İkinci ekranınızda ne görmek istersiniz?

Bu ay İngiltere’de eski ismi ile IPTV World Forum yeni ismi ile Connected Tv’de konuşmacıyım. Konuşma konum ikinci ekranlar.

Dilerseniz öncelikle bir ikinci ekran ne demek paylaşayım. Televizyon izleyicisi artık izlediği yayın ile iletişim kurmak istiyor. Bu bildiğimiz bir konu… ancak bir tartışma konusu bu ekranların ağırlıklı olarak ne amaçla kullanılacağı. İçinde benim de olduğum daha entellektüel bir dünyayı arzu edenler second screen lafını duyunca, bir bilgi ekranı anlıyorlar. Bunun iyi örneklerinden biri Formula yarışları. Yarış sırasında Paddock’ta oturduysanız çok iyi bilirsiniz, yarışı birkaç kameradan seyretme imkanınının yanında bir de bilgi ekranları sayesinde kim pit stpp yapmış, kim kaçıncı sırada, en iyi lap’i hangisi gibi birçok bilgiyi görebilirsiniz. İşte bunu iPad’de kullanır yarışı evinizde seyrederseniz bu bilgilere second screen, ikinci ekran yani tabletinizle ulaşırsınız.

Ama bir de karşı görüş var. Bilgi ekranlarını eğlence amacı ile kullananlar. İyi örneklerinden birisi bir bira firması tarafından yapılmış. Amaç evde maç seyreden kullanıcının 1 dakika içinde gol olacak iddiasında bulunması. Kazananlara ödül var. Amaç gol gelmeden tam bir dakika önce butona basmak. Bu da işin eğlence kısmı.

Benim görüşümü biraz derinleştirmek gerekirse, ben yeni dünyada herkesin bir broker gibi yaşamaya alışacağını düşünüyorum. Borsa’da iki tip veri vardır. Birisi enformatif, anlık veri. Kağıtların anlık fiyatları. İkincisi ise derinlik verisi. Bu veri ise, anlık verinin neden o şekilde olduğunu analiz etmeye yarayan veri. İşte bu ay Londra’daki organizasyonunda dünyanın televizyon teknolojileri konusundaki uzmanlarını ikinci ekranın derinlik verisi vermesi konusunda ikna etmeye çalışacağım.

Tabii bu çalışmanın yanında yeni teknolojileri de göreceğimi hissediyorum. İki yıldır Okan Üniversitesinde anlattığım IPTV derslerinde teorisini işlediğim OTT cihazları (ki artık bunlar cihazdan yazılıma terfi etti), Gateway TVler konusunda elle tutulur ürünleri inceleyeceğim.

Aslında hayat o kadar hızlı ilerliyor ki, eskiden donanımla aylar süren argelerle geliştirilecek bazı uygulamalar şimdi küçük bir yazılımla sağlanabiliyor.

Mesela birkaç gün önce tanıştığım bir mobil yazılım iMediaShare, eve giren dijital bütün görsel içeriği line alıp, evinizdeki kablosuz ağa bağlı olan bütün televizyonlara aynı anda dağıtabiliyor. Bunu bir donanımla yapmaya kalkışıp neredeyse bir yıla yakın süre arge çalışması yapan şirketler olduğunu biliyorum.

Gündem o kadar hızlı değişiyor ki artık büyük şirketlerin bir yılda yapacağı çalışmaları bir ayda bitiren küçük şirketler yeni dünyayı yönetiyor.