Yeni dünyada televizyonculuk

Dünyanın televizyonculuğa bakışı kısa bir zaman içinde değişecek. Bu değişimin psikolojik etkileri gazetecilikten internet gazeteciliğine geçişte yaşanandan çok daha sert olacak gibi görünüyor. Bunun en önemli sebepleri; televizyonculuğun zaten çok iyi kazanan bir sektör olmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle sektör yeniliklere pek de aç değil. Innovatif konuları denemekten korkuyor. Bir de zaten çok etkili bir mecra olmasından kaynaklanan bir rahatı var. Her yeni format innovatif bir faaliyet gibi görünüyor ama sormak istiyorum, kanllar alışılagelmiş formatların dışında hangi yenilikçi formatı kullanmaya başladılar. Mesela televizyonculukta, çok az olan geri bildirim oranını yükseltip formatın içine yedirebilen bir yenilikçi yapıya hiç denk geldiniz mi?

Buna rağmen yayıncılığı ileri noktalarda sıkıştıran yeni formatlar oluşmaya başlıyor. Geçenlerde MIT’den Marie Jose Monpetit’in sosya tv konusundaki çalışmasını dinledim. Anladığım Türkiye’deki medyanın bakışı, dünyanın bakışından da çok farklı değil. Sunum sonrası yaptığımız kısa sohbetten anladığım kadarı ile MIT’de bile sosyal tv ile televizyondan sosyal medyaları takip etmeyi karıştıran öğretim üyeleri var.

Gerçi bu noktada bizim öncülüğü yapan ülkelerden birisi olmamız gerektiğini, Caspian Telecom’un "Devlet düzenlemeleri ve telekominikasyon piyasalarının gelişiminin teşviki" konulu panelde benim konuşmamdan hemen önce BTK’dan gelen konuşmacıya moderatör Stephane Chenard’ın Türkiye’nin avrupaya duyduğu güveni keşke avrupa da kendine duysa demesinden anlıyorum.

Ancak hala iptv tarafında çözülmesi gereken birçok konu var.
Mesela geriye dönük ne kadar süre izleme yapılabileceği, geçmişe dönük cloud tv üzerindeki içeriğin ne zamana kadar kaydedilebileceği, hukuki olarak her kaydın kişiye özel mi yoksa paylaşılabilir mi olacağı (DRM), bunlara ait yapılacak girişimlerin gelecek süre içinde regülasyonlarla cezalandırılmayacağının devlet tarafından garantisinin verilip verilemeyeceği, RTUK’un OTT’deki reklamları kontrol edip edemeyeceği, kontrol edecekse nasıl edeceği, reklamın gösterlmesinin tetikleyicisinin ne olacağı (gelişmiş ülkelerde bunun için kullanıcının etkileşimi bekleniyor), programlarla etkileşimli reklamcılık için programın indekslenmesi konusunda hukuki altyapının nasıl oluşturulacağı.

IPTV’de reklam çok önemli zira, internetin finansal lokomotifi olan arama motoru reklamlarının gösteriminden çok fazla gösterim kanal değişimi sırasında gösteriliyor. Mesela bu oran Hollanda’da ev başına günde sekiz arama yapılırken, ev başına günde 28 kanal değişimi yapılıyor. Bu da reklamvereni iptv’nin daha çok ilgilendireceğini bize gösteriyor.

Sen Olsaydın Ne Yapardın?” Yarışması sonuçları belli oldu!

Türkiye’nin Sosyal Platformu” olma yolunda ilerleyen, takiplen.com tarafından düzenlenen, 15 Mart – 15 Mayıs tarihleri arasında universite.takiplen.com üzerinde gerçekleşen Üniversitelerarası Sosyal Medya yarışması Sen Olsaydın Ne Yapardın?” başarı sıralaması belli oldu.

Gençlerin “Sosyal Medyaya” ve “Sosyal Paylaşım Platformlarına” bakış açıları ve yaratıcılıklarının sergilenmesinin amaçlandığı yarışma, halk oylamasının ardından jüri üyelerinin değerlendirilmesi sonucunda sona erdi. Kazananlar ve projeleri 22 Mayıs tarihinde Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleşen Sosyal Medya Paneli’nde basına tanıtıldı.

5070 sayılı kanuna dayalı olarak www.sahiplen.com tarafından elektronik ortamda tescil edilen tüm projeler arasında halk
oylamasında ilk 10 proje arasından ilk 3′e girenler jüri üyeleri tarafından belirlendi. İnternet Stratejisti Atıf Ünaldı, Markefront Yönetim Kurulu Başkanı ve Kültür Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Aytaç Mestçi, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Aykut ARIKAN, Para Dergisi Bilişim Yazarı Musa Savaş, Turk.internet.com ve Kadınvizyon siteleri Kurucusu ve Genel Müdürü Füsun Nebil, Telekom Dünyası Dergisi Yayın Koordinatörü ve T3 Dergisi Köşe Yazarı Cem Kıvırcık, Yeni Şafak Gazetesi Teknoloji Yazarı ve Bilişim Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Melih Bayram Dede, Shiftdelete.net Yayın Koordinatörü Hakkı Alkan ile Kurumsal İletişim Danışmanı Nergis Bozyiğit oluşan jüri üyeleri ilk üçü belirledi.

Hayalimdeki Sosyal Ağ

İki aylık maratonun ardından halk oylamasında ilk 10′a giren projeler jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Yarışmada birinciliği “Dijital Sos” projesi ile Yeditepe Üniversitesinden Ezgi Tekin aldı. İkinciliği “Sen Karar Ver” projesi ile Anadolu üniversitesinden Toprak Akkuş, üçüncülüğü ise “Life is Wonderful” projesi ile Sakarya üniversitesinden Nuriye Karabasan aldı.

Sosyal Ağlar Hayatımızın Her alanında

Panelde açılış konuşmasını Takiplen.com Kurucusu Şahin CİNER gerçekleştirdi. Şahin CİNER, konuşmasında Takiplen.com’un bir yıl içinde kat ettiği yolu ve neden sosyal medya ile ilgili yarışma yaptıklarını anlattı. Ciner ” yaptığı konuşmasında, “Dünya sosyal paylaşımla tanıştıktan sonra, bu piyasayı elerlinde tutan firmalar her ülkeye kendi düşüncelerindeki sosyal medyayı alternatifsiz sundular. Bunu bir dayatma olarak toplumlar kabullendi. Biz takiplen olarak kendi toplumumuzda sosyal paylaşımda daha farklı ihtiyaçlar
olabileceğini, bu dayatmayı kabul etmek zorunda olmadığımızı düşünerek takiplen’i geliştirmeyi ve sosyal paylaşım platformlarının nasıl olması gerektiğini, kendi üniversite gençliğimize sormaya karar verdik. Sen Olsan Ne Yapardın? Proje yarışmamızın başlaması bu düşünceye bağlı olarak gelişmiştir.” dedi.

İnternet stratejisti Atıf ÜNALDI panelde, “Bir günde 45 milyar dolar kazanmak ister misiniz?” başlıklı sunumu ile internet’in evrimi ile dijital iş yapış metodolojisinden bahsetti. ÜNALDI, geçmişe bakarak gelecek on yılda, internette nasıl bir evrimleşme olacağını
anlatırken, “Yaşadıklarımız yaşayacaklarımız hakkında çok net bilgiler verir. Gelecek tahmin edilemez değildir. Size gelecek on yılda para kazandıracak her türlü fikir şu an gözünüzün önünde duruyor sadece bakmayıp görmek gerekiyor” dedi.

“Yeni Medya, Yeni Öğrenci, Yeni Öğretmen” başlıklı konuşmasında Yeditepe Üniversitesi, Sosyal Medya Yönetimi (MBA) Programı Öğretim Görevlisi Gabriela OLARU, eğitimde Yeni Medya’yı etkin kullanmanın öneminin altını çizdi. Derslerinde öğrencileriyle oluşturduğu ve bilgilerin aktarımını yaptıkları kollektif bloglar hakkında detaylı bilgi veren OLARU, aynı zamanda sosyal ağlarda öğrencilerle
sürdürdükleri iletişime değinerek öğrenciye ulaşmanın ve onun dilinden anlamak olduğunu vurguladı.

Shitdele.net Yayın Koordinatörü Hakkı Alkan, ” Sosyal Medyanın gençlik üzerine etkileri” üzerine yaptığı konuşmasında “sosyal medyanın, gerçek hayattan beslenen ve gündelik hayatımızı besleyen bir ortam olduğunu, hem kullanırken hem de girişimlerle sosyal medya üzerinden para kazanırken bu dengeyi asla unutmamak gerektiğini belirtti.

Kadir Has Üniversitesi Eğitim Görevlisi Aytaç MESTÇİ, Sosyal Medya Yüzünüz, Kendiniz başlıklı konuşmasında, “Gençler Sosyal medya’yı nasıl algılıyor. Sosyal Medya ve Sosyal Ağ arasındaki farkları çok iyi belirlenmesi gerekir. Olay sadece oyun oynama değil ağları kişisel pazarlama ve PR için en etkili şekilde kullanabilme stratejisidir. Bugün kariyer yönlendirme ve kişisel pazarlamanın en önemli silahı olan sosyal ağlar gençlerin merkez noktasıdır.” dedi.

Bu kaçmaz!!!!

TedxSilkroad da Gunduz Vassaf’in cok ozel konusmasini sizinle paylasmak istiyorum. Cok onemli bir degerlendirme. Bir tek benim boyle dusunmedigimi gormek cok guzel. Bu arada konusmasini sevdiyeseniz Vassaf’in ozellikle delilige ovgu kitabini da okumalisini. Inspiring

Türkiye Elektronik Haberleşme Pazarı’2011

Ahmet Hamdi Atalay in degerlendirmesi

BTK tarafından yayınlanan pazara ilişkin son veriler ışığında yapılan değerlendirmelere göre Türkiye elektronik haberleşme pazarı çeşitlenerek büyümesini sürdürmeye devam etmektedir.

2011 sonu itibariyle elektronik haberleşme sektör büyüklüğü 27.6 milyar TL değerine ulaşmış olup sektöründeki işletmeci sayısı 351, bu işletmecilere verilen yetkilendirme sayısı 556’dır.İşletmeci sayısı ve yetkilendirme alanları açısından bakıldığında pazar oldukça çeşitlenmiştir.

Yetkilendirme Türü Hizmetler YetkilendirmeSayısı
Görev Sözleşmesi Uydu ve Kablo TV Hizmetleri 1
İmtiyaz Sözleşmesi Mobil Haberleşme Hizmetleri (GSM/UMTS) 3
Çeşitli Telekomünikasyon Hizmetleri 1
Bildirim Kapsamında Hizmet Veren İşletmeciler Uydu Haberleşme Hizmeti 23
Uydu Platform Hizmeti 4
Altyapı İşletmeciliği Hizmeti 68
İnternet Servis Sağlayıcılığı Hizmeti 141
Sabit Telefon Hizmeti 67
Kablolu Yayın Hizmeti 14
GMPCS Mobil Telefon Hizmeti 6
Hava Taşıtlarında Mobil Telefon Hizmeti 1
Sanal Mobil Şebeke Hizmeti 37
Kullanım Hakkı Kapsamında Hizmet Veren İşletmeciler GMPCS Mobil Telefon Hizmeti 2
Ortak Kullanımlı Telsiz Hizmeti 62
Altyapı İşletmeciliği Hizmeti 5
Sabit Telefon Hizmeti 101
Rehberlik Hizmeti 14
Sanal Mobil Şebeke Hizmeti 6
TOPLAM 556

Dört büyük işletmeci Türk Telekom, Turkcell, Vodafone ve Aveaaçısından bakıldığında Pazar büyüklüğü 2011 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık %7.5 büyüyerek 22,8 milyar TL düzeyine ulaşmıştır. 2011 yıl sonu itibariyle Pazar payları %35.2 Turkcell, %32.3 Turk Telekom, %19 Vodafone ve %13.5 Avea olarak dağılmaktadır.

Net satış (TL) 2007 2008 2009 2010 2011
T.Telekom 7.524.286.818 7.734.891.747 7.700.260.858 7.340.362.030 7.374.599.665
Turkcell 7.483.035.848 7.875.874.606 8.025.025.237 7.991.150.227 8.030.300.214
Vodafone 2.614.000.000 2.778.218.000 2.584.989.000 3.349.822.000 4.333.479.363
Avea 1.655.490.115 1.973.025.289 2.406.805.292 2.497.421.759 3.080.495.071
TOPLAM 19.276.812.781 20.362.009.642 20.717.080.387 21.178.756.016 22.818.874.314

Bir önceki yıla göre Turk Telekom %0.46, Turkcell %0.49, Vodafone %29 ve Avea %23 büyüme göstermiştir. 2011 yılındaTurk Telekom ve Turkcell’in satış gelirleri artışı neredeyse sabit kalmasına karşın Vodafone ve Avea’nın gösterdiği büyüme oranları dünya ortalamalarının da üzerindedir.

Pazarda faaliyet gösteren Türk Telekom ve mobil işletmeciler haricindeki işletmecilerin 2011 yılı satış gelirleri toplamı 4,8milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Hizmet türleri ve yıl içi dönemsel dağılımı açısından bakıldığında tablo aşağıdaki gibidir.

İşletmeci Türü 2011-1 2011-2 2011-3 2011-4
İSS 754.223.296 804.208.260 859.378.551 887.527.655
STH 94.533.735 96.414.705 144.572.520 129.322.269
ALTYAPI 112.844.109 121.425.225 103.370.443 127.960.162
UYDU PLATFORM 29.572.111 33.370.257 24.407.659 28.506.287
UYDU TELEKOM 34.284.631 38.764.100 37.800.249 43.699.408
REHBERLİK 19.536.410 17.200.572 21.373.070 18.497.169
KABLO YAYIN 28.651.254 37.113.499 45.321.497 88.897.898
GMPCS 3.763.421 3.850.309 4.074.895 3.630.555
OKTH 1.529.389 1.626.303 1.782.898 2.574.479
TOPLAM 1.078.764.592 1.153.973.230 1.242.081.781 1.330.615.882

Bu tablodan da anlaşılacağı üzere bu alanda en büyük pay yaklaşık %69 ile İnternet servis sağlayıcılarına (ISS) ait olup onu yaklaşık %10 ile sabit telefon hizmet sağlayıcıları (STH) ve %9 ile alt yapı işletmecileri takip etmektedir.

Pazar bir bütün olarak büyüyüp Turk Telekom ve Turkcell gibi iki en büyük işletmecinin gelir artışının durma noktasına gelmesinde rağmen diğer işletmecilerin gelirlerinin artıyor olması, pazarda rekabetin tesisi için önemli bir göstergedir.

Pazara ait diğer önemli bir gösterge olan “kârlılık” açısından bakıldığında ise durum o kadar içaçıcı değildir. 2011 yılı resmi verileri henüz açıklanmış olmamakla birlikte 2010 yılı ile paralellik gösterdiği tahmin edilmektedir. Dört büyükler açısından bakıldığında, gelir artışındaki duraklamaya rağmenTürk Telekom ve Turkcell önemli ölçüde kârlılık gösterirken, gelirlerini önemli ölçüde arttıran Vodafone ve Avea zarar etmeğe devam etmektedirler.

Net kâr (TL) 2006 2007 2008 2009 2010
T.Telekom 2.977.494.813 3.158.384.702 2.610.791.956 2.746.613.306 2.956.000.797
Turkcell 1.857.157.839 1.901.863.845 2.777.908.000 2.237.697.000 2.154.605.000
Vodafone -371.613.230 -559.548.560 -582.206.309 -1.397.657.291 -239.277.770
Avea -732.172.622 -51.644.380 -514.343.382 -1.240.086.183 -962.938.607
TOPLAM 3.730.866.800 4.449.055.607 4.292.150.265 2.346.566.832 3.908.389.420

Bu durum, kapasite artışı ve teknoloji yeneleme gereği işletmeciler tarafından yapılması gereken sürekli yatırımlar açısından risk oluşturmaktadır ve sürdürülebilir değildir.

Toplam yıllık yatırım miktarlarına bakıldığında, 2011 yıl sonu itibariyle bir önceki yıla kıyasla Türk Telekom yatırımları %24,8 ve Turkcell yatırımları %14,8 oranında artarken, Vodafone yatırımları %23,3, Avea yatırımları ise %4,6 oranında azalmıştır.

Yatırım (TL) 2007 2008 2009 2010 2011
T.Telekom 1.033.192.969 1.375.310.179 1.214.950.018 1.099.376.770 1.371.661.333
Turkcell 904.261.000 587.380.000 1.823.087.000 779.323.342 894.292.038
Vodafone 380.979.959 446.725.928 1.556.997.971 1.043.320.000 799.790.152
Avea 160.257.254 958.236.891 1.208.795.929 838.780.574 799.871.483
TOPLAM 2.478.691.182 3.367.652.998 5.803.830.918 3.760.800.686 3.865.615.006

3N lisanslarının verildiği 2009 yılında bu alanda yapılan yatırımlarla doruk noktasına ulaşan dört büyüklerin yatırımları son 3 yıl içinde toplam 13.4 milyar TL gibi önemli bir büyüklüğe ulaşmıştır. Bu dönemde söz konusu yatırılmarın %27.4’ü Turk Telekom, %26.1’i Turkcell, %25.3’ü Vodafone ve % 21.2’si Avea tarafından yapılmıştır.

Dört büyükler dışındaki “diğer işletmeciler” tarafından 2011yılında toplam 1.735 milyon TL yatırım gerçekleştirilmiştir.Diğer bir deyişle gelirleri çok daha az olmasına rağmen dört büyüklerin yatırımlarının yarısına yakın (%45) yatırım yapmışlardır.

2011 sonu itibariyle Türk Telekom’un çalışan sayısı 24.424, mobil işletmecilerin toplam çalışan sayısı 7995 ve diğer işletmecilerin çalışan sayısı 4146 olmak üzere sektördeki toplam çalışan sayısı 36.565’dir. Sektöde çalışanların %66.8’i Turk Telekom’da %21.9’u mobil işletmecilerinde %11.3’ü ise diğer işletmecilerde çalışmaktadır.

Dünyadaki gelen eğilime paralel olarak toplam trafik içindeki payı süreli azalan ve 2005 yılından itibaren mobil trafiğin altına düşen sabit trafikteki bu eğilim 2011 yılında da devam etmiştir.

Toplam Yıllık Telefon (ses) Trafiği – Milyar Dakika

2011 yılında, bir önceki yıla göre % 13 artarak 168,9 milyar dakikaya ulaşan toplam trafik miktarı içindeki mobil trafiğin payı %87 gibi oldukça yüksek bir orana varmıştır. Diğer bir deyişle Telefon/Ses trafiği hızla sabitten mobile doğru kaymaktadır.

Sabit Elektronik Haberleşme Pazarı

Türk Telekom kullanıcılarından oluşan sabit hat yaygınlığı (penetrasyonu), mobil telefon kullanımındaki artışın da etkisiyle düşme eğilimini sürdürmektedir. 2011 yılı sonu itibariyleTürkiye’de sabit telefon abonesi 15,21 milyona ve yaygınlık%20,6 seviyesine düşmüştür.

Sabit Telefon Abone Sayısı ve Yaygınlığı

Sabit telefon abone başına aylık ortalama kullanım miktarı MoU (Minutes of Usage) 2011 yılında bir önceki yıla göre bir miktar düşüş göstermiştir. 2011 yılı son çeyreğinde 198 dakika olarak gerçekleşen sabit MoU, 206 dakika olan bir önceki yılın aynıdönemine göre %3,8 azalmıştır.

Sabit pazarda Türk Telekom’un yıllık gelirlerinin dağılımına bakacak olursak, ana kalem olan ve 2005 yılında toplam gelirlerin %80’ini oluşturan telefon (PSTN) gelirleri 2010 yılında % 60,5’e düşmüş, 2011 yılında ise artışa geçerek son çeyrek itibariyle %61.4’e ulaşmıştır. Diğer bir deyişle Türk Telekom gelirlerinin büyük bölümü hala ses gelirlerinden oluşmaktadır. 2011 yılı toplam gelir dağılımı ise aşağıdaki gibidir.

Turk Telekom Gelirlerinin Hizmetlere Göre Dağılımı

Türk Telekom abone başına aylık gelir (ARPU) açısından önemli bir gelir kaybına uğramaksızın istikrarlı yapısını sürdürmektedir. 2011 son çeyreğinde ARPU 21,89 TL olarak gerçekleşmiştir.

Türk Telekom’a alternatif, sabit telefon hizmetleri sunan STH işletmecilerinin 2011 yıl sonu itibariyle toplam kullanıcı sayısı 940.151 gibi oldukça düşük bir miktarda olup türlerine göre, taşıyıcı ön seçimi 313.663, arama bazında taşıyıcı seçimi260.306 diğer yöntemleri kullanarak arama yapan kullanıcı sayısı ise 366.306 dir. 2011 gelir toplamı ise 464,8 milyon TL dir.

STH işletmecilerinin kendi alanlarındaki Pazar payı dağılımları ise aşağdaki gibidir.

İşletmeci Pazar Payı (%)
Superonline İletişim Hizmetleri A.Ş. 23,59
Millenicom Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. 23,15
Bizfonik Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. 19,87
Turknet İletişim Hizmetleri A.Ş. 14,69
Vodafone Net İletişim Hizmetleri A.Ş. 13,70
Vodafone Alternatif Telekom Hizmetleri A.Ş. 2,54
TTNet A.Ş. 0,46
Diğer 1,99

Türk Telekom ve STH işletmecilerinin ilgili hizmetlerdeki gelir bakımından 2010 yılı son çeyrek pazar payları Türk Telekom %76 ve STH %24 iken, 2011 yılı dördüncü çeyrekte söz konusu pazar payları Türk Telekom %80 ve STH %20 olarak gerçekleşmiştir.

STH işletmecilerinin toplam gelirleri ile Türk Telekom’un telefon hizmet gelirleri karşılaştırıldığında ise; pazar payları 2010 yılı dördüncü çeyreğinde sırasıyla %11 ve %89 iken, 2011 yılınınson çeyrekte sırasıyla %9 ve %91 olarak gerçekleşmiştir.

Sabit Telefon Hizmeti Gelirlerinin Dağılımı, %

2010 yılı dördüncü çeyreğinde 5,24 milyar dakika olan Türk Telekom’un ses trafiği, 2011 yılı çeyreğinde %12,1 oranında azalarak 4,61 milyar dakika olarak gerçekleşmiştir.

STH işletmecileri ve Türk Telekom’un şehiriçi (çağrı başlatma)trafiğine ait payları karşılaştırıldığında STH işletmecilerinin payı bir önceki yıla göre önemli ölçüde artarak %4.95’den 2011 yıl sonu itibariyle 7.78’e çıkmıştır.

Şehirlerarası (çağrı başlatma) trafik açısından STH işletmecileri ve Türk Telekom’un payları kaşılaştırıldığında ise, STH işeletmecilerinin payı 2010 son çeyreğinde %9.82 iken 2011 son çeyreğinde %14.66’ya çıkmıştır.

STH işletmecilerinin ve Türk Telekom’un sabit şebekede başlatılan toplam trafik içindeki payları ise aşağıdaki gibi bir seyir izlemiş bulunmaktadır. 2010 son çeyreğinde STH işletmecilerinin payı %8,88 iken 2011 son çeyreğinde %50’den fazla bir atış ile %13,66’ya çıkmış, Türk Telekom’un payı ise %91,12’den %86,34’e gerilemiştir.

Sabit Telefon Hizmeti Trafik Dağılımı, %

Rekabetin gelişmiş olduğu ve alternatif işletmeçilerin güçlü olduğu Avrupa gibi pazarlarda yerleşik işletmecinin payının %60-70’lerde alternatif işletmecilerin payının ise %30-40’lar mertebesinde olduğu düşünüldüğünde yukarıdaki rakamlar ülkemiz sabit pazarında gelişmeye açık oldukça önemli bir alan olduğu anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak, gerek şehiriçi ve gerekse şehirlerarası sabit çağrı başlatma trafiği açısından alternatif işletmeciler leyhine son bir yıl içinde belirgin bir iyileşme söz konusudur. Bu durum, rekabetçi bir Pazar için daha da geliştirilmesi gereken önemli bir göstergedir.

İnternet ve Genişbant Pazarı

2011 yılı internet ve genişbant pazarına ilişkin en dikkat çekici gelişme, xDSL abone sayısının ilk defa düşmesine karşılık Mobil , Fiber ve Kablo internet abone sayılarında artışın devam etmesidir.

2005 yılında 1.590.332 iken ve 5 yıl içinde % 438 artışla 2010 yıl sonu itibariyle 8.561.632 olan internet abone sayısı son bir yılda %63’lük artışla 14.046.168’e ulaşmıştır.

Genişbant İnternet Abone Sayısı

* Sabit, kablo, fiber vb. tüm genişbant erişim yöntemleri ile mobil internetin tamamı dahildir.

Aşağıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere 2011, tam anlamıyle mobil internetin patladığı bir yıl olmuştur. 2011 yıl sonu itibariyle bin önceki yıla göre Mobil internet %346, Fiber internet %73, Kablo internet %68 oranında büyüme göstermiştir.

İnternet Abone Sayıları

2010-4 2011-4 Yıllık Büyüme Oranı (2010-4 – 2011-4)
xDSL 6.640.911 6.776.036 2,0%
Mobil Bilgisayardan İnternet 1.448.020 1.547.421 345,8%
Mobil Cepten İnternet 4.907.380
Kablo İnternet 273.908 460.451 68,1%
Fiber 154.059 267.144 73,4%
Diğer 155.478 159.383 2,5%
TOPLAM 8.561.632 14.046.168 62,8%

2011 yılı sonu itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık %2’lik bir artış göstermesine rağmen 2011 yılı son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yaklaşık 16 bin abone kaybeden xDSL pazarı toplam 6.776.036 abone büyüklüğüne ulaşmıştır. Kablo, Fiber ve diğer erişim teknolojileri de dahil edildiğinde sabit genişbant internet abone sayısı 7.591.367’ye ulaşmış olup toplam içindeki payı %54 dür.

İnternet hizmetleri, Mobil işletmeciler ve TURKSAT dışında70’e yakın işletmeci (İnternet servis sağlayıcılığı-ISS) tarafındansunulmaktadır. Elektronik Haberleşme pazarı gelirlerindeTelefon hizmetlerinden sonra en büyük payı oluşturan İnternet hizmetlerinin ISS’ler tarafından oluşturulan toplam gelir büyüklüğü 2011 sonu itibariyle yaklaşık 3.3 milyar TL değerine ulaşmıştır.

Mobil işletmecileri tarafından sunulan Mobil internet ve TURKSAT tarafından sunulan Kablo internet hariç tutulduğunda diğer erişim yöntemleriyle sunulan internet hizmetlerini sunanISS’lerin kendi aralarındaki Pazar payları, abone sayıları bazında aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir.

İşletmeci %
TTNet 85,84
Superonline 5,60
Doğan Telekom 3,45
Koç.Net 1,97
Turknet 1,67
Millenicom 1,37
Metronet 0,53
Diğer 0,42

AB ülkelerinde sabit genişbant perakende hizmetlerinde yerleşik işletmecilerin payı ortalama %44 iken Türkiye’de yaklaşık %81seviyesindedir. Yerleşik işletmecinin (Turk Telekom-TTNet)pazar payı, son yıllardaki düşüşe rağmen AB ortalamasının halaoldukça üstünde seyretmektedir.

Sabit Genişbant Hizmetlerindeki Yerleşik ve Alternatif İşletmeci Payları, %

Türkiye’de 2011 sonu itibariyle genişbant abonelerinin %89’u xDSL, %6’sı Kablo ve kalan %5’i diğer erişim teknolojilerini kullanmaktadır. Son yılların hızla gelişen ve geleceğin erişim teknolojisi olarak kabul edilen Fiberin pazar payı %3,5 olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye’de 3 milyondan fazla eve ulaşmasına rağmen Kablo üzerinden internet hizmeti alan abone sayısı son zamanlardaki önemli artışlara rağmen ancak yarım milyona ulaşabilmiştir.Toplam sabit internet abonelerinin %6’sını oluşturan bu değer Hollanda, Belcika, Macaristan, Portekiz gibi ülkelerde %30’un üzerindedir.

Türkiye’de nüfusa göre sabit genişbant yaygınlığı %10,4 iken, AB ülkeleri ortalaması %25,6’dır. Ayrıca mobil genişbantyaygınlığı Türkiye’de %7,2 iken AB ortalaması %6,1’dir.

Daha sağlıklı bir karşılaştırma yapmak için hanehalkına göreyaygınlık oranlarının incelenmelidir. AB ülkeleri hanehalkı sabitgenişbant ortalama yaygınlığı %61 iken Türkiye’de 2011 yıl sonu itibariyle yaklaşık %41dir. Türkiye’de ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,97, AB ortalama hanehalkı büyüklüğü 2,4 olup Türkiye’de hane başına kullanıcı sayısı AB’y göre yaklaşık 2 kattır.

Ülkemizde 2009 yılı Temmuz ayında verilmeye başlanan 3N hizmetleri sonrasında 2011 son çeyreği itibariyle mobil bilgisayardan ve cepten internet abone sayısı bir önceki döneme göre yaklaşık %14 oranında artmış ve 6.454.801’e ulaşmıştır.Türkiye’deki mobil işletmecilerini şebekeleri en son teknolojileri (HSPA) kullanmakta olup erişim hızları başta Avrupa olmak üzere pek çok gelişmiş ülkeden bile daha hızlı durumdadır. Bu dönemde toplam mobil internet kullanım miktarı bir önceki çeyreğe göre yaklaşık %22 oranında artarak 10.458 TByte olmuştur.

Ülkemizdeki sabit internet bağlantı hızıları kullanılan teknolojinin (ADSL) de bir kısıtı olarak gelişmiş ülkeler ve OECD ortalamalarının oldukça altıda kalmaktadır. Buna rağmen kullanım miktarları hızla artmakta olup 2011 yılı dördüncü çeyreğinde toplam sabit genişbant internet kullanım (indirme ve yükleme) miktarı yaklaşık 468.000 TByte olarak gerçekleşmiştir. Bu kullanımın yaklaşık %89’u veri indirme, %11’i veri yükleme şeklinde gerçekleşmiştir.

Türkiye’deki sabit genişbant internet abonelerinin yaklaşık %80’i8 Mbit/s hıza kadar olan bağlantıyı sahip olup son zamanlardaki1 Mbit/s’den 8 Mbit/s’ye geçiş devam etmiştir. 2-4 Mbit/s hızlarıile 8 Mbit/s’den daha hızlı olan bağlantıların oranlarının toplamı %10’a yaklaşmıştır. 2 -10 Mbit/sn arasındaki sabit genişbant aboneliğin AB ortalaması %58 iken bu oran Türkiye’de %82’ye çıkmaktadır. Buna karşılık 10 Mbit/sn üzeri aboneliğin AB ortalaması %29 iken Türkiye’de %8’e düşmektedir.

Alternatif işletmeciler yeniden satış, veri akışı erişimi ve yerel ağın paylaşıma açılması gibi yöntemler aracılığı ile genişbant hizmetleri sunmaktadır. 2011 sonu itibariyle Yerel Ağın Paylaşıma Açılması (YAPA) ile 8.521 adet, al-sat (yeniden satış) yöntemiyle 121.901 adet bağlantı gerçekleştirilmiştir. Diğer genişbant bağlantıları ise Veri Akış Erişimi (VAE) yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Bu değerler özellikle Avrupa pazarları ile karşılaştırıldığında oldukça düşük kalmakta olup bu alanda rekabetin yeterince oluşamadığı anlamına gelmektedir.

Mobil Pazar

2011 sonu itibariyle Türkiye’de yaklaşık %88,6 yaygınlık(penetrasyon) oranına karşılık gelen toplam 65,3 milyon mobil abone bulunmaktadır. 2009 Temmuzunda 3N hizmet sunumunun başlamasıyla 3N abone sayısı 31,4 milyona ulaşmıştır. Yıllar itibariyle mobil abone sayısı ve yaygınlığın seyri aşağıdaki gibi olmuştur.

Mobil Abone Sayıları ve Yaygınlık Oranları

Kullanıcı olamayacak durumdaki belli bir yaşın altı (0-9 yaş) ve üstü (75+) hariç tutulduğunda Türkiye’de kullanıcı durumdaki insanların tamamının cep telefonu kullanıcısı olduğu, diğer bir deyişle mobil yaygınlığın %100’e ulaştığı söylenebilir.

2010-4 2011-4 Artış Oranı
3G Abone Sayısı 19.407.264 31.375.507 % 62
Mobil Bilgisayardan İnternet 1.448.020 1.547.421

4.907.380

% 345
Mobil Cepten İnternet
Mobil İnternet Kullanım Miktarı, Gbyte 4.387.315 10.708.533 % 144

2010 sonunda 19,4 milyon olan 3N abone sayısı 2011 sonu itibariyle %62 artışla 31,4 milyona ulaşırken, 3N hizmetiyle birlikte mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan abone sayısı da aynı dönemiçinde 1.448.020’den %345 gibi olağan üstü artıla 6.454.801’e yükselmiştir. Mobil internet kullanım miktarı ise son bir yılda %144 artışla 10.458 TByte olarak gerçekleşmiştir.

3N abonelerinin toplam mobil aboneleri içinde ulaşmış olduğu %48’lik oran AB ortamalası olan %30’un oldukça üzerinde ve Avrupa ülkelerinin çoğunun ilerisinde bulunmaktadır.

Mobil Aboneler İçindeki 2N ve 3N Abonesi Oranları

Mobil abonelerin işletmeciler bazında son iki yıllık dağılımına bakılacak olursa, Turkcell’de %0.8’lik, Vodafone’da %14.7’lik, Avea’da ise %9.5’luk bir artış söz konusudur. 2011 sonuitibariyle abone sayısına göre Turkcell %52,9, Vodafone %27,6, Avea ise %19,5 Pazar payına sahiptir.

Mobil Abone Sayıları ve İşletmeciler Arasında Dağılımı, Milyon

Mart 2012 itibariyle mobil işletmeciler arasında taşınan toplamnumara sayısı 40 milyonu geçmiştir, diğer bir deyişle mobil abonelerinin yaklaşık %60’ı numaralarını başka işletmeciye taşımışlardır. Dünya örnekleri ile karşılaştırıldığında oldukça yüksek olan bu rakamlar, pazarda müşteriler açısından bir memnuniyetsizlik olduğunun da ifadesi olarak değerlendirilebilinir.

Aralık 2011 itibariyle Aylık Kullanım Miktarı (MoU), Turkcell’de 223 dakika, Vodafone’da 310 dakika ve Avea’da 322 dakika olarak gerçekleşmiştir. Tüm işletmecilerin kullanım miktarları dikkate alındığında Türkiye’nin MoU değeri 261 dakika olup bu değer Avrupa ülkeleri içinde Fransa’nın 279 dakikalık değerinden sonraki en yüksek kullanım miktarını ifade etmektedir.

2011 yılı son çeyrekte toplam mobil trafik hacmi 38,48 milyardakika olup bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında%16,7 oranında arttığı görülmektedir. İşletmeci bazında incelendiğinde ise Turkcell’in trafiğinin bir önceki döneme göre yaklaşık %0,4 oranında azaldığı, Avea’nın %2, Vodafone’nun ise yaklaşık %1,8 oranında arttığı görülmektedir. Geçen senenin aynı dönemine göre kıyaslandığında Turkcell’in trafik hacminde %9,9, Vodafone’da %21,4 ve Avea’da %25,3 oranında artış olduğu görülmektedir. Mobil işletmecilerinin toplam mobil trafiğinden aldıkları pazar payları son bir yıl içinde Avea’da%21,8’den %23,4’e, Vodafone’da %30,3’den %31,5’e yükselmiş, Turkcell’in pazar payı ise %47,9’dan %45,1’e düşmüştür.

Sö konusu trafiğin büyük bir kısmını (%66) mobil işletmecilerin kendi aboneleri arasındaki trafiği ifade eden şebeke içi trafik oluşturmaktadır. Mobil işletmecilerden diğer mobil işletmecilere doğru giden trafiğin toplam trafik içindeki payı %28 dir.

2011 son çeyreğinde toplam SMS sayısı yaklaşık %4 oranında azalarak 39.722 milyon adet olarak geçekleşirken, MMS sayısı 73 milyon seviyelerine yükselmiştir.

Abone Başına Aylık Gelir (ARPU), 2011 yılı dördüncü çeyrek itibariyle Turkcell’de 19,70 TL, Vodafone’da 19,77 TL veAvea’da 20,50 TL olarak gerçekleşmiştir.

Yıllar itibariyle artış eğiliminde olan mobil gelirler 2010 yılındayaklaşık 14 milyar TL olarak gerçekleşirken, bir önceki yıla göre %6,71 oranında artış söz konusudur. 2011 yıl sonu itibariyle mobil gelirler bir önceki yıla göre yaklaşık %10.7’lik artışla 15.5 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

2011 yılı son çeyrek itibariyle gelire göre mobil işletmecilerinpazar payları, Turkcell %51,4, Vodafone %28,5 ve Avea %20,1olarak gerçekleşmiştir. 2010 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında Turkcell’in pazar payının yaklaşık % 3,3 azaldığı, Avea’nın % 0,9 ve Vodafone’un % 2,4 arttığı görülmektedir.

Mobil İşletmecilerin Gelire Göre Pazar Payları, %

Mobil işletmecilerin gelirlerinin 2008 yılında yaklaşık %81’ini konuşma gelirleri oluştururken bu oran 2010 yılında %78’e gerilemiştir. Data gelirlerinin payı 2008 yılında %1,26 iken 2010 yılında %4,36’ya yükselmiştir. SMS+MMS gelirleri 2010’da toplam gelirin yaklaşık %10’unudur.

2011 yılı dördüncü çeyrek dönem itibariyle mobil işletmecilerinin gelir dağılımları ise;

-

Konuşma gelirleri; Turkcell’in gelirlerinin %67,8’ini, Avea’nın %73,2’sini ve Vodafone’un %73,4’ünü oluşturmaktadır.
-

SMS+MMS gelirleri; Turkcell’in gelirlerinin %10,9’unu, Avea’nın %11’ini ve Vodafone’un %13 ünü oluşturmaktadır. -

Data gelirleri; Turkcell’de %12,2, Avea’da %11,7 veVodafone’da %9,3 paya sahiptir.

Mobil İşletmecilerin İşletmeci Bazında Gelir Dağılımı, 2011 4. Çeyrek, %

2009 yılı, 3N yetkilendirmelerinin de etkisiyle mobil yatırımları bakımından 4.589 milyon TL ile en fazla yatırım yapılan yıl olurken 2008 yılına göre %132 oranında artış söz konusudur. 2010 yılında yapılan 2.664 milyon TL yatırıma karşılık 2011 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık %7 oranında azalarak 2.494 milyon TL mobil yatırım yapılmıştır.

AltyapıPazarı

Mart 2012 tarihi itibariyle Türkiye’de bildirim kapsamında 68, kullanım hakkı kapsamında 5 Altyapı İşletmeciliği Lisansı almış işletmeci bulunmaktadır.

Altyapı işletmecilerin toplam abone sayısı 2011 dördüncü çeyrek itibariyle 23.922’tir. Bu hizmetlerden elde ettikleri yıllık toplam gelir yaklaşık 465.6 milyon TL dir. Bu işletmecilerin abone sayıları baz alındığında aralarındaki Pazar payları aşağıdaki gibidir.

İşletmeciler Abone Sayılarına Göre Pazar Payı (%)
Superonline 48,79
Borusan-Vodafone 11,42
Telnet 11,22
İşnet 10,17
Koçnet 7,42
T-Systems 4,11
Equant İstanbul 3,63
Diğer 3.24
TOPLAM 100

2011 yılı dördüncü çeyrek itibariyle Alternatif işletmecilerin toplam fiber uzunluğu 38.835 km, Türk Telekom’un ise 150.120 km fiber altyapısı bulunmaktadır. Bunun yaklaşık 119.500 km’si omurga, geri kalan kısmı erişim amaçlı kullanılmaktadır.

KabloluPazarı

Türkiye’de kablolu yayın hizmeti lisansı alan 14 işletmeci bulunmakla birlikte, geniş alanda sadece TÜRKSAT aktif olarak faaliyet göstermektedir. TTNet ise IPTV hizmeti sunmaktadır.

TÜRKSAT’ın 2011 yılı sonu itibariyle toplam Kablo TV abone sayısı 1.260.769 olup, Teledünya markasıyla hizmette olan sayısal Kablo TV abone sayısı 495.051 dir. Kablo telefon hizmetinden yararlanan 48.363 TÜRKSAT abonesi bulunmaktadır. TTNet’in 33.640 abone ise IPTV hizmetindenfaydalanmaktadır.

Dönem Kablo TV

Abone Sayısı

Kablo İnternet

Abone Sayısı

Kablo Telefon Abone Sayısı IPTV

Abone Sayısı

Gelir

TL

2011-1 1.259.523 321.080 188 11.164 28.651.254
2011-2 1.286.128 368.055 181 24.641 37.113.499
2011-3 1.236.089 407.502 18.309 27.460 45.321.497
2011-4 1.260.885 460.451 48.363 33.640 88.897.898

Kablo internet abone sayısı ise bir önceki yıla göre yaklaşık %68’lik artışla 460.451’e ulaşmıştır.

Uydu Platform Hizmetleri

Uydu platform hizmetleri kapsamında aktif olarak faaliyet gösteren iki işletmeci (Digitürk ve D-Smart) bulunmaktadır. Toplam abone sayısı 2011 sonu itibariyle 3.875.268’dir. Bu hizmete ilişkin 2011 yılı toplam gelirleri yaklaşık 115.8 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

Bu alanda faaliyet gösteren işletmecilerin abone sayısına göre pazar paylarına bakıldığında Digitürk’ün pazar payının %63,45, D-Smart’ın pazar payının %36,55 olduğu görülmektedir.

SONUÇ ve DEĞERLENDİRME

2011 yılı dördüncü üç aylık dönem sonu itibariyle Türkiye telekomünikasyon pazarında yaşanan gelişmeler kısaca aşağıdaki şekilde özetlenmektedir:

Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısının 351, bu işletmecilere verilen yetkilendirme sayısı 556 olması pazarda oldukça çeşitlenme olduğunun bir göstergesidir. Ancak Türk Telekom’un özelleştirilmesi ve Telsim’in satışı dışında önemli miktarda yabancı yatırım çekilememesi sorgulanması gereken önemli bir durumdur.

Son bir yıl içinde Pazar yaklaşık %7 oranında büyürken veTürk Telekom ve Turkcell’in satış gelirleri neredeyseartmazken Vodafone’un %29, Avea’ın %23 büyümegöstermesi rekabet açısından olumlu bir işarettir.


Ancak dört büyükler açısından bakıldığında, gelir artışındaki duraklamaya rağmen Türk Telekom ve Turkcell önemli ölçüde kârlılık gösterirken, gelirlerini önemli ölçüde arttıran Vodafone ve Avea zarar etmeğe devam etmesi yatırımların devamlılığı ve mevcut yapının sürdürülebilirliği açısından risk teşkil etmektedir.

Dünyadaki gelişmiş pazarlara paralel olarak büyüyüp 168,9 milyar dakikaya ulaşan toplam trafik içindeki mobilin payının%87 gibi oldukça yüksek bir orana ulaşmış olması sabit işletmecilerin iş modellerini gözden geçirmelerini zorunlu kılmaktadır.

Sabit şebekede başlatılan toplam trafik içinde 2010 son çeyreğinde %8,9 olan STH işletmecilerinin payının 2011 son çeyreğinde %50’den fazla bir atış ile %13,7’ye çıkmış olmasıve Türk Telekom’un payının %91’den %86’ya gerilemiş olması bu alandaki rekabetin gelişimi açısından önemli bir gösterge olmasına rağmen yeterli değildir. Rekabetin gelişmiş olduğu pazarlardaki %30-40 mertebesine ulaşılması için daha alınması gereken çok yol olduğunu göstermektedir.

Genişbant İnternet aboneliğinde 2011 yılı içinde yaşanan %63artış ve ulaşılan 14.046.168 abone sayısı; bu sayıya ulaşmakta Mobil internetin %346’lık, Fiber internetin %73’lük ve Kablo internetin %68’lik büyüme göstermesi bu alandaki olağan üstü gelişmenin bir göstergesidir. Özellikle mobil internette tam bir patlama yaşanmaktadır.

Sabit genişbant internet sunumunda diğer teknolojiler gelişmesini sürdürmekle birlikte xDSL artışı durma noktasına gelmiştir. Buna rağmen AB ülkelerinde sabit genişbantperakende hizmetlerinde yerleşik işletmecilerin payı ortalama %44 iken Türkiye’de yaklaşık %81 seviyesindedir. Bu alanda rekabetin sağlanması için daha alınması gereken oldukça yol vardır.

Türkiye’de 3 milyondan fazla eve ulaşmasına rağmen Kablo üzerinden internet hizmeti alan abone sayısı son zamanlardaki önemli artışlara rağmen ancak yarım milyona ulaşabilmiştir.Toplam sabit internet abonelerinin %6’sını oluşturan bu değer Hollanda, Belcika, Macaristan, Portekiz gibi ülkelerde %30’un üzerindedir. Son derece değerli olan bu alt yapı yeterince etkin değerlendirilememektedir.

2 -10 Mbit/sn arasındaki sabit genişbant aboneliğin AB ortalaması %58 iken bu oran Türkiye’de %82’ye çıkmaktadır. Buna karşılık 10 Mbit/sn üzeri aboneliğin AB ortalaması %29 iken Türkiye’de %8’e düşmektedir. AB ve OECD ülkeleri ile karşılaştırıldığında ülkemizde sabit internet erişim hızları düşük kalmaktadır.

Son zamanlarda önemli gelişmeler göstermesine rağmen sabit internette Fiberin payı oldukça düşük seviyede kalmaktadır.Özellikle inşaat kısmının oldukça zahmetli ve pahalı olması nedeniye bu konuda yatırım yapacak işletmecilerin teşvik edilmesi, geçiş hakkı konusunda desteklenmesi ve mükerrer yatırımların önlenmesi için işbirliğine yönlendirilmesi gerekmektedir. Yerel yönetimlerin de içinde yer aldığı kamu-özel işbirliği (PPP) modeli bu konuda bir yöntem olarak değe

Genclerin medya tuketim arastirmasi

Bir Youth Republic grup şirketi olan Youth Insight’ın üniversiteli, liseli, çalışan ve çalışmayan toplam 4300 genç ile online ve yüz yüze görüşerek gerçekleştirdiği Türkiye’nin ilk ‘ Medya Tüketim’ araştırması, Türk gençlerinin medya tüketim alışkanlıklarını ortaya koydu.

Araştırmanın sonuçlarına göre, yeni nesil iletişim araçlarını toplumun tüm kesiminden daha hızlı hayatlarının içine alan, teknolojik dönüşüm ile birlikte yaşama bakış açıları, değerleri, tüketim alışkanlıkları, sosyalleşme biçimi değişen gençler, medyayı da hızla ve çoklu tüketiyor. Haftada 40 saatten fazla zamanlarını online geçiren gençler için internet ‘yokluğunda yaşamayacakları bir şey’ anlamına geliyor!

Youth Insight’ın Türkiye genelinde gerçekleştirdiği araştırmaya göre;

Gençlik ve internet

  • Üniversite gençliği, televizyon başında geçirdiği zamanın 3 katını internette dolaşarak geçiriyor.
  • Her 4 liselinin 3’ü internette dolaşırken aynı zamanda başka şeylerle de ilgileniyor.
  • Gençliğin üçte biri için internet demek, “yokluğunda yaşayamayacakları bir şey” demek.
  • Gençlerin dikkatlerini toplayıp konsantre oldukları tek zaman e-maillerini kontrol ettikleri ve online oyun oynadıkları saatler. İnternette gezinirken, sosyal paylaşım sitelerinde vakit geçirirken ya da TV izlerken konsantrasyonları daha çabuk dağılıyor ve çoklu medya tüketimine daha yatkın oluyorlar.
  • Hem liselilerin hem üniversitelilerin internete girdiklerinde aynı anda ortalama 3 sayfa açık oluyor. En çok bağlı kalınan sayfa ise Facebook.
  • Facebook’ta reklam tıklanma oranı liseliler için %11, üniversiteliler için %14.
  • Liseliler %73 oranında e-posta kullanıyor, üniversitelilerde ise bu oran %90.
  • Medya Tüketim araştırmasına göre, internetten alışveriş oranları liseliler için %22, üniversiteliler için %41.
  • Gençlerin hayatında internetin anlamı sosyal paylaşım siteleri olmuş durumda. Üniversitelilerin %87’si, liselilerin %67’si internete girme amacının sosyal paylaşım sitelerinde dolaşmak olduğunu belirtiyor.
  • Hem liselilerin hem de üniversitelilerin sohbet/ chat programlarına yönelik ilgileri çalışanlara ve okumayan-çalışmayanlara göre daha düşük. Onlar için varsa yoksa Facebook!
  • Mobil internet kullanımı özellikle okuyan (Liseli ve üniversiteli) gençlerde gün geçtikçe yaygınlaşmaya başlıyor. Okuyan gençlerin neredeyse yarısı internete cep telefonlarından da bağlanıyor.

Gençlik ve klasik medya

  • Türkiye’deki çalışmayan, okumayan, evde zaman geçiren, 15-26 yaş arası yaklaşık 1.5 Milyon gencin %20’si TV başındayken bir yandan da yanındaki ile sohbet ediyor.
  • Araştırma sonuçlarına göre, üniversitelilerin gazete ve radyoya yönelik ilgileri liselilere göre daha yüksek.
  • Liseliler incelendiğinde haftada 30 saat ile internet kullanımı medya tüketiminde ilk sırada yer alırken, haftada 14 saatle TV izleme, 12 saatle radyo dinleme, 10 saatle gazete okuma yer aldı. Araştırmaya katılan liselilerin sadece %26sı her hafta dergi okumaya vakit ayırdıklarını belirtti.
  • Üniversiteliler ise liselilere kıyasla daha fazla zamanlarını internet başında geçiriyor. Araştırmaya göre bir üniversiteli genç haftada en az 42 saatini internet başında geçiriyor.
  • Üniversitelilerin internetten sonra en fazla tükettikleri medya kanalları ise; haftada 14 saatle TV, 12 saatle radyo, 8 saatle gazete. Dergi okuyanların oranı ise yalnızca %28.

Youth Republic Ajans Başkanı Serhat Gürcü, Medya Tüketim araştırmasıyla ilgili:

“Bu araştırma tam 7 ayda hazırlandı. 4300 gençle ( üniversiteliler, liseliler, çalışan gençler, okumayan&çalışmayan gençler) görüşüldü. Evlere kameralar yerleştirildi, anketler yapıldı. Özetle iyice derinlere inildi. Yine gördük ki gençleri aynı kabul etmemek gerekiyor. Araştırma’da bu çok net gözüküyor. Örneğin liselilerin sadece % 11’i Facebook reklamlarına tıklarken üniversitelilerde bu rakam % 14’e çıkabiliyor. Gençlik sürekli değişen, ruh haliyle bizleri ve markaları büyüleyen, ekonominin tam kalbinde yer alan bir yaş grubu. Bu araştırmada onlara medya kanallarıyla nasıl daha iyi ulaşabiliriz? Şimdi bu soruyu yanıtlıyoruz.” dedi.

Youth Insight Kurucu Ortaklarından Gökhan Kavasoğlu: “Özellikle son 10 yılda, gençlerin medya ile ilişkisinin değiştiğini, dönüştüğünü konuşuyoruz ama sözlerimiz genellikle anekdotsal verilere ve biraz da sezgilerimize dayanıyordu. Türkiye’de ilk defa bu kapsamda ve ayrıntıda bir araştırmayla, bahsettiğimiz dönüşümün boyutları ortaya konmuş oluyor. Ayrıca “gençlik” dediğimiz devasa kitlenin kendi içindeki ayrışmaları ve farklılıkları da, sanırım ilk defa bu detayda rakamlara dökülüyor. Çıktıların bir kısmı, sezgilerimizi doğruluyor, bir kısmı ise ne kadar kolay yanılabildiğimizi gösteriyor. “ dedi.

Araştırma künyesi:

Youth Insight medya tüketim araştırmasında 15-30 yaş arası Türk gençliğini 4 farklı grup olarak ele aldı: Üniversiteliler, Liseliler, Çalışan Gençler ve Çalışmayan gençler.

  • Üniversiteliler: Türkiye’nin 7 bölgesinde, 36 Devlet, 13 Vakıf üniversitesinde, toplam 1515 üniversite öğrencisi ile online anket + 8 Fokus Grup Tartışması
  • Liseliler: 12 ilde*, lise türüne göre Türkiye temsili, toplam 1511 lise öğrencisi ile online anket + 4 Fokus Grup Tartışması
  • Çalışanlar: 12 ilde*, çalışma hayatının ilk 5 yılında olan genç profesyoneller ile toplam 661 yüzyüze anket + 2 Fokus Grup Tartışması
  • Çalışmayanlar: 12 ilde*, herhangi bir eğitim kurumunda okumayan, son 6 aydır çalışmayan ve eğitimine de devam etmeyi düşünmeyen gençler ile toplam 614 yüzüze anket + 2 Fokus Grup Tartışması

*İller: İstanbul, Balıkesir, Bursa, İzmir, Ankara, Kayseri, Adana, Samsun, Trabzon, Erzurum, Malatya, Gaziantep

Bu 4 farklı kesimin yaşam evreleri ve dolayısıyla hayata bakışları birbirinden çok farklı olduğu için, medya kullanım motivasyonları da birbirinden farklılık gösteriyor.

Araştırmaçerçevesinde, tam 4.300 online ve yüz yüze anket yapıldı, 16 grup tartışması gerçekleştirildi. Evlerine kameralar yerleştirilip, ev hayatları incelendi. Gençler, kendilerine verilen günlüklerde kendilerini, günlük yaşamlarını ve kullandıkları her türlü iletişim aracını hayatlarına ne kadar dahil ettiklerini anlattılar.

İş’ te Online 2012 notları

İş’ te Online 12 Konferansı, Bilginet Bilişim Teknolojileri ve DK Gazetecilik A.Ş. Tarafından 12 Mayıs’ ta başarılı bir organizasyon ile gerçekleştirildi.

Özellikle sektörel katılımın yüksek olduğu organizasyon geçmiş ile gelecek arasında farkında olamadığımız normal kavramının değişmesi ve bunun geleceği görmek adına çok değerli olduğunun altının çizilmesi ile başladı. Açılış Konuşmasını yapan Bilginet Genel Müdür Yardımcısı Merter ÖZDEMİR, gerçek normal ve değişen normal kavramlarını verdiği ilginç örnekler ile anlattı.

Organizasyon Sponsorlarından PAYPAL Ülke Direktörü Kıvanç ONAN ve İş Sistemleri Direktörü Ahmet ESGİN,Digital dünyada ve sistemlerde yeni dönemleri anlattılar.

Fyonk.com’un kuruculsu M. Deniz OKTAR silikon vadisinden canlı bağlantı Udemi.com’un kurucusu Eren BALİye bağlanarak konukların da katılımı ile online bir konferans gerçekleştirdiler.

Konferansta iki adet panel gerçekleştirildi.

Bunlardan ilki, İnternet stratejisti Atıf ÜNALDI’ nın moderatörlüğünde Vatan ve Milliyet Dijital Medya BaşkanıKıvan ODABAŞI ve BeyazAY Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Lokman AYVA, Pusula Yayınncılık CEO su Mehmet ARSLANTUNALI konuk oldular, Keyifli bir sohbetin yaşandığı oturuma Sn. Lokman AYVA’ nın “ Dünya sadece standart insan modeline göre programlanmış, engelli vatandaşlarımız bu programa dahil edilmemiş “ sözleri damgasını vurdu.

İkinci Panel de ise Yazar Anıl Altaş moderatör koltuğundaydı. Konukları arasında Mine ATALAR (minush.net), Lutfi GÜNDÜZ (balerin.com) ve Cebit fuar direktörü Murat Özerolan panel başarılı girişimleri konu aldı. Dinleyiciden tam not alan panel e-ticaret işletmelerinin satışlarını artırmanın formülleri ile doluydu.

Sponsor konuşmacılar arasında yer alan, DEKATLON BUZZ’un kurucu ortağı Samet Ensar SARI MİCROSOFT OFFİCE Grubu Pazarlama Müdürü Atalay AKTAŞ , Mobiltim Yönetim Kurulu Üyesi Ozan ÖZGÜR, Revotas CEO’ suÖvünç YAYLAGÜL, TURKCELL Mobil ticaret yöneticisi Erkan TAŞ hazırladıkları sunumları konuklar ile paylaştılar.

Programın son bölümü de ise katılan tüm konuk ve konuşmacılara teşekkür ederek sahneye çıkan Bilginet Genel Müdür Yardımcısı ve ETİCAD Genel Sekreteri Merter ÖZDEMİR gün boyu konukların aklına takılan tüm soruları cevaplayarak e-ticaret ve ekosistemi hakkında bilgi ve birikimlerini aktardı.

Konferans sonrası basın açıklaması yapan Merter ÖZDEMİR,“Değişen dünyada Normal kelimesinin parametresinin zaman,10 yıl geriye gittiğimizde nasıl bir çok şeyin değiştiğini görüyorsak 10 yıl ileriden de günümüze bakabilmeyi öngörmeliyiz. Planlarımızı uzun vadeli yaparak yaşadığımız günün gerisinde kalmamalıyız. Bundandır ki bütün yapılanmalarımızı teknolojinin bize sağladığı kaldıraçları çok iyi kullanarak yapmalıyız. İş’imizi ONLİNE ortamlara taşımalı ve internetin sihirli potansiyelinden firmalarımıza katkı sağlamalıyız. 2023 Planları dahilinde onlarca dünya markasının ülkemizden çıkacağını ve bu firmaların büyük kısmının E-ticaret firmaları olacağı kanısındayım.” diyerek sözlerini tamamladı.

İkincisinin Ekim 12 ayında planlandığını öğrendiğimiz İş’ te Online Konferansı tamamen yurtdışından konukların katılımı ile gerçekleştirilecek. Onu da çalışmalarına bugünden başlayan ekibi tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

20120517-145145.jpg

Gencligin davranis arastirmasi

MasterIndex Gençlik Araştırmasına Göre;

Gençlerin Yüzde 84’ü Her Gün Sosyal Ağlarda Vakit Geçiriyor, Yeni Teknolojiler Tercih Edilen Hediyelerin Başında Geliyor

MasterCard tarafından gerçekleştirilen MasterIndex Gençlik Araştırmasına göre, 15-24 yaş arasındaki gençlerin çoğunluğu okuyor, ailelerinin yanında yaşıyor ve ailelerinden harçlık alıyor. Hediye tercihleri yeni teknolojik ürünlerden yana olan gençler, hergün 2 saate yakın televizyon izliyor, 1 saatten fazla internette ve 1 saat Facebook’da vakit geçiriyor. Cep telefonlarını ortalama iki yılda bir yenileyen gençler, temassız ödeme ve cep telefonu ile ödeme konusunda da bilgi sahibi. Araştırmaya katılan gençlerin yarıya yakını ise 2023 yılında nakitsiz toplum olabileceğine inanıyor.

MasterCard tarafından, 15-24 yaş arasındaki gençlerin yaşam tarzlarını, boş zamanlarını değerlendirme biçimlerini, internet kullanım alışkanlıklarını belirlemek ve temassız ve mobil ödeme hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmak üzere Yöntem Araştırma Danışmanlık tarafından gerçekleştirilen MasterIndex Gençlik Araştırmasının Mayıs 2012 sonuçları açıklandı.

Aile Her Zaman Destek

MasterIndex Gençlik Araştırmasına katılan gençlerin yüzde 64’ü okuyor, yüzde 24’ü çalışıyor, yüzde 7’si hem okuyor, hem çalışıyor, yüzde 5’i ise okumuyor ve çalışmıyor. Yüzde 76’sı aileleriyle birlikte yaşayan gençlerin yüzde 75’i ailelerinden harçlık alıyor.

Gençlerin Hediye Seçimi Teknolojiden Yana, Bunu Yurtdışı Gezi Takip Ediyor

Araştırmaya katılan gençlere “Hepsi aynı değerde hediyelerden hangisini tercih edersiniz?” diye sorulduğunda, tablet bilgisayar seçeneği yüzde 32’lik tercih oranıyla ilk sıraya yerleşiyor. Bu seçeneği yüzde 22 ile yurtdışı turistik gezi, yüzde 14’le eğitim bursu, yüzde 11’le tuttuğu takımın maçına kombine bilet, yüzde 8’le istediği bir giysi / aksesuar, yüzde 7 ile yurtiçi turistik gezi ve yüzde 6 ile son sırada cep telefonu takip ediyor.

Arkadaşlarla Gezmek (% 93) ve Internet (% 92) Genclerin Boş Zamanlarının 1. Tercihi Olmak İçin Yarışıyor, Televizyon İzlemek ise ( % 89) ile Hemen Ardından Geliyor

MasterIndex Gençlik Araştırmasına katılan gençlerin boş zamanlarını değerlendirme biçimleri sorulduğunda ilk üç sırayı “arkadaşlarımla gezmek (yüzde 93)”, “internette gezinmek (yüzde 92) ve “televizyon izlemek (yüzde 89)” yanıtı alıyor. Arkadaşlarımla vakit geçiririm diyen gençler arasında, haftada 1-2 kez arkadaşlarıyla buluştuğunu söyleyenler ağırlıkta. Konu internete girmek, bilgisayar oyunu oynamak ve televizyon seyretmeye gelince gençlerin yüzde 67’si her gün internete girdiğini, yüzde 73’ü de her gün televizyon izlediğini söylüyor.

Gençler Günde Ortama 2 Saate Yakın Televizyon İzliyor, 1 Saatten Fazla İnternette Geziyor ve 1 Saat Facebook’da Vakit Geçiriyor

Ağırlıklı ortalamalara göre gençler günde 2 saate yakın televizyon izliyorlar (109 dakika), bunu 76 dakika ile internette gezmek ve 65 dakika ile Facebook’da vakit geçirmek izliyor.

Gençlerin arasında hiç Facebook’a girmeyenler yüzde 16, hiç Twitter’a girmeyenler yüzde 75, hiç televizyon seyretmeyenler yüzde 7, hiç bilgisayar oyunu oynamayanlar ise yüzde 13.

Gençlerin tercih ettikleri diğer aktiviteler ise tiyatro / sinemaya gitmek, kitap okumak, gazete / dergi okumak, pastaneye / kahveye gitmek, spor yapmak. Hiç spor yapmadığını söyleyenler yüzde 3, hiç tiyatro / sinemaya gitmediğini söyleyenler yüzde 1, hiç bilgisayar oyunu oynamadığını söyleyenler ise yüzde 9. Gençler ortalamada ayın 26 günü televizyon seyrediyorlar, 25 günü internete giriyorlar, 12 günü arkadaşlarıyla dolaşıyorlar, 13 günü kitap okuyorlar, 7 günü spor yapıyorlar.

Gençlerin Kart Kullanımına Bakışı

15-24 yaş arasındaki gençlerin yüzde 26’sının bir adet, yüzde 4’ünün iki adet, yüzde 1’inin ise üç adet ve üzerinde kredi kartı, yüzde 4’ünün bir adet ön ödemeli kartı, yüzde 34’ünün bir adet, yüzde 13’ünün iki adet, yüzde 6’sının ise 3 adet ve üzerinde banka kartı bulunuyor. 15-24 yaş arası gençlerin % 53’ünün banka kartı var.

Gençler Internetten Giysi ve Bilet Alıyor

Gençlerin özellikle internetten yaptıkları alışverişlerini kredi kartları ile ödeme alışkanlıkları olduğu gözleniyor. Gençler internetten en çok giyim, sosyal aktivite bileti, uçak bileti / tur / seyahat bileti satın alıyor. Her 5 gençten biri giyim, her 4 gençten biri ise elektronik eşya alışverişlerini kredi kartları ile yapıyor. Gençler bakkal alışverişlerinin yüzde 91’ini nakit ile gerçekleştiriyor.

Gençler Temassız Ödemeye Sıcak Bakıyor

MasterCard’ın Gençlik Araştırmasına katılan gençlere temassız ödeme teknolojilerini duyup duymadıkları sorulduğunda, gençlerin yarıya yakını bu teknoloji ile ilgili bilgilerinin olduğunu, özellikle toplu ulaşımda (yüzde 49), okulda kimlik yerine kullanmak ve her türlü harcama için (yüzde 44) ve kafe / fast food restoranlarında (yüzde 42) temassız ödeme teknolojilerini tercih edeceklerini söylüyorlar.

Internete En Çok Ev Bilgisayarından Bağlanılıyor

Internete nereden bağlandıkları sorulan gençlerin yüzde 78’i ev bilgisayarı diye cevap veriyor. Gençlerin yüzde 40’ı cep telefonundan da internete girdiğini söylerken, internete en çok cep telefonundan bağlananların oranı yüzde 12’de kalıyor. Gençlerin yüzde 30’u internetten kafelerden de internete girdiğini söylüyor. Çoğunlukla internet kafeden internete girenlerin oranı ise yüzde 11.

Gençlerin Çoğunun Bir Adet Temel İşlevli Cep Telefonu Var

MasterCard araştırmasında cep telefonu kullanım alışkanlıkları da araştırılan gençlerin yüzde 94’ü bir adet, yüzde 4’ü iki adet cep telefonu bulunduğunu söylüyor. Yüzde 2’lik kesim ise cep telefonu kullanmadığını ifade ediyor. Kullanılan cep telefonlarının yüzde 58’i basit / temel işlemleri yapan cep telefonları. Gençlerin yüzde 5’i iPhone, yüzde 5’i Blackberry kullanırken, yüzde 27’si diğer akıllı telefonları tercih ediyor.

Gençler Cep Telefonlarını Ortalama İki Yılda Bir Yeniliyor

MasterCard araştırmasına katılan gençler, cep telefonlarını ortalama iki yılda bir yenilediklerini söylüyor. Gençlerin çoğunluğu (yüzde 42) 3-5 yılda bir, yüzde 27’si iki yılda bir, yüzde 9’u her yıl cep telefonlarını değiştirdiklerini söylüyor. Gençlerin yüzde 14’ü ise cep telefonlarını hiç değiştirmiyor. Gençlerin yarıya yakını ise cep telefonu üzerinden ödeme yapılabileceğini biliyor. Gençlere cep telefonları üzerinden ödeme yapmayı tercih edip etmeyecekleri sorulduğunda her dört gençten biri bunu isteyeceğini söylüyor.

Gençler Nakitsiz Topluma İnanıyor

MasterIndex Gençlik Araştırmasına katılan gençlerin yarıya yakını (yüzde 47) 2023 yılında nakitsiz bir toplum olabileceğine ve tüm ödemelerin elektronik olarak yapmanın mümkün olacağına inanıyor.

Neden?!?

Dünyanın en sofistike sorularından biridir“neden?”.Çünkü bu soruya cevap verebilmek için öncelikle bir çok soruyu cevaplamış olmak gerekir ve bu soruların cevaplarının içinde en mantıklı olanları bir araya getirip en önemli olanları bir araya getirip yeni bir “neden ?” sorusununcevabını oluşturmak gerekir.

Bu nedenledir ki dünyada “neden ?”sorusu en çok son sorulan sorulardan biridir. Önce ne ? Ne zaman ? Nerede ?Kim? gibi sorulara cevap verilir ve bunların hepsi bittikten sonra insanın aklına peki bunların hepsi neden oldu sorusu gelir, ve o neden sorusunun cevabı da işin en sofistike konularından birisini açığa çıkarır ve daha sonra gelişebilecek yeni olayların sebeplerini de aynı şekilde…

Peki neden sorularının içinde en ilginci ve en sofistike olanı hangisidir diye soracak olursak, herhalde neden sorularının içindeki en sofistike sorulardan birisi“neden varız?” sorusudur.Çünkü insanın varlığını açıklayabilmek ya da evrenin varlığını açıklayabilmek birçok şeyi açıklayabilmeye sebep olabilir. Tabi bir yandan da bu tümden gelim sisteminin ne kadar doğru olduğuna bakmak için dünyanın en zeki insanlarından biri olan,hatta bence dünyanın en zeki insanı Einstein’ın söylediği bir söze de dikkat etmek gerekiyor. Einstein diyor ki “bir kum tanesinin bir kum zerresinin esrarına vakıf olan bütün evreni anlayabilir”. Şimdi bu noktadan bakıldığı zaman Einstein’lailgili bir parça bahsetmek gerekir belki de. Einstein dünyanın en önemli teorik fizikçilerinden biridir. Hatta teorik fiziğinde en önemli çıkış noktalarından birisidir.Bir çok şeyi özellikle “görecelik kuramı”gibi beyninde kurgulayarak simule ederek ulaşabildiği sonuçları ortaya koymuş birisidir. Dolayısıyla evrenin sırrına hasıl olurken onun gösterdiği yönteme dikkat etmek gerekiyor. Kum tanesi bir hedef,ama hedeften daha önemlisi yöntem.Yöntem olarak Einstein tüme varımın doğru olacağını düşünüyor. Bu da çok güzel bir yöntem ama açık söylemek gerekirse benim düşüncem tümden gelim ya da tümden varımla bu tür bir sorunun cevabının verilemeyeceği yani iki yöntemin de toplamda bu sorunun cevabını veremeyecek kadar limitli ve basit olduğunu düşünüyorum.

Neden sorusuna, neden varız sorusuna cevap verebilmek için bir de dünyanın en zeki cevabının hangisi olduğuna bakmak gerekir bence. Bir soruya verilebilecek ensofistike en mantıklı ve en güzel cevap nasıl oluşturulur.

Eğer soruyu soran kişi cevabı biliyorsa ona hiç cevap vermemek soruyu soran kişinin kafasında cevapları tahayyül etmesine sebep olur ve onların içinden en iyisiniseçmesini.Bu nedenle de dünyanın en güzel cevabı aslında soruya cevap vermemektir. Çünkü soruya cevap vermediğiniz zaman karşı taraf o cevabı kendi sorusu içinde ve kendi sınırları içinde bulup, o an o ortama en doğru olan cevabı kendisi yerleştirir. Bu da işin oldukça garip ve ironik olan kısımlarından biri bence.

Şimdi gelelim bizim sorumuza, neden varız sorusuna. Bu sorunun tarih boyunca cevabını hiçbir zaman o soruyu sormamız gereken kişiden, yani bu sorunun muhatabından alma imkanımız olmadı.Alabileceğimizi de zannetmiyoruz. Çünkü işin asıl güzel tarafı bu soruya cevap vermiyor. Peki o bu soruya cevap vermiyorsa bu sorunun cevabı, en doğru cevabı yine soruyu soran kişin koyacağı cevap olmalıdır. O da biziz. İşte işin güzeltarafı tam da burada ortaya çıkıyor.Dünyanın en sofistike sorusu olan neden varız sorusuna verilen en güzel cevapcevap vermemek ve daha güzeli cevap alamadığımız bir soruya,sorduğumuz bir soruya cevap alamazsak o soruya bizim cevap verecek olmamız ve ürettiğimiz cevap bu sonuca göre dünyanın en güzelcevabı olacaktır. Yanı neden varız sorusunun cevabını aslında neden varız diye sorarak biz veriyoruz ve buna oluşturacağımız ilk cevap dünyanın en güzel neden varız sorusunun cevabı olacaktır ve daha ilginci bu cevap en sofistike ve en doğru olan cevap olacaktırve bu hiçbir zaman değişmeyecektir.

Demek ki aslında yapılması gereken neden varız diye sormak değil, varız çünkü… diyebaşlayan bir cümle kurmaktır. Çünkü bu cümle bizim aslında o soruya verilebileceğine inandığımız en doğru cevaptır.