Medyascope.tv’de canlı yayındayım

Emre Yusufi ile Çağdaş sanatçılar teknolojiyi nasıl kullanıyor? sorusuna cevap aradığımız yayın https://medyascope.tv/canli/ adresinde şu an yayında. Tıklayın seyredin.

Yayın detaylarını https://medyascope.tv/yayin/netizen-cagdas-sanatcilar-teknolojiyi-ne-kadar-kullaniyor/  adresinde bulabilirsiniz.

Agreement

Watching the world
From our window of life
Can we see all there is
That is real
That is right
To the distance so far
From our true understanding
Making us want more
Making us see lessThe fire
Making me clear
Making me fly
Spinning me ’round around
Spinning me ’roundThe fire within your eyes
This mystic time
I’ve known before
Once before
The flame within my heart
Agreements made
Are now realized
Like beforeSpeaking of worlds
Driven far far apart
How the innocence
Crushes the nature of things
To the point that we lose
All we’re trying to gain
Making us want more
Making us see lessThe fire
Making us clear
Making us fly
Spinning us ’round around
Spinning us ’roundThe fire within your eyes
This mystic time
I’ve known before
Once before
The flame within my heart
Agreements made
Are now realized
Like beforeThe fire
Making us clear
Making us fly
Spinning us ’round around
Spinning us ’roundThe flame
Making us clear
Making me fly
Spinning me ’round around
Spinning me ’roundAgreements of Trust
Agreements of Faith
Agreements of Truth
Agreements of Love
Agreements of Liberty
Agreements set you free
“Under the Power of Love”

Dijital Dönüşüm Hemen! Şimdi!

Önce petrol sonra virüs…. Önümüzdeki krizlerin iş dünyasını nereye götüreceği belli oldu. Önümüzde en azından 10 işgünü sürecek bir durgunluk dönemi var. Operasyonel iş yükünden kurtulduğumuz bu dönemlerde patronların daha çok çalışması gerekiyor. On günde yapılan bir yatırım, bir genişleme işler yoluna girdiğinde büyük avantajlara neden olur. ,
Tabii dünyanın ne tarafa gittiğini unutmadan! Dijital dönüşüm artık kaçınılmaz.
Yıllardır dijital dönüşümün telefon hattı ve web sitesinden daha ciddi bir konu olduğunu yazılarımda anlatıyorum. İşte şimdi dijital dönüşüm nereden başlamalı, daha net görünüyor. Krizin ilk haftasında, önce hangi biriminiz durduysa dijital dönüşüme oradan başlamanız gerekiyor. Sizi en çok yoran kısım sizin dijitaldeki yumuşak karnınız. Unutmayın bu süreçte her şirket önce farklı yerlerinden yara aldı.
Eğer işleriniz tamamen durduysa, hiç müşteriniz yoksa bilin ki iş alanınızı kademeli olarak ama ürününüzü hızla dijitalleştirmeniz gerekir. Eğer tahsilat yapamıyorsanız, tahsilat sisteminiz dijitalleştirmeniz gerekir. Eğer üretiminiz durduysa, üretim bandınızı dijitalleştirmeniz gerekir. Tamamı hemen durduysa bilinki her şeyi ve hemen dijitalleştirmeniz gerekir. Süreci atlatacak kadar finansal gücünüz yoksa, finansman sisteminizi, varsa yatırımlarınızı dijitalleştirmeniz gerekir. Eğer yurt dışından ödemeniz gelmiyorsa tahsilatınızı eski yöntemlerle yapmamalısınız. İşte size fırsat, tahsilatınızı dijitalleştirin. Ödemelerinizi swift üzerinden yapmayın.
İş yapış şekillerini teker teker incelersek
Malumunuz virüs ve petrol krizleri bahane oldu. Hepimiz birşeylerin ters gittiğini sohbet ortamlarında zaten söylüyorduk. Perakende sektöründe, metrekare bazlı karlılık ciddi anlamlarda düştü. Hatta zincir markaların birçoğu mağazalarında zarar ediyor. Her ne kadar hijyenik bir yaşam alanı olsa da AVM’lerdeki mağaza çalışanları, uzun çalışma saatlerinden, gelirlerinin azlığından mutsuzlar. Bunu bu krizden önce de bazı markalarda isyan ederek gösterdiler. eTicarette markaların gelirleri artsa da birçoğu “click and brick” den internete geçemiyor. İşte bu geçişi sağlamak açısından, bundan daha iyi bir zaman bulunamaz. Kötü gidişata dur demek için doğru bir zaman. Uzun zamandır Migros’un önce internet sitesi, arkasından insansız kasasını yaymaktaki başarısı dikkate şayan. Bu dönem insansız kasa ve hatta insansız şubeleri denemek için çok doğru zaman.
Ne yazık ki tekstil sektörü şirketleri bu konuda o kadar şanslı değil. Ölçüler o kadar karışık ve markanın yorumuna açık ki; insanlar hala tekstil ve hatta ayakkabı bile alırken şüpheli yaklaşıyorlar. Markalar bu konuda çözüm bulmalılar. Bunun da yolu, yine dijitalde belki kamera ile ölçü belirlemeden geçiyor. Bu konuda Nike’ın harika bir çalışması var. Kendi sorunlarını çözdüler. Darısı diğer markaların başına.
Sanılanın aksine dijitalleşmeye en çok ihtiyaç duyan sektörler arasında Türk bankacılık sektörü var. Burada işe kağıtsız ofis yaklaşımı ile başlamak gerekiyor. Bu sayede bankalar dijitalde neyi eksik yaptıklarını daha net görecekler.
Arka arkaya gelen krizler çoğu sektör için endişe verici duruma geldi. Önümüzdeki günlerde bazı sektörlere devletlerin destek vermesi ihtimali var. Ancak bu sektörler, hükümetlerin öncelikli sektörleri olacağından bel bağlamamakta yarar var. Türkiye’de bu sektörler sanıyorum inşaat ve turizm olacak. İki sektörün de dijitalleşme ayağının çok da iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Umarım 80’li yıllarda Emlak Bank’ın olduğu gibi, inşaat sektörüne kalite getiren bir döneme gireriz.
Son olarak nispeten küçük bir sektör olamasına rağmen iletişim ve medyaya da bakmak gerek. Gurula söyleyebilirim ki benim bir süredir yazı yazdığım gruplar son beş yılın en hızlı dijitalleşen markaları. Gerek Businessweek gerekse HBR, uzun zamandır içeriğini daha çok dijitalden ulaştırmayı tercih ediyor. Ama medyada gerçekten dijital alanda kendini yenileyememiş çok kurum olduğunu da çok net görüyoruz. Son olarak iletişim sektöründe, özellikle basın ilişkilerinde Faselis, PR ajanslarının dijitalleşmesinde ciddi etki etti. Şimdi ise basın toplantılarının dijitalleşmeye başladığını görüyoruz. Ben kendi adıma destek amaçlı bu dönemde bana gelen bütün dijital basın toplantılarına katılıp soru soracağımın sözünü veriyorum. Zira artık dijital dönüşüm. Hemen! Şimdi!