Eklenmiş gerçeklik

Fizik tercihi yapacağımı söylediğimde ODTÜ Fizik mezunu hocam, bana hiç unutamayacağım bir bilgi vermişti. Bilimde ve teknolojide belli aralıklarla sıçrama noktaları ile karşılaşırız. Bilimde bu aralık yüz yılda birdir. İnsanın en yaratıcı yaşı otuzdur. İşte eğer iyi bir bilim adamı iseniz ve otuz yaşınızın doğum günü, bilimin en yüksek olduğu ana denk geliyorsa yaşadınız. İsminiz bilim tarihine geçecek demektir. Bu zamanlamayı tutturamıyorsanız o zaman çok ama çok çalışmanız gerekiyor demektir.

90’lı yıllarda Boğaziçi Üniversitesinde okurken, daha internet teknolojileri dünyada yeni gelişiyordu. O zamanlar, bilgisayarların üzerindeki merkezi işlemcilerin hangi aralıklarla sıçrama yapacağını Moore yasaları ile hemen söylemek mümkündü. Zamanla teknolojilerin çok hızlı devinimi, neredeyse sıçrama noktalarını görünmez hale getirdi. Bu nedenle bir süredir, konsantrasyonumuz her an yeni çıkan teknolojilere veriyorduk.

Son günlerde bir sıçrama noktasının başında olduğumuzu hissettiren çok ilginç gelişmeler oldu. Ticari ve daha görünen kısmından örnekler vermek gerekirse, bir çok ürün ve yazılımın yeni versiyonlarına geçtiğini görüyoruz. Birçok yazılımın bilgisayarlarımızdan çıkıp, internet bulutu üzerinde kullanılmaya başladığına şahit oluyoruz. İnternet bulutu, şalterinin kapatılması mümkün olmayan bir süper bilgisayar gibi davranmaya başlıyor. Yerel uygulamalar, bize yepyeni bir dünyanın ucunu göstermeye başlıyor. Bu yerelleştirme servisleri sayesinde bulunduğumuz yeri işaretliyor, yakındaki dostlarımız hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Acil kullanmak istediğimiz her hizmete, tarif sokak ismi hatta harita bile olmadan ulaşabilme imkanına sahip oluyoruz.

Bu yeniliklerin, kullanıcıların kafasında yer etmesi ile birlikte yeni ve şu ana kadar tahmin etmediğimiz yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmaya başlıyor. Bu ihtiyaçlar için geliştirilen yeni teknolojiler ise yeni istihdam alanların, yeni pazarlara kadar birçok konunun önünü açıyor.

İşte bu özel günlerde beni heyecanlandıran yepyeni bir teknolojinin ciddi çıkarımlalrı ile karşılaşacağız. Bu yeni teknolojinin ismi augmented reality yani eklenmiş gerçeklik. Bu teknoloji özellikle yüz, ses, yazı tanıma gibi hizmetlerle birlikte çok ilginç eklentilere imkan veriyor. Bir toplantıda yapılan konuşmayı beğendiniz ve konuşmacı ile iletişim kurmak istiyorsunuz. Telefonunuzu çıkarıp eklenmiş gerçeklik yazılımını çalıştırıyorsunuz. Telefonunuzun kamerasından konuşmacıya baktığınızda, eklenmiş gerçeklik yazılımı yüzü tanıyıp size kişinin hangi sosyal ağlara üye olduğundan, iletişim bilgilerine kadar herşeyi bulup getiriyor.

Bir kitabevinde, kitabı eklenmiş gerçeklik yazılımına okuttuğunuzda, size kitabın okuyucularının yorumlarını getiriyor. Hatta kitabı en ucuz alabileceğiniz yeri belirtebiliyor. Bu teknoloji oyun dünyasında da çok ilginç gelişmeleri sağlayacağa benziyor. Yıllar önce “roger rabbit’i kim öldürdü” ( who framed roger rabbit ) filminde gördüğümüz gerçeklik ve animasyon arasındaki etkileşim, anında ve canlı olarak gerçekleşiyor.

Benim öngörüm eklenmiş gerçekliğin, hayatımızda ciddi yer alacağı yönünde. Bu nedenle bu teknolojiye yatırım yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yazı ve ses tanımlama gibi desteklerin çok önemli olması nedeniyle de geliştirilecek yazılımların yerel olması zorunluluğu var. Bunu da Türkiyede faaliyet gösteren teknoloji firmalarına hatırlatmak isterim.