Kategori: TV

Murat Meriç, Hayat Dudaklarda Mey adlı yeni kitabında; alaturka, pop, arabesk, halk müziği ve rock müzik türlerindeki şarkıların hikayelerini anlatıyor. Meriç’in anlatımıyla Hayat Dudaklarda Mey, muhabbeti destekleyen, muhabbet esnasında yeni bir hat açan, onu çoğaltan hikâyelerden oluşuyor.

Ankara Rüzgarı’ndan Kadınım’a, Karadır Kaşların’dan Paramparça’ya, Bir Bahar Akşamı’ndan yeni nesil şarkılara kadar birçok şarkı ve türkünün hikayesinin anlatıldığı kitapta, beş ayrı müzik türüne özel parçalar ele alınıyor. Her müzik türüne özel usta bir sanatçının mercek altına alındığı kitapta Alaturka müziğin Müzeyyen Senar’ı Haydar Haydar ile; pop müziğin Sezen Aksu’su Firuze’siyle; arabesk müziğin Müslüm Gürses’i İtirazım Var’ıyla; halk müziğin Neşet Ertaş’ı Gönül Dağı’yla; rock müziğin Erkin Koray’ı ise Arap Saçı ile okurlara dokunuyor. Tek bir müzik türüne bağlı kalmayan ‘Sanat Güneşi’miz Zeki Müren için ise, kitabın girişinde özel bir bölüm bulunuyor.

Okuruna, şarkılı türkülü bir buluşma yaşatan Hayat Dudaklarda Mey, bir solukta okunan, ufuk açan, merak ettiren, başka hikayelerin izini sürmeye vesile olacak 2 ciltlik dolu dolu kitap. Hayat Dudaklarda Mey, Anason İşleri Kitapları etiketiyle ekim ayının üçüncü haftası raflarda yerini almaya hazırlanıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü, “Veri Mahremiyeti, Güvenlik ve Verinin Metalaştırılması – Küresel Eğilimler” başlıklı etkinlikte Silikon Vadisi’ndeki şirketlere danışmanlık veren Prof. Dr. Lothar Determann’ı ağırladı. Prof. Dr. Determann etkinlikte, araçların da bilgisayarlar gibi program yüklenebilen ve kişiselleştirilebilen açık kaynaklı bir yapıya büründüğüne dikkat çekti. Araçların içinde yüzlerce bilgisayar programı olduğunu belirten Prof. Dr. Determann, “Araçlar artık tekerlekli bilgisayar olarak nitelendirilebilir. Birçok program harmoni içinde çalışıyor ve kullanıcı tarafından müdahale edilemiyor. Telefon bağlayıp müzik dinlemek dışında kişiselleştirilemiyor. Açık kaynaklar sayesinde kişiselleştirebileceğimiz ve güncelleyebileceğimiz yeni araçlar, en geç 2030’da yollarda olacak” dedi.

Veri paylaşılmazsa sürücüsüz (otonom) araçlar gelişmez

Prof. Dr. Determann, tercih ve davranışların da değişeceğine değindi; “Kullanıcılar artık beygir gücü gibi eski usul değerlerle uğraşmayacak. Çünkü sürücüsüz (otonom) araçlar hız limitlerine göre, trafik kurallarına uyarak hareket edecek. Dahası, kimse araç kullanmak zorunda kalmayacak.” Araçların çok sayıda veriyi işleyip paylaşacağına da vurgu yapan Prof. Dr. Determann, yol, hava, tüketim gibi sürücüleri ilgilendiren verilerin yanı sıra araç üreticileri ve hatta hükümeti ilgilendiren verilerin de söz konusu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Determann, “Sürücüsüz (otonom) araçlardan toplanan veriler devletler tarafından akıllı şehirler kurma amacıyla kullanılırsa ortaya muazzam bir tablo çıkar. Verilerimizin paylaşılmasına dair siber güvenlik korkusunun önüne geçilmesi için değişmesi gereken teknoloji değil, şirketler ve hükümetlerdir. Gerekli güven ortamının sağlanması gerekir” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) başta olmak üzere Avrupa Birliği’nin getirdiği yasa ve regülasyonlarının veri paylaşımı konusundaki kısıtlayıcı yaklaşımının, kişisel verilerin korunması ve gizlilik haklarına eskiye kıyasla kayda değer bir katkısının olmadığını düşündüğünü iletti. Prof. Dr. Determann, veri paylaşımını kısıtlayıcı yaklaşımları eleştirirken aynı zamanda sınırın da bilinmesi gerektiğini vurguladı. Kaynakların tamamının açık ya da ücretsiz olmasının, büyük firmalar açısından da olumsuzluklar yaratabileceğini belirterek yeni nesil yazılımların güvenlik sorunlarına dikkat çekti. “Elbette herkese güvenlik sisteminin nasıl çalıştığına dair bilgilerin tamamını veremezsiniz ya da verilerinizin tamamını paylaşamazsınız. Fakat söz konusu TESLA gibi arabalar ve de günlük hayat kalitesini yükseltecek teknolojiler ise inovasyonun gelişimi açısından verinin açık olması olumlu bir tutumdur. Verinin sahipliğinden bahsetmek mümkün değil, veri bir eşya gibi satıldıktan sonra beğenilmediğinde veya istenmediğinde başkasına verilen veya iade edilebilen bir şey olmamalı bu sebeple de zaten veriye sahiplik konseptinin tartışılması mantıklı değil” dedi.

Otonom araçlar yorulmuyor, dikkati dağılmıyor, alkol almıyor

Prof. Dr. Determann, açık kaynaklı yeni nesil araçların siber güvenliğin yanı sıra fiziksel güvenlik açısından da bazı soru işaretlerini beraberinde getirdiğini söyledi. Prof. Dr. Determann şu ifadeleri kullandı, “Bu araçlar yüzde yüz güvenli demek mümkün değil. Ancak yeni nesil araçlar dalgın, yorgun, uykusuz ya da alkollü sürücüler kadar büyük bir sorun teşkil etmeyeceğinden, durumun gelecekte şimdiye oranla daha iyi olacağını söylemek mümkün. Teknolojinin hızlı gelişimi daha güvenli araçların önünü açacak.”

Bugünlerde herkes internete bağlı ve muhtemelen bazı çevrim içi rutinlere sahip: hepimiz sabahları ilk iş e-postalarımızı ve sosyal medya sayfalarımızı kontrol ediyoruz ve bu alışkanlıkların sağlıklı ve zararsız olduğunu düşünüyoruz. Ancak, bazı çevrim içi alışkanlıklar tüm yaşamımızı olumsuz etkileyebilir, bazıları ise sadece bir yönden tehlikeli olabilir: Çevrim içi güvenlik.
Kaspersky, verilerin sızdırılmasına veya bilgisayarlara zararlı yazılım bulaşmasına yol açabilen alışkanlıkları belirledi ve bunlarla ilgili dikkat edilmesi gereken önerilerde bulundu:
Uygulamaları fazla düşünmeden hemen indirmek. Bazen indirebileceğimiz çeşit çeşit uygulamalardan o kadar etkileniyoruz ki “Kabul Ediyorum” düğmesinin ardında neler olduğuna bakmayı unutuyoruz. Buradaki yatan sorun, verdiğimiz birçok iznin bize ciddi zararlar vereceğini göz ardı etmemiz. Bu izinlerle uygulamaların takvimden önemli toplantıları silmesi, istedikleri an gizlice video veya fotoğraf çekmesi veya adres defterimize erişmesi mümkün olabiliyor. Kabul etmeden önce koşulları detaylı bir şekilde inceleyin.
Bilgisayarın başından uzaklaşmak. Bilgisayarınızı kilitlemeyi unutmayın ve tekrar açabilmek için parola isteyecek şekilde ayarlayın. Güçlü bir parola oluşturun ve ne kadar süre için olursa olsun, çalışma masanızın başından ayrılacağınız zaman Win-L (Windows) veya Ctrl-Shift-Eject (Mac) tuşlarına basmayı alışkanlık haline getirin.
Güncellemeleri dikkate almamak. Popüler uygulamalar, sahip olabilecekleri zafiyetlere karşı hem araştırmacılar hem de geliştiriciler tarafından sürekli inceleniyor. Güncelleme bildirimlerini görmezden gelmeyin; güncelleme yapmamak sisteminizi riske atabilir. Bunun yerine güncellemeleri yükleyin, böylece sisteminiz çok daha güvenli hale gelir.
Aynı anda birden fazla iş yapmak. Ekranda dikkat dağıtan birçok unsur olduğundan, aynı anda birden fazla iş yapan kişiler nelere tıklayıp indirdiklerine daha az dikkat etme eğiliminde oluyor. Kimlik avı web siteleri tarafından kandırılmaya ve yasal bir program olarak maskelenmiş zararlı yazılımları indirmeye daha eğilimli olduklarından, birden fazla işi aynı anda yapanlar kolay hedef haline geliyorlar. Tek bir işe ve web sayfasına odaklanmanızı veya bilgi akışında düzeni korumanızı öneriyoruz.
Başlığı ilginç geldiği için bir bağlantıya tıklamak. Bu tür siteler kötü amaçlı olabilir. Bu tür içeriklere sahip web sayfalarından kaçınmanızı veya güvenilir bir güvenlik çözümü kullanmanızı öneriyoruz.
Sitelere sosyal medya oturum açma bilgileriyle kayıt olmak. Oturum açmak için sosyal medya hesabını kullanmak bir siteye veya uygulamaya hızlı erişim sağlayabilir. Ancak, bu seçenek siber suçluların sayfalarınıza erişmesini kolaylaştırabilir.
Çok fazla web sitesine kayıt olmak. Birçok kişi farklı web sayfalarında ikiden fazla hesaba sahip. Bazen bu hesapları kullanmıyor veya bu hesaplara ihtiyaç bile duymuyorlar ve parolalarını da hatırlamıyorlar. Ancak bu tür sayfalar yine de e-posta adresi, telefon numarası, parola ve diğer hassas bilgilere sahip oluyor. Bu tür hesapları düzenli olarak takip etmek ve silmek daha faydalı bir yaklaşım olur.

Kadınların en çok ziyaret ettiği alışveriş destinasyonlarından olan Boyner.com.tr’ler meme kanserine karşı farkındalık noktalarına dönüştürüldü. Boyner’den gelen mektupta seçili mağazalarda ve Boyner.com.tr’de satılacak olan pembe topların gelirleri maddi güçten yoksun kadınların ücretsiz meme kanseri muayenelerine aktarılacak.

Her 10 kişiden 6’sı yılbaşı alışverişini online yaptığını belirtirken özellikle İngiltere, Polonya ve Türkiye’de tüketicilerin diğer Avrupa ülkelerine oranla online alışverişi daha çok tercih ettiği dikkat çekiyor. Özellikle Portekiz, Norveç ve Danimarka’nın online alışveriş konusunda daha kararsız olduğu görülüyor.

Dijitalleşmeye ve yeni teknolojilere oldukça açık olan Türkiye’de her 10 kişiden 7’si yılbaşı alışverişini online yapıyor. Özellikle 25-45 yaş arasının online alışverişe daha fazla yöneldiği görülüyor. Online alışveriş yapan Türk tüketiciler diğer ülkelerden farklı olarak genellikle akıllı telefon ya da tablet üzerinden sipariş vermeyi daha çok tercih ediyorlar.Türkiye’de her 10 kişiden 6’sı online sipariş için akıllı telefon ya da tablet kullandığını belirtirken diğer ülkelerde bu sayı 3-4 kişi ile sınırlı kalıyor. Ancak Türkler, yılbaşı hediyesi için plansız online alışveriş yapma konusunda da önü çekiyor.

Eylül’de başlıyor Aralık’ta zirve yapıyor

18 ülkeyi kapsayan araştırmaya göre Türkler sevdiklerine hediyelerini almakta erkenci davranıyor. Ülkemizde her 6 kişiden 1’i yılbaşı hediyelerini Eylül ayından itibaren almaya başlıyor. Araştırmada bunun nedeninin temel olarak masrafları farklı aylara dağıtarak bütçelerini dengelemek olduğu tespit edilirken, bunun dışında hediyeler tükenmeden almak ve var olan bir indirimi kaçırmak istemeyenler de var. Son yıllarda ülkemizde de büyük rağbet gören ve bu yıl 29 Kasım’da gerçekleşecek olan yılın en avantajlı günü Black Friday’de (Kara Cuma) alışverişlerin en yüksek noktaya çıkması bekleniyor. Bununla birlikte, ülkemizde yakın zamanda bilinirliği artamaya başlayan ve indirimli teknoloji ürünleri alışverişi yapılabilen 2 Aralık’taki Siber Pazartesi’nin de hareketli geçeceği öngörülüyor.

En erkenci İngilizler, son dakikacı Ruslar

Türkiye’den katılımcıların yüzde 7’si alışverişlerini Ekim ayında yapmaya başlarken, yüzde 30’u alışverişlerini Kasım’da, yüzde 42’si ise Aralık ayında yapıyor. Diğer ülkelerdeki alışkanlıklara bakıldığında, İngilizlerin yaklaşık %40’ının Ekim ayına kadar hediyelerini hazır ettikleri, sadece %25’inin Aralık ayına bıraktığı görülüyor. Rusların ise yarısından fazlası Aralık ayında hediyelerini tamamlıyor. Benzer şekilde İtalyanların da alımları Kasım ve Aralık aylarında yoğunlaşıyor.

En bonkör Türkler, en hesaplı Ruslar

Türkiye’den araştırmaya katılanların 5’te biri hediye için 600 TL civarında, diğer 5’te birlik bölümü ise 1000-1200 TL’ye yakın harcıyor. Hatta 3 bin TL’ye kadar çıkan %22’lik bir tüketici grubu da bulunuyor. Türkiye’den ortalama 1 kişi sevdiklerine aldığı yılbaşı hediyeleri için 4300 TL harcarken bu rakam Almanya’da ve Fransa’da 3500 TL, Rusya’da 2500 TL, İtalya’da 3700 TL ve İngiltere’de 3350 TL. Bunun sebebi ise Türkiye’de seyahatin en popüler hediyelerden biri olması.

En zor eş için seçiliyor

Türkler dahil tüm ülkeler en iyisini seçme kaygısını eşlerine hediye alırken yaşadıklarını belirtiyorlar. Aynı şekilde çocuklar ya da anne ve babalara hediye almak da pek kolay bulunmuyor. Türkiye’den her 10 kişiden 1’i ise kayınvalidesine hediye seçmekte zorlanırken, kayınvalideye hediye almakta en çok zorlanan ülke Rusya (%12), en az zorlanan ülke ise İtalya (%5).

Türkler gezmeyi seviyor

Son yıllarda, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bir obje yerine, bir deneyim hediye etmek daha revaçta. Deneyim hediyeleri, katılımcıların sevdikleriyle birlikte geçirecekleri bir tatil, şarkılara eşlik edecekleri bir konser ya da macera dolu bir aktivite aile bağlarını kuvvetlendireceği, birlikte sosyal medyada paylaşabilecekleri bir anı olduğu için tercih ediliyor. Katılımcıların yarısı yeni yıl listelerinde seyahatin bulunduğunu belirtirken, yine yaklaşık yarısı erkenden konser biletleri alıyor. Diğer deneyim hediyeleri arasında gözde olanlar ise sinema-tiyatro bileti, futbol maçı, gemi seyahati, SPA, şarap tadımı ve balon gezisi olarak sıralanıyor.

İngiltere ve Almanya dışındaki diğer ülkelerde de seyahat, deneyim sunan hediyeler listesinde ilk sırada yer alıyor. Seyahat hediyesi İngiltere’de tiyatro, sinema ve konserin ardından dördüncü sırada gelirken, Almanya’da konser ve sinemadan sonra geliyor. Keyfine düşkün İtalya’da ve Fransa’da ise SPA hediyesi en popüler ilk 3 hediye arasında yer alıyor.

Her 10 kişiden 6’sı yılbaşı alışverişini online yaptığını belirtirken özellikle İngiltere, Polonya ve Türkiye’de tüketicilerin diğer Avrupa ülkelerine oranla online alışverişi daha çok tercih ettiği dikkat çekiyor. Özellikle Portekiz, Norveç ve Danimarka’nın online alışveriş konusunda daha kararsız olduğu görülüyor.

Dijitalleşmeye ve yeni teknolojilere oldukça açık olan Türkiye’de her 10 kişiden 7’si yılbaşı alışverişini online yapıyor. Özellikle 25-45 yaş arasının online alışverişe daha fazla yöneldiği görülüyor. Online alışveriş yapan Türk tüketiciler diğer ülkelerden farklı olarak genellikle akıllı telefon ya da tablet üzerinden sipariş vermeyi daha çok tercih ediyorlar.Türkiye’de her 10 kişiden 6’sı online sipariş için akıllı telefon ya da tablet kullandığını belirtirken diğer ülkelerde bu sayı 3-4 kişi ile sınırlı kalıyor. Ancak Türkler, yılbaşı hediyesi için plansız online alışveriş yapma konusunda da önü çekiyor.

Eylül’de başlıyor Aralık’ta zirve yapıyor

18 ülkeyi kapsayan araştırmaya göre Türkler sevdiklerine hediyelerini almakta erkenci davranıyor. Ülkemizde her 6 kişiden 1’i yılbaşı hediyelerini Eylül ayından itibaren almaya başlıyor. Araştırmada bunun nedeninin temel olarak masrafları farklı aylara dağıtarak bütçelerini dengelemek olduğu tespit edilirken, bunun dışında hediyeler tükenmeden almak ve var olan bir indirimi kaçırmak istemeyenler de var. Son yıllarda ülkemizde de büyük rağbet gören ve bu yıl 29 Kasım’da gerçekleşecek olan yılın en avantajlı günü Black Friday’de (Kara Cuma) alışverişlerin en yüksek noktaya çıkması bekleniyor. Bununla birlikte, ülkemizde yakın zamanda bilinirliği artamaya başlayan ve indirimli teknoloji ürünleri alışverişi yapılabilen 2 Aralık’taki Siber Pazartesi’nin de hareketli geçeceği öngörülüyor.

En erkenci İngilizler, son dakikacı Ruslar

Türkiye’den katılımcıların yüzde 7’si alışverişlerini Ekim ayında yapmaya başlarken, yüzde 30’u alışverişlerini Kasım’da, yüzde 42’si ise Aralık ayında yapıyor. Diğer ülkelerdeki alışkanlıklara bakıldığında, İngilizlerin yaklaşık %40’ının Ekim ayına kadar hediyelerini hazır ettikleri, sadece %25’inin Aralık ayına bıraktığı görülüyor. Rusların ise yarısından fazlası Aralık ayında hediyelerini tamamlıyor. Benzer şekilde İtalyanların da alımları Kasım ve Aralık aylarında yoğunlaşıyor.

En bonkör Türkler, en hesaplı Ruslar

Türkiye’den araştırmaya katılanların 5’te biri hediye için 600 TL civarında, diğer 5’te birlik bölümü ise 1000-1200 TL’ye yakın harcıyor. Hatta 3 bin TL’ye kadar çıkan %22’lik bir tüketici grubu da bulunuyor. Türkiye’den ortalama 1 kişi sevdiklerine aldığı yılbaşı hediyeleri için 4300 TL harcarken bu rakam Almanya’da ve Fransa’da 3500 TL, Rusya’da 2500 TL, İtalya’da 3700 TL ve İngiltere’de 3350 TL. Bunun sebebi ise Türkiye’de seyahatin en popüler hediyelerden biri olması.

En zor eş için seçiliyor

Türkler dahil tüm ülkeler en iyisini seçme kaygısını eşlerine hediye alırken yaşadıklarını belirtiyorlar. Aynı şekilde çocuklar ya da anne ve babalara hediye almak da pek kolay bulunmuyor. Türkiye’den her 10 kişiden 1’i ise kayınvalidesine hediye seçmekte zorlanırken, kayınvalideye hediye almakta en çok zorlanan ülke Rusya (%12), en az zorlanan ülke ise İtalya (%5).

Türkler gezmeyi seviyor

Son yıllarda, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bir obje yerine, bir deneyim hediye etmek daha revaçta. Deneyim hediyeleri, katılımcıların sevdikleriyle birlikte geçirecekleri bir tatil, şarkılara eşlik edecekleri bir konser ya da macera dolu bir aktivite aile bağlarını kuvvetlendireceği, birlikte sosyal medyada paylaşabilecekleri bir anı olduğu için tercih ediliyor. Katılımcıların yarısı yeni yıl listelerinde seyahatin bulunduğunu belirtirken, yine yaklaşık yarısı erkenden konser biletleri alıyor. Diğer deneyim hediyeleri arasında gözde olanlar ise sinema-tiyatro bileti, futbol maçı, gemi seyahati, SPA, şarap tadımı ve balon gezisi olarak sıralanıyor.

İngiltere ve Almanya dışındaki diğer ülkelerde de seyahat, deneyim sunan hediyeler listesinde ilk sırada yer alıyor. Seyahat hediyesi İngiltere’de tiyatro, sinema ve konserin ardından dördüncü sırada gelirken, Almanya’da konser ve sinemadan sonra geliyor. Keyfine düşkün İtalya’da ve Fransa’da ise SPA hediyesi en popüler ilk 3 hediye arasında yer alıyor.

İyi Akort Edilmiş Şehir – Jonathan Rose
Yönetim ve Psikoloji
Normal İnsanlar – Sally Rooney
Socrates’in savunması – Platon
İçsel Huzur İyi Yaşamın Kapısını Açar – Epiktetos

Elon Musk geçen hafta attığı tweetlerle, Starlink üzerinden internet bağlantısı yaptığının mesajını verdi. Bu uzayda oluşturulmaya çalışan projeler arasında ilk resmî haberleşme. Bunun neleri değiştireceğini video’da izleyebilirsiniz.