Atıf Ünaldı Yazılar

Boston Dynamics’in robotu Atlas sefer karşımıza akrobatik hareketlerle çıkıyor. Eminim hepiniz seyretmişsinizdir. O yüzden videoyu bir kere daha yayınlayıp sizi yormayacağım ama boşverin hala korkacak birşey yok. Neden mi?

Depremden sonra 3 önemli konu var:
1. Depremde neden telefonla konuşamadık
2. Gerçekten telefonla konuşmalı mıydık?
3. 3G değil ama 4G’de ses ile veri nasıl ayrılır? Bu mümkün değilse neyi sorgulamayız?

Depremden sonra 3 önemli konu var:
1. Depremde neden telefonla konuşamadık
2. Gerçekten telefonla konuşmalı mıydık?
3. 3G değil ama 4G’de ses ile veri nasıl ayrılır? Bu mümkün değilse neyi sorgulamayız?

Acer, hareket halindeki akıllı telefon kullanıcılarına zahmetsiz eğlence olanağı sağlayan, şık bir küp şeklindeki taşınabilir B130i projektörünü tanıttı. Küp şeklinde kompakt ve şık bir tasarıma sahip olan bu taşınabilir cihaz, sahip olduğu kablosuz bağlantı özelliğiyle Android ve iOS cihazlarınıza hiçbir uygulama gerektirmeden doğrudan bağlanabiliyor. Yansıtma özelliği sayesinde tüm akıllı cihazlardaki içerikleri görüntüleyebilen ürün, seyahat fotoğraflarınızı veya aile videolarınızı istediğiniz yerde büyük ekranda görebilmenizi sağlıyor.

Mükemmel şıklık ve dayanıklılık

LED aydınlatma, %85 NTSC geniş renk gamı ile olağanüstü renk performansı sunarak canlı görüntüler ve tutarlı renk doygunluğu veriyor. Acer B130i dayanıklı yapısıyla 20.0001 saate kadar çalışma ömrü sağlıyor.

Zahmetsizce her yere taşınabilir

Kolayca taşınabilen Acer B130i, 15.000 mAh (3,7 V) dahili piliyle görüntü yansıtırken bir yandan da akıllı cihazlarınızı şarj edebiliyor. İki adet 3W hoparlörüyle güçlü ve canlı sesler sunan Acer B310i ekstra bir hoparlöre duyulan ihtiyacı da ortadan kaldırıyor. Tek şarjda 5 saatlik pil ömrü sunan Acer B130i, güç soketi veya ağır adaptörlerin kısıtlamalarından kurtarıyor. Böylece, USB sürücü veya MicroSD kartlardaki uzun metrajlı filmleri istediğiniz yerde izleyebilirsiniz.

812 gram ağırlığı ve 108 x 103 x 96 mm boyutlarıyla Acer B130i, standart projektörlerden çok daha küçük. Çantaya kolayca sığan projektörü oturma odanızda, bahçede, seyahat ederken ve hatta kamp ateşinin başında film izlemek veya oyun oynamak için bile kullanabilirsiniz.

Kompakt ve Şık

Standart projektörlerin gücüne ve işlevlerine sahip olan Acer B130i, kompakt ve şık tasarımıyla da dikkat çekiyor. Gümüş renkli üst kısma yayılan zarif noktalar ve beyaz gövde, canlı ve şık bir görünüm oluşturuyor. Her yere sığacak kadar küçük olan cihaz, bulunduğu yere tarz katıyor.

Geleneksel lamba bazlı projektörlerin aksine, LED projektörlerde cihazın ısınmasını beklemeye gerek duyulmuyor. LED ışık kaynağı, cihaza zarar vermeden anında açılıp kapanabiliyor, bu da zamandan tasarruf sağlıyor. Bunlara ek olarak cıva lambaların yol açabileceği potansiyel kirliliği de önleyen bu projektör doğaya zarar veren madde içermiyor.

¹ECO modunda

Microsoft HoloLens AR ve mixed reality alanında yapılmış en iyi gözlüklerden biri. Bu videoda bu ürünü sizin için kutudan çıkarıp inceledik.

Çok Gezenti : Burak Akkol
Sistem Eleştirileri : Bedri Baykam
Online İtibar Yönetimi : Ali Erkam Yarar
İkna Teknolojileri : Dr. Yeşim Esgin
Kurumsal Kobaylar : Dan Lyons
Araba Sevdası : Recaizade Mahmut Ekrem
Arızanın Merkezine Seyahat : Sona Ertekin
Zehra : Nabizade Nazım
Ölen Adam : D.H. Lawrence
Morfin : Mihail Bulgakov
Karnağız : Gabrino Iglesias
Sen Çözemezsen Kant Çözer : Marie Robert
Eudemos’a Etik : Aristoteles
Nikomakhos’a Etik : Aristoteles

KPMG’nin hazırladığı CEO Outlook araştırması, küresel teknoloji şirketlerinin yarısından fazlasının, çalışanlarını yeni teknolojilere hazırlama konusunda sınıfta kaldığını ortaya koydu. Araştırma, teknoloji CEO’larının sadece yüzde 42’sinin, gelecek 3 yılda çalışanlarının yarısının yeniden eğitilmelerine yönelik planı olduğunu gösterdi

Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi KPMG’nin hazırladığı Küresel CEO Outlook araştırması, teknoloji sektöründe faaliyet gösteren firmaların yarısından fazlasının, yeni teknolojilere hazırlık konusunda geride kaldığını gösterdi.

Dünya Ekonomik Forumu’nun ‘The Future of Jobs 2018’ raporuna göre 2022’de dünyadaki iş gücünün yüzde 54’ünün, yeni teknolojilere adapte olabilmeleri için yeniden eğitilmesi gerekecek. Buna karşın CEO Outlook 2019 araştırmasına katılan teknoloji CEO’larının sadece yüzde 42’si, gelecek 3 yılda iş güçlerinin yarısından fazlasını yeniden eğitme planları olduğunu belirtti. Araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 58’i, yeni yetenekleri işe almadan önce şirketlerinin belli başlı büyüme hedeflerini tutturmayı bekleyeceğini söyledi.

İK için fırsat

KPMG Türkiye’den Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektör Lideri Serkan Ercin, araştırma sonuçlarının, teknoloji firmalarında çalışan İK yöneticilerinin şirket içindeki rollerini geliştirmeleri için önemli bir fırsat oluşturduğunu söyledi. Serkan Ercin, “İK yöneticilerinin C-suite’in iş gücünü geliştirme konusundaki çekincelerine ve diğer şirket içi engellere rağmen kendilerini güvenilir bir danışman ve stratejik iş ortağı olarak konumlandırmaları mümkün” diye konuştu.

Araştırmaya katılan CEO’lar, günümüz iş ortamında teknoloji şirketlerindeki İK yöneticilerinin sahip olması gereken 5 yeteneği şöyle sıraladı:

Dijital iş hizmetleri (İK’nın işe alımdan emekliliğe kadar geçen süreçte etkin bir hizmet vermesi)
Şirket içinde etkili bir kültür ve zihniyet değişimi sağlamakta yardımcı olacak davranış bilimi
Yetenek avı yarışını kazanma
Geleceğin iş gücünü öngörme ve yaratma
Farklı jenerasyonlara mensup, farklı yeteneklere sahip iş gücünü yönetme
‘Kendilerini geliştirmeliler’

KPMG Türkiye’den Serkan Ercin, teknolojinin yıkıcı etkilerinin kendini her geçen gün daha fazla hissettirdiği sektörlerde faaliyet gösteren İK yöneticilerinin önlerinde odaklanmaları gereken 6 adım bulunduğunu vurguladı. Serkan Ercin; “İK yöneticileri, öncelikle İK’nın fonksiyonunu yeniden şekillendirebilmeli. Ardından iş gücünün değişen teknoloji ve ihtiyaçlar ışığında şekillenmesine öncülük etmeliler. İş gücüne özel deneyimler yaratırken, çalışanların yeteneklerini, hedeflerini ve amaçlarını daha iyi anlamaya çalışmalılar. Yapay zeka başta olmak üzere yeni teknolojilerle mevcut iş gücünün entegrasyonuna hazır olmalılar. Yeni teknolojiler karşısında daha rahat olmalı ve çalışanları ‘birer müşteri’ gibi konumlandırmaya başlamalılar” ifadelerini kullandı.

KPMG’nin hazırladığı CEO Outlook araştırması, küresel teknoloji şirketlerinin yarısından fazlasının, çalışanlarını yeni teknolojilere hazırlama konusunda sınıfta kaldığını ortaya koydu. Araştırma, teknoloji CEO’larının sadece yüzde 42’sinin, gelecek 3 yılda çalışanlarının yarısının yeniden eğitilmelerine yönelik planı olduğunu gösterdi

Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi KPMG’nin hazırladığı Küresel CEO Outlook araştırması, teknoloji sektöründe faaliyet gösteren firmaların yarısından fazlasının, yeni teknolojilere hazırlık konusunda geride kaldığını gösterdi.

Dünya Ekonomik Forumu’nun ‘The Future of Jobs 2018’ raporuna göre 2022’de dünyadaki iş gücünün yüzde 54’ünün, yeni teknolojilere adapte olabilmeleri için yeniden eğitilmesi gerekecek. Buna karşın CEO Outlook 2019 araştırmasına katılan teknoloji CEO’larının sadece yüzde 42’si, gelecek 3 yılda iş güçlerinin yarısından fazlasını yeniden eğitme planları olduğunu belirtti. Araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 58’i, yeni yetenekleri işe almadan önce şirketlerinin belli başlı büyüme hedeflerini tutturmayı bekleyeceğini söyledi.

İK için fırsat

KPMG Türkiye’den Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektör Lideri Serkan Ercin, araştırma sonuçlarının, teknoloji firmalarında çalışan İK yöneticilerinin şirket içindeki rollerini geliştirmeleri için önemli bir fırsat oluşturduğunu söyledi. Serkan Ercin, “İK yöneticilerinin C-suite’in iş gücünü geliştirme konusundaki çekincelerine ve diğer şirket içi engellere rağmen kendilerini güvenilir bir danışman ve stratejik iş ortağı olarak konumlandırmaları mümkün” diye konuştu.

Araştırmaya katılan CEO’lar, günümüz iş ortamında teknoloji şirketlerindeki İK yöneticilerinin sahip olması gereken 5 yeteneği şöyle sıraladı:

Dijital iş hizmetleri (İK’nın işe alımdan emekliliğe kadar geçen süreçte etkin bir hizmet vermesi)
Şirket içinde etkili bir kültür ve zihniyet değişimi sağlamakta yardımcı olacak davranış bilimi
Yetenek avı yarışını kazanma
Geleceğin iş gücünü öngörme ve yaratma
Farklı jenerasyonlara mensup, farklı yeteneklere sahip iş gücünü yönetme
‘Kendilerini geliştirmeliler’

KPMG Türkiye’den Serkan Ercin, teknolojinin yıkıcı etkilerinin kendini her geçen gün daha fazla hissettirdiği sektörlerde faaliyet gösteren İK yöneticilerinin önlerinde odaklanmaları gereken 6 adım bulunduğunu vurguladı. Serkan Ercin; “İK yöneticileri, öncelikle İK’nın fonksiyonunu yeniden şekillendirebilmeli. Ardından iş gücünün değişen teknoloji ve ihtiyaçlar ışığında şekillenmesine öncülük etmeliler. İş gücüne özel deneyimler yaratırken, çalışanların yeteneklerini, hedeflerini ve amaçlarını daha iyi anlamaya çalışmalılar. Yapay zeka başta olmak üzere yeni teknolojilerle mevcut iş gücünün entegrasyonuna hazır olmalılar. Yeni teknolojiler karşısında daha rahat olmalı ve çalışanları ‘birer müşteri’ gibi konumlandırmaya başlamalılar” ifadelerini kullandı.

Bankacılık sektörü izlenimlerim
Bankacılık sektöründe bir tüketici adına işlerin nasıl gittiğini bir süredir merak ediyordum. Bu nedenle bir inceleme yapmaya karar verdim. Önce twitter üzerinden bir mesaj atıp kurumsal iletişimlerinin benimle bağlantıya geçmesini istedim. Burada özellikle sosyal medya ekibine gelen değişik (şikayet veya öneri olmayan) bir isteğe nasıl ve ne hızda tepki verdiklerini ve çoğunlukla outsource edilen çağrı merkezi hizmetinin banka içinde bir aksiyonu gerçekleştirip gerçekleştiremediğini ve gerçekleştiriyorsa bunu ne kadar zamanda ve ne şekilde yaptığını görmekti. İkinci aşama ise bir demo isteğiydi. Mobil ve web sitelerinin demosunu görmek. Bir de kurumsal iletişimden analog hizmetlerinin kaçını dijitale dönüştürmek olduğunu sormaktı.

İlk etap twitter sorusuna cevap vermek (Çağrı merkezi)

Bu konuda ilk geri dönüşü Halkbank yaptı. İlgili ekiplere bilgi döndüklerini iletti. Arkasından Garanti Bankası, Yapı kredi ve Fibabank geri dönüş yaptı. Yapı Kredi Bankası çok hızlı bir şekilde kurumsal iletişiminin ne zaman araması gerektiği konusunda twitter üzerinden bir randevu aldı. Arkasından gerçekten o satte kurumsal iletişiminin aramasını sağladı. Çağrı merkezi etabında bana dönüş yapmadan kurumsal iletişimi ile bağlantıya geçen bankalar da oldu. İşbankası direkt kurumsal iletişim departmanı ile bağlantıya geçti. Bunu çok değerli bulduğumu söylemeliyim. Ancak bazı kurumlar bu işi içerdeki ekip yerine iletişim danışmanlarına bırakmışlar ki; bu da çok profesyonelce. Denizbank, Fibabank ve Vakıfbank PR ajansları üzerinden bağlantıya geçti.
Bu etapta sosyal medya geri dönüş hızı, refleksleri açısından ciddi şekilde fark atan Yapı Kredi Bankası oldu. YKB iletişi bu noktada bırakmayıp web ve mobil gösterim hatta yıllar önce deaktive olan hesabın yerine bir hesap açılmasına kadar her konuda çok hızlı ve aktif geri dönüş yaptılar.
Bu etabın kesin ve en başarılı bankası Yapı Kredi Bankası. Bence en başarısızı ise en kısa zamanda twitter üzerinden bana ulaşıp kurumsalın hala cevap vermediği Halkbankası. Tabii hiç mesajı görmeyen yada tamamen tepkisiz kalan Ziraat Bankası, Enpara ve INGBank’ı göz önüne almazsak. Türkiye Finans, ise o kadar standart bir mesaj yollamıştı ki geri dönmek bile gereksizdi.

İkinci etap demo hesap, web ve mobil

Bu etapta bütün web ve mobil uygulamalarının ekran görüntülerini yollayan TEB’in kurumsal iletişimi tebrik etmek istiyorum. Ne yazık ki bu etapta üç banka yarışabildi. Garanti BBVA, İş Bankası ve yıllar önceki hesabımı bulup aktive eden Yapı Kredi Bankası. Mobil uygulama ve web tarafında benim bu etaptaki birincim İş Bankası. Mobil uygulamasının girişi kolay ve tasarımı hem sade hem de interaktif. Yapı Kredi Bankası ve Garanti Bankası dashboard ile sistemi düzenlemeye çalıştığı için bence durumu çok karışık bir hale sokmuş. Biyometrikleri doğru dürüst çalışmıyor. Hesaba ve işlemlere ulaşması da çok zor. Bu nedenle benim ikincim ekranlarından anladığım kadarı ile TEB. Üçüncü ve dördüncü ise Yapı Kredi Bankası ve Garanti BBVA.
Bu arada bu etaba katılmak istemediklerini söyleyen iki banka oldu. Bunlar Fiba Bank ve QNB Finans Bank.Fiba Bank bir yapılanma sürecinde olduğunu mobil uygulamasının yakında lanse edileceğini, bu süreçten sonra konuşmak istediğini, bu yüzden de özür dileyerek katılamayacağını iletti.

Son etap dijital dönüşüm.

Bu etapta sorum “analogda ne kadar hizmetiniz var ve bunların yüze kaçını dijitalden verebiliyorsunuz?” oldu. Bankaların bir kısmı bu soruya yorumla cevaplar verdi. Bir kısmı müşterilerinin yüzde kaçı dijital kullanıyor, bazıları ise kaçı dijitalden bankaya ulaşıyor şeklinde yorumlamış. Samimi veya değil ama bu cevapları geçersiz sayıyorum. Sanıyorum dijitalleşme oranları ile ilgili hepsinin ciddi endişeleri var.
Bu konuda en hızlı cevabı Yapı Kredi Bankası ve Denizbank’tan aldım. Denizbank yüzde 85 gibi bir oran verirken, Yapı Kredi Bankası ise nakit işlemleri dışında yüzde 96.1 gibi son derece yüksek bir oran söyledi. Denizbank’ın rakamının tüm hizmetler için olduğunu varsayarsak iki bankanın da bu konuda çok iyi durumda olduğunu söyleyebilirim. İşbankası ise gönderdiği dökümanda sadece dijitalleşme sürecini değil bakış açısını da ortaya koymuş. Çevik ve API bankacılığı yaklaşımını çok sevdiğimi söylemek isterim.

Sonuç olarak

Benim yaptığım çalışmanın sonunda hem hızlı refleksleri ve geri dönüşleri ile hem de profesyonel medya iletişim yönetimi ile Yapı Kredi Bankası, İşbankası başarılı oldu. Denizbank’ın ve TEB’in de izlenmeye değer yapıları olduğunu görüyorum.

Hatırlarsınız, Star TV logosunu değiştirdiğinde uzun uzun yazmıştım, bir logo nasıl olmalı diye. Yazıyı hatırlamayanlar için linki burada http://atifunaldi.com.tr/2012/01/03/eski-bir-webmaster-gozuyle-star-tv-logosu/

Geçenlerde Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bilaloğlu’nun değişen Volkswagen logosu hakkında harika bir müşteri brief’i yaptığını gördüm. Sizinle de paylaşmak istedim.

Volkswagen Grubu markalarının yeni elektrikli modellerini konuşurken, otomobiller ile eş zamanlı grupta çok önemli bir gelişme daha yaşandı. Volkswagen logosunda 2000’den beri kullanılan 3 boyutlu tasarım, tekrar 2 boyuta indi. Eski logo, daha temiz, daha samimi, daha yalın, daha esnek ve köklerine dönüşü simgeleyen yeni logo ile değişti. Yeni logoda her zaman olduğu gibi yine Almanca Volks (Halk) ve Wagen (Araç) kelimelerinin baş harfleri yer alıyor. Yeni logonun, eskisinden en önemli farkı ise dijital ortama daha uygun olması. Türkiye’de yeni logoyu 2020 yılından itibaren kullanmaya başlayacağız.

İşte Volkswagen’in logo serüveni. İşte bizim logo ile gelmek istediğimiz son nokta.

0