de bu enstrümanlar yazılım yapılarına kayacaktır. On yıl önce Avrupa ve Amerika’dan askeri malzeme isteyen Türkiye, bugün ayn ı şekilde ekonomik yöntemlerle köşeye sıkışmıştır, onyıl sonra bunun yazılım yoluyla olacağı apaçık ortada iken buna seyirci kalmak son derece yanlış olur. Ordumuz bu konuda bazı gerçekleri görmüş ve bu konuda girişimlere başlamıştır. Umarım bunun devamı gelecektir.
Nasıl yapmalı
1. Yeni ekonomiyi oluşturan enstrümanlarda üretim yapılacaksa, şu an %25 vergi diliminde olan teknoloji hizmetleri ve ürünlerinin vergi diliminin en kısa zamanda düşürülmesi gerekmektedir.
2. Teknolojinin hammaddesi olan bilgisayarın gümrük kapılarından kolayca geçmesi sağlanmalıdır. Uzun vadede Escort Bilgisayar gibi kendi hardware’ini üreten üreticiye serbest bölgelerde yer açılmalı, ülke içinde fabrika kurulumu konusunda teşvik arttırılmalı.
3. Şu an 2001 bütçesinde bulunan büyük kalemlerden biri 2002 bütçesine taşınarak açılan genişleme kablolama faaliyetleri için kullanılmalı. Unutulmamalıdır ki kablolama bir ülkenin herzaman yapması gereken bir faaliyettir ve çok pahalı bir uygulama değildir. Bunu ordunun ordu için ayrılan kalemden, savunma için bizzat kendisinin yapması güçlü Türkiye için son derece öanmli bir başlangıç olacaktır. Sonuç itibariyle unutulmamalıdır ki internetin atası ARPAnet bri savunma projesidir. Bilgi kaynaklarının bağlantıda kalması için oluşturulmuştur.
4. Devletin bilgi üretimini arttırıcı faaliyetlerde buluınması gerekmektedir. Doğuda çiftçilik yapan bir ailenin evine kablolama yoluyla gelen internet, hem onun boş kaldığı 8 ayını değerlendirmesine ve kendine katma değer oluşturmasına yardımcı olacak, hem de bilgi depolarımızın artmasını sağlayacaktır. Kültürel varlığımızı devam ettirebilmemiz için internet üzerinde içerik üretimimizi yükseltmemiz gerekmektedir. Tabii bu arada doğuda oluşan bu katma değerin ve yeni ekonominin batıya göçü durdurup, Sayın Başbakanımızın yıllar önce başlattığı köy projelerini de hayata geçirecektir. Ayrıca unutulmamalıdır ki şeker pancarı yasası ile boşluğa düşen çiftçi, para kaynağı aramak durumundır. Bu şartlarda batıya göçün artması ihtimali çok yüksekdir.
5. Bu yapılaşma içinde devletin ikinci büyük yanlışı da denetim mekanizmalarının çalışması ile ilgilidir. Bu noktada denetimi arttırmak için oluşturulması gereken ilk hamle devlet mekanizmaları arasında bağlantıların arttırılmasıdır. Bu son derece önemlidir ve atlanmaması gerektiği gibi bu faaliyetlerin hızlandırılması gerekir. Fakat önemli konulardan biri de bu tip işlerin ihalesi ile ilgilidir. Devlet bu noktada GSM ihalelerinde kullandığı yöntemleri biraz daha ağırlaştırabilir. Yani kablolama işi ve bağlantı konusunda yapılacak ihalede süreler kısa tutulup, bitme süreleri kesinleştirilmeli ve Türk sermayesi miktarı arttırılmalıdır. İkinci önemli denetim mekanizması ile sigorta şirketleridir. Türkiye’de bu şirketler, pasif ve yetersiz kalmaktadırlar. Bu nedenle bu yapının daha güçlendirilmesi sağlanmalıdır.
6. Gelecek yıl içinde Almanya, Kanada ve birçok ülke teknoloji çalışanlarını ülkelerine kabul edeceklerini duyurdu. Bu Türkiye’nin genel IQ’sunu tehdit eden bir unsurdur. Türkiye’de son birkaç ayda batan teknoloji firmaları göz önüne alındığında bu tehditin boyutları daha kolay anlaşılır. Bu nedenle Türkiye elindeki genç, teknoloji konusunda becerikli jenerasyonu kaybetmemek için en kısa zamanda onların iş kurmalarını özendirici teşvikler çıkarmalıdır.
7. Devlet eğer sermayanin yönetimini borsa aracılığı ile yapacaksa, borsa değeri reel değerinden son derece fazla olan teknoloji hisselerinin de oluşmasını sağlamalıdır. Bu amaçla bri teknoloji borsası kurulması çok doğru olacaktır. Bu noktada teknolojiye gösterdiği ilgi ile tanınmış insanların danışmanlığından yararlanabilir. Mesela TI (IT departmanı dışındadır) yönetimini Google’ın genel müdürüne bırakan Global Menkul Kıymetler ve sahibi Mehmet Kutman gibi. Yalnız bu konuda bir ince nokta vardır. Amerikadaki teknoloji hisselerinin düşmesi, teknolojinin battığı şeklinde kesinlikle açıklanmamalıdır. Asıl sebep artık bu işin rayına girmiş ve geleneksel borsayı revize etmiş olmasından kaynaklanmaktadır.
Maxim Shriber’ın dediği gibi “”internet spermatik bir teknolojidir””. İçinde bulunduğu ortamın şeklini değiştirir. Bu bakış açısıyla İnternet hem kapitalist hem de sosyalist bir platformdur. Bunun unutulmaması gerekir. Yani bu konuda sahip olduğunuz görüşün çok da fazla önemi yoktur, olmayacaktır. Tabii burda bahsedilen sadece internet değildir, bizi bilgi toplumu standartlarına taşıyacak herşeydir.. Buna dikkat etmeliyiz.
NETleşmek üzere…