Ölü bir atı ne yaparsınız?

18 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleşen Turkcell Liderler Konferansı’nda bu sene konuk koltuğunda eğlence sektörüne damga vuran önemli bir isim vardı.

Uzun zamandır hafta sonları çok bir şey yapmamayı tercih ediyorum. Ancak bu hafta Turkcell Liderler zirvesi’ndeydim. Zirvenin konuşmacısıMicheal Eisner‘dı. Eisner televizyonculuk ve show biz konusunda etkin isimlerden biri, eski Walt Disney CEO‘su…

Türk halkı tarafından çok bilinmese de Amerika’da çok seyredilen ve ekol sayılan ABC televizyonunda başladığı kariyerine 84 yılında zarar eden Walt Disney‘in başına geçerek devam etmiş. Eisner döneminde Walt Disney’in değeri 20 yılda 20 kat artmış. Bu tarafından bakıldığında özellikle gösteri dünyasının guru yöneticilerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Hele Steve Jobs‘ın kurduğu Pixar ile stratejik işbirliği yaparak,Kayıp Balık Nemo, Oyuncak Hikayesi, Sevimli Canavarlar gibi başarılı filmler yaptığını göz önüne alırsak. Eisner’ın konuşması ağırlıklı olarak iş hayatında ortaklık üzerineydi. Zaten kitapları da bu yönde ancak iki konu benim çok dikkatimi çekti. Birincisi gösterdiği bir videoydu. Bunu aslında neredeyse bir yıl önce görmüştüm.

Video iPhone’da karınca oyunu oynayan bir kurbağa üzerineydi! Eminim çoğunuz bunun tam olarak nasıl gerçekleştiğini tahmin edemediniz !İşte böyle…

Video eğlenceli olmakla birlikte Eisner’ın yorumu benim için daha eğlenceliydi. Eisner, “İşte böyle gösteri dünyasında samimi değilseniz videonun sonundaki gibi izleyici sizi ısırır. Hatta kurbağadan farklı olarak izleyici samimiyetsizliği daha erken fark eder”. Uzun süredir televizyonlarda çalışan biri olarak, bu yorumun benim için önemi büyüktü. Özellikle televizyonların elden ele değişti şu günlerde, bir televizyon kanalını yönetmekle, herhangi bir şirketi yönetmek arasındaki inanılmaz farkın ne olduğunu daha net göreceğiz. Eisner, bunun dışında yöneticilere mikro yönetimi öğütledi. Tabii işin bu kısmında ben makro yönetimin yanında mikro yönetim yapılmasından bahsettiğini düşünüyorum. Hatta eminim.

Tabii bir de konuşmaya girerken bahsettiği ölü at metaforu oldukça dikkat çekiciydi. Ben bu metaforun görünen kısmını değil buzdağının altını size anlatmak istiyorum. Eisner ölü bir ata binmeye devam eder misiniz? diye başladı söze. Bu aslında onun iş hayatına nasıl baktığını, bir şirketi nasıl gördüğünü anlatan bir bakış açısıydı. Soruya iş dünyasında birçok kişinin aslında yürümeyen işlere ölü ata biner gibi bağlandıklarını söyledi.

Ölü bir atı ne yaparsınız sorusuna farklı örnekler yarattı…

• Ölü bir atı parçalar, parçalara binmeye mi çalışırsınız?

• Ölü atı görevinden alır süpervizör mü yaparsınız?

• Ölü atın üzerine bir sürücü daha alır daha hızlı koşması için kırbaçlar mısınız?

• Ölü atın üzerinden inmeyip bir gün dirilmesini mi beklersiniz.

Yoksa ölü attan inip, koşan bir ata mı binersiniz?

Bu konuşmanın başındaki metafordu, ancak benim için ezcümle olması doğruydu. Hepimiz hayatlarımıza bakıp hangi ölü atlara bindiğimizi göz önünden geçirmeliyiz…

Ölü atlar hayatımızın neresinde? Acaba biten bir ilişkimizde mi? Hala olmasını hayal ettiğimiz bir terfide mi? Hiç sahip olamadığımız spor arabada mı? Ölü atı hayatımızın neresinde saklıyoruz acaba?

Eğlence sektörünün gurularından kabul edilen 1942 doğumlu iş adamı Michael Eisner, kariyerine ABC televizyonunda başladı. 1976’da başkanı olduğu Paramount Pictures‘ı gişe birinciliğine taşıyan Eisner, 1984’te Walt Disney Company‘nin Yönetimi Kurulu Başkanı ve CEO’su oldu. Başına geldiğinde neredeyse zarar eden Walt Disney’in değeri, onun yönetimindeki 20 yılda 20 kat arttı. “Tema Park” işinde büyük fırsat gördü ve bu alana yatırım yaparak büyük başarı sağladı. 90’ların sonlarında Eisner teknolojinin geleceğini görerek yeni teknoloji bilgisayar animasyonlarına yatırım yapmaya başladı. Steve Jobs’ın kurduğu inovatif Pixar ile stratejik iş birliği yaparak yaptı. 2005’te medya ve eğlence sektöründe gelişim/umut vadeden firmalara yatırım yapan The Tornante Company‘i kurdu. Teknolojinin gelişen yönünü gören Eisner, bağımsız Vuguru stüdyosuna yatırım yaparak markası ile dijital ve uluslararası platformda tüm dünyaya hitap eden içerikler üretiyor. Vuguru’nun ilk prodüksyonu, Prom Queen, bir internet çılgınlığı ve hayran kitlesi yarattı. Tornante bünyesinde Vuguru, Topps, Activate, Tornante Animationşirketleri yer almaktadır.

Eisner’in bugüne dek yazdığı kitaplar: Kitapları: Work in Progress, Working Together ve Camp.