e-devlet nasıl tanıtılır?

Birkaç yıldır TÜHİD’in Altın Pusula yarışmasında jüri üyesiyim. Geçen yıl jüri toplantısının sonunda bu yıl için konuyu “e-devlet’in tanıtımı” gibi oldukça zor bir konu seçtik. Malumunuz piyasada bu kadar oyuncaklı marka güzel eğlenceli bir proje varken belki bu kadar “challenging” bir yarışma, PR’a hep eğlence gözü ile bakanlara pek de seksi gelmeyecektir. Ehh hayat her zaman keyifli konuları karşımıza getirmiyor. e-Devlet gibi son derece önemli ve sosyal sorumluluk içeren bir konu da hayatın bir parçası. Sırf bu nedenlerle bu sene yarışmaya çalışma veren herkesin PR sektöründe değerli birer isim olacağını düşünüyorum.

Çalışmaları teker teker inceledim. Geçen yıldan beri bu konuyla ilgili nasıl bir strateji belirlenmesi gerektiğini düşünüyordum. Benim kaşıma böyle bir proje gelse nasıl başlardım?

Önce e-devlet’in kelime anlamını nereden geldiğini incelerdim. Terimin ingilizce karşılığı e-government. Government kelimesinin karşılığı hükümet, governance idare etmek, hükmetmek demek. Peki bu Türkçedeki devlet nereden çıktı? Devletin ingilizcesi state, ancak biz e-state değil e-government’tan bahsediyoruz.

Demek ki birileri konuyu lokalize ederken manipüle etmiş!!! Demek ki birileri e-hükümet denirse ilgi çekmeyeceğini düşünmüş. Anlamın hafif kalacağını hissetmiş belki de. Demek ki biz bu konuyu halka anlatırken öneminden bahsetmeliyiz. Ancak başbakanımızın bahsettiği devletin vatandaşı ile yakın olması durumundan da uzaklaşmamak gerekşiyor. Zaten uzaklaşırsa kullanımı yaygınlaştırmak mümkün olmaz, olamaz…

Bu nedenle önemi vurgulayan ama sıcak bir proje olması lazım. Burada mecra ve proje için yüz seçmek gerekiyor. Konunun önemini vurgulamak açısından bana sorarsanız Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım’ın hepsinin tek bir karede buluşması hem çok çarpıcı hem de önemi anlatmada doğru olur. Ancak bunun dışında kullanımı anlatmak için de Okan Bayülgen gibi zeki ve sosyal sorumluluk sahibi bir isim doğru olacaktır. Bu projede her ağzını açtığında aldığı parayı ballandıra ballandıra anlatan bir ismin kullanılmaması gerektiğini düşünüyorum.

İncelediğim projelerde genel olarak e-devletin güvenilir olduğunun vurgulanması gerektiğinden bahsediliyordu. Ancak siber savaşların bu kadar yoğun olduğu bir dünyada güvenlik gibi verilemeyecek bir sözün tutulmasının doğru olmayacağını düşünüyorum. Bunun yerine son günlerde Esenyurt belediyesine ait bir projede bahsedildiği gibi kahveniz soğumadan tapu işlemlerinizi halledin gibi bir mesaj daha etkin olacaktır. Yani kolaylık, hızlı ulaşılabilme öncelik.

Mecra konusunda ise seçimi dikkatli yapmak lazım. Son dönemde dillere pelesenk edilen ve tam olarak anlamına bakılmaksızın her ortamda kullanılan Marshall McLuhan’ın “Medium is the message” işte burada çok önemli. Bu mesajı bir bilgisayar oyununa indirgeyemezsiniz!!!

Medium is the message ise bu mesajın mecrası, billboard, tv gibi geleneksel mecralarla başlamalı, oradan dijital mecraların sadece bir kısmına yayılmalıdır.

Gelen projelerin neredeyse hepsinin harika bir sunumu var. Stratejik iletişim planlaması formatı ile yapılmış. Bütün katılımcıları tebrik etmek gerekir. Ancak e-Devlet projelerinin stake holderları da son derece önemli, e-imza, mernis ile ilişkilendirmek de çok önemli ki; beğendiğim birçok projede bunu buldum.

Bu arada ne yazık ki; hiçbir projede e-devletin kullanımını yaygınlaştırmak için iptv gibi kolay ve güvenli bir mecraya taşımak anlamlıdır diyen bir çalışma ile karşılaşmadım.