7 Ölümcül Günah

Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddelerinden biri bulut teknolojilerin güvenliğini sorgulamamıza sebep olan Kate Upton, Jeniffer Lawrance gibi ünlülerin resimlerinin çalınması olayıydı. Apple ve güvenlik şirketleri daha nasıl gerçekleştirildiğini açıklayamasalar da ben konuyu başka bir noktadan, sosyal medyada çok tartışılan bir yönden bakacağım.
Her ne kadar Amerika’da bu resimlere bakmalı mıyız sorusuna, “intikam pornosu”, “insanı aşağılama” terimleri ile net bir hayır cevabı verilse de, Türk medyası reklam için trafik derdine düştüğü için resimleri bütün açıklığı ile web sitelerinde yayınladı.
Uzun zamandır, web sitelerinin trafiğini yukarı çekmek ve bu sayede reklam gelirlerini arttırmak için dakikada bir sitelerini “refesh” eden, fotoğraf galerileri ile haberi atomlarına ayıran, başlamamış maçın sayfasını geniş özet sayfası adıyla açan bu çılgınlar en sonunda kişisel mahremiyeti hiçe sayarak bu resimleri de yayınladılar. İşte onları bu noktaya getiren yedi ölümcül günah….
Avaritia (İng. greed) Açgözlülük (Mammon’a atfedilmiştir) : Bazı gazetelerin reklamcıları zaten küçük olan reklam pastasının tamamına sahip olmak istiyor.
Acedia (İng. sloth): Tembellik, miskinlik (Belphegor’a atfedilmiştir): Reklamcılar, rekabet için katma değerli projeler yapacaklarına, birim fiyatları aşağı çekiyorlar.
Luxuria (İng. lust) Şehvet düşkünlüğü (Asmodeus’a atfedilmiştir) : Trafiğin arttırılması baskısıyla karşılaşan site yöneticileri her türlü şehveti internet trafiği elde etmek için kullanıyor.
Gula (İng. gluttony): Oburluk (Beelzebub’a atfedilmiştir) : Ayrıca birçok gazetenin web sitesi markalarını büyük göstermek için teknoloji ve donanımlara ihtiyaç haricinde yüksek bedeller ödüyor.
Invidia (İng. envy): Kıskançlık, hasetlik (Leviathan’a atfedilmiştir) : Ancak, Türk pazarına sıkışan içerik üreticileri, evrensel standartlarda iletişim yapan gazetelerin trafiğini kıskanıyor ve sonunda sayfayı belli aralıklarla yenileyerek “refresh”, sitelerine gelen trafiği yalancı bir istatistik ile arttırmaya çalışıyor.
Ira (İng. wrath): Öfke, yıkıcılık, gazap etmek (Behemoth’a atfedilmiştir) : Ancak buna rağmen internet istediği trafiğe ulaşamayınca, bahane olarak içriğinin küçük siteler tarafından çalınmasını gösteriyor. Özellikle bilişim basınındaki küçük siteler bunun tam tersini düşünüyor.
Superbia (İng. pride): Kibir, kendini beğenmişlik (Lucifer’e atfedilmiştir) : Son notada içeriği kapatma kararı alınıyor. Ama ajanslardan, iletişim danışmanlarından alınan jenerik içeriğin dışında özgün içerik olarak elde sadece köşe yazarları kalıyor. Onun paylaşımını kendi üzerlerinden yapmaya çalışıyorlar. İşte kibrin son noktası.
Bir kurumu yanlış alınan bir karar batırmaz ama yanlış bakış açısı sonucu yanlış alınan birçok karar batırır. Hani gazetecilik ölüyor mu diye soruyorlar ya, böyle yanlış kararlar alınmaya devam edilirse hem gazetecilik ölür hem de fena itibarsız bir şekilde ölür…