Sözünün eri olmak!

Son günlerde erlik, erkeklik pek de revaçta konular değil. Her ne kadar sosyal medya adam gibi adam arayan kadınların özlü sözleri ile dolu olsa da, hani korku filmlerindeki şişman gözlüklüler gibi ilk harcananlar bu tip insanlar oluyor. Çünkü erkliğin ego, iktidar ve kendine güvenle yakından ilişkisi var. En azından ben öyle düşünüyordum. Son bir ay yaşadığım bir olay düşüncelerimi değiştirdi. Sözünün eri olmak için egoya, güce, iktidara hatta erkek olmaya bile gereksinim yokmuş.

Yanılmıyorsam ekim, kasım aylarıydı. Bir mail aldım. Mailin kaynağı Ege Üniversitesiydi. Konuşma yapmam için çağırıyorlardı. Bu tip mailler çokca gelir. Hatta şu aralar eğitim sektöründe “iş” yapan öyle kötü şirketler biliyorum ki; sizden eğitim günü için söz alırlar. Siz de o günü bu faaliyet içn boş bırakmak uğruna birçok işi iptal edersiniz. Gün geldiğinde çıkmadan önce telefonla arar, eğitimin iptal edildiğini öğrenirsiniz. Tabii bu benim gibi verdiği eğitimlerle para kazanan biri için çok can sıkıcıdır. İşte ben bu şirketleri erksiz, hatta gereksiz ilan ediyorum. Reklamları olmasın diye de hiçbir yerde bahsetmiyorum.

Ege Üniversitesindeki öğrenci arkadaşlar ise benim bütün kötü duygu ve deneyimlerimi unutmama sebep olacak bir durum yarattılar. Malum yaşadıklarım nedeni ile bu arkadaşlara da güvenememiştim. Ancak arkadaşlar, çağırdıkları bilişim zirvesi için beni havaalanından alıp, dolu bir salona ulaştırdılar. Malum organizasyon zor iştir. Ancak arkadaşlar bunu büyük başarı ile gerçekleştirdiler. Arkasından da beni hava alanına bütün imkansızlıklarına rağmen ulaştırdılar. Bunu yapan Ege Üniversitesi mühendislik kulübü üyelerinden biri hariç neredeyse hepsi hanımdı. Üniversiteli genç arkadaşlar, bana sözünün eri olmak için erk sahibi olmak yerine, fedakarlık yapabilmenin geçerli olduğunu gösterdiler. Bu nedenle o arkadaşları ve onlar nezlinde bu kadar güzel öğrencilere sahip olduğu için Ege Üniversitesi yönetimini kutluyorum.

İsmine ne derseniz deyin, ben yeni kuşağın çok güçlü geldiğini düşünüyorum. Harflerle sınırlandırılan profillemelerde tanımlandıkları gibi değiller bence. Yeni kuşak ayakları yere basan, ne istediğini bilen, üretim odaklı ve sosyal bir kuşak.