Nerede yanlış yapıyoruz?

Benim yıllarla aram pek iyi değildir. Kolay kolay hatırlayamam ama yanlış hatırlamıyorsam 1997 yılında 1. Dünya Hava Oyunları organizasyonunu, Türk Hava Kurumu yapmıştı. Ben de organizasyonun internet süpervizörüydüm. (http://tinyurl.com/wag97 ). Türkiye’de web sitesini açmak için, “tr” alan adlarının tek sorumlusu “nic.tr” ile yazışmıştım. Atilla Özgit bey o zaman nuh demiş peygamber dememişti ve bana worldairgames.com.tr adresini vermemişti. Ancak diretmelerim sonucu worldairgames.org.tr adresini alabilmiştim.

Geçen yıllar içinde .nic.tr ile ilişkilerim daha iyi oldu ama alan adı alma sürem hiç azalmadı.  Bugünlerde yine zamanım bir dostumun alan adını almak için evrak toplamak ile geçiyor. Her ne kadar kişisel alan adı almak kolaylaşsa da hâlâ dünya normlarından çok uzak, çok zor ve ne yazık ki entegre değil.

Yine geçenlerde, özel bir iş için bir alan adı almaya karar verdim. İstediğim alan adı Sovyetler Birliği’ne aitti. Avrupalı bir alan adı şirketine bağlandım. Sovyetler Birliği’ne ait alan adını alma işleminin ve entegrasyonun var olduğunu gördüm. İnsan, Sovyetler Birliği deyince şöyle bir duruyor. Zaten onlar da sizi şaşırtmayıp pasaport numaranızı soruyorlar. Ama sandığınız gibi kontrol amacı ile değil. Eğer alan adınızı hacklemeye kalkarlarsa bir güvenlik olarak. Yani doğru pasaport numarası yazın demiyor ama unutmayın diyor. Evrak filan yok. Bağlanıyor satın alıyorsunuz.

Özelllikle örneğimi seçerken Amerika veya bir Avrupa ülkesi olmamasına özen gösterdim…

Yazdığım üç kitabın, sponsorluk anlaşmaları bitince, Türkiye’deki yayınevleri ile ilişkilerini kesip Amazon üzerinden yayınlamaya başladım. Bu sayede okuldaki öğrencilerim ve kitaba ulaşmak isteyen herkes kolaylıkla ulaşabiliyor. İsterse Kindle’larına indirebiliyor. Sipariş olması durumunda ise Amazon bir kitap basıp gönderiyor.

Bastığım kitaplardan evde kalmadığını fark ettim. Yazar özel kısmından, kitaplarımdan birer tane sipariş ettim. Aradan yaklaşık birkaç gün geçtiğinde Amazon’dan bir yazı aldım. Türkiye Cumhuriyeti Gümrüğü istediğim kitapların sayısının yılda beşi geçmesini istemiyormuş. Bu nedenle bir form doldurup buraya şirketsem vergi dairesi ve vergi numaramı, şahıssam vatandaşlık numaramı yazmam gerekiyormuş. Her siparişim için ayrı bir form doldurmam gerekiyor ve bu formları doldurmadan kitaplarım yola çıkmıyor.

Ben yanlış hatırlamıyorsam, devlet vatandaşının işlerini kolaylaştırmak, ona güvenli bir ortam sağlamak için var. Birinci örneği okuyan birçok teknoloji sever “tr” alan adı sağlayıcı “nic.tr” ile BTK arasında bir davanın olduğunu söyleyecektir. Ancak bence bu iki örnek de çok belirgin şekilde vatandaşını ikinci sınıf gören uygulamalar. Bu nedenle dava filan beklenmeden düzeltilmesi gerekiyor. Bunun için nic.tr yönetimini ve Gümrük Bakanlığı’nı işleyişi gözden geçirmeye ve gerekli acil düzenlemeleri yapmaya davet ediyorum.