Oyun sektörü izlenimleri

Beni tanıyan ve takip edenler bilirler öyle oyun oynamakla çok da ilgim yoktur. Üniversite döneminde herkes gibi biraz simcity oynamıştım. Hayatımda tek bitirdiğim oyun diablo’dur. Açıkcası oyun benim için hep kenarından seyrettiğim bir deneyim alanı olmuştur.
Ancak geçenlerde dünyada tüketilen video içeriği konusunda konuşurken, yıllardır vevo ile de sabitlediğim, emin olduğum müzik içeriğinin öncülüğü kaybetmiş olduğunu farkettim. Dünyada en çom tüketilen video içeriği artık oyunmuş!
Yıllardır oyun sektörünün, holywood’u geçeceği yönündeki söylemleri inanarak destekleyen birisi olarak, ben de gözümü bu sektöre ve orada yaşananlara diktim. İlk bilgi kaynağım, bana ulaşan basın bültenleriydi. Oyun severler diye bir arama yaptığımda, Riot Games’in Ülker Arena’da oyun severleri bir araya getirdiği bültenini farkettim. Açıkcası youtube’den videosunu açıp seyretmeseydim, basın bültenindeki rakamlarda mübalağa olduğunu düşünecektim. Ancak gerçekten onbinler bir araya gelmişti.
Kendi açımdan bakıldığında sanıyorum özellikle bu oyun konsölleri ile nintendo wii çıktığında ilgilenmiştim. Hem hareket yapıp hem de oyun oynama fikrinin nasıl olacağını görmek için bir cihazı evime kurdurmuştum. Bir iki hafta geç saatlerde de gelsem projeksiyona bağlı cihazla tam bir duvar büyüklüğünde bir ekranda tenis oynamak makul gelmişti. Hatta o dönemde bana misafir olan anneme bir gece o cihazı açtığımda sabaha kadar oynadığını şaşkınlıkla izlemiştim. Ancak bir kaç hafta sonra açılmayan bir cihaz olduğunu farkedip kaldırttım.
IPTV konusundaki ilk çalışmalarım döneminde, salonda duran bir oyun konsölünün iptv yada o zaman konmamış ismi ile ott tv olarak kullanılabileceği yolundaki çılgın projemi, Boğaziçi Üniversitesindeki Doğal Zeka şirketinin sahibi Altuğ Şimşek ile paylaşmıştım. Altuğ her zamanki gibi, fikrimin arkasında durmuştu. Aynı dönemlerde şu Türkiye’ye gelmesi yılan hikayesine dönen XBox’ın video on demand ile dizileri hd kalitesinde yayına ilettiği çokca konuşulmaya başlamıştı.
Ancak bunlar oyun sektörünün film endüstrisi gibi hem de her saniye içerik üreten bir kaynak şeklinde çalışmasını açıklamıyor. İki konsöl iki farklı strateji kullanmışlardı. Biri ayakta ve hareket eden oyuncular ki fikri bana cazip gelmekle birlikte bir süre sonra ilgimi bile çekmedi. İkincisi hali hazırda bizim premium video içeriği olarak tanımladığımız içeriğin satışı.
Playstation’ı ilk farketmem yanılmıyorsam ps2 ile oldu. Grafik kalitesinin yüksekliği sebebi ile bir roketi havada idar edebilme özelliğinin bulunduğu yolunda kulaktan kulağa dolaşan dedikodularla hayatımıza girdi. Sony iki konsölden farklı olarak gerçeğe yakın animasyon kalitesi ile ön plana çıkmayı tercih etti. Geldiği noktada ise inanılmaz bir görsel şölen sunuyor.
Oyun sektörünü incelemeye başlamamdan kısa bir süre sonra youtube’ün bir milyar dolarlık bir teklif vermesi doğru yol üzerinde olduğumu hissetmeme sebep oldu. Hemen twitch’i imcelemeye başladım. İlk bağlandığımda site Türkiye’den bağlandığımı anlamış olmalı ki; beni Riot Games’in kanalına yönlendirdi. Yanılmıyorsam o an kanalda onbin kişi oynanan oyunu izliyordu. İki anlatıcı, sanıyorum bir ingilizce anlatım kanalı ve onbin kişilik bir izleyici kitlesi. Tabii ilk işim bu onbin kişinin gerçekliğini sınamak oldu. Bunun için çok alengirli bir çalışmaya gerek yoktu, twitch ekranında sağ alttaki sohbet penceresi bunu çok net şekilde belli ediyordu. Sohbet ekranında konuşmacıların anlatış tarzından tutunda, stratejik konularda yazışan yüzlerce insan vardı.
Twitch’te video oyunlarını seyredebiliyor olmak için kaliteli grafiklerle videolar üreten oyunlara ihtiyaç var tabii. Bu konuda daha önce de söylediğim gibi Sony Playstation hep öncelikli oldu. Yani bilgisayar oyunlarının katma değerinin arkasında yine Sony var. Satılan onmilyon playstaion da bu çabanın meyvesi. Ancak tabii sony’i sadece oyun donanımı satan bir şirket olarak tanımlamak çok da doğru değil. Last of us isimli oyunun yeniden pazara sürülmesinin arkasında yine sony var. Açık söylemek gerekirse oyunun hikayesinden, insan animasyonlarının kalitesinden etkilenmemek neredeyse imkansız. Bu videoyu seyredince, oyun sektöründe ciddi değişiklikler olduğunu hissettim ve kendimi güncellemek için üç donanım şirketine de yeni cihazlarını görmek istediğime dair mesaj attım.
Bu arada kararlarımı doğru alabilmek için bir de kaliteli görüntü sistemine ihtiyacım olacaktı. Uzun zamandır bütün markaların televizyonlarını test eden biri olarak özellikle LG’nin ulaştığı kaliteyi çok beğeniyorum. Onlar da bu denemem için OLED bir cihaz yolladılar.
Öncelikle şunu söylemleyim ki playstationın ses ve grafik kalitesi, bizi çevreleyen OLED televizyonun özellikleri ile birleşince, aksiyon filmlerinin birçoğundan aldığınızdan fazla zevk alıyorsunuz. Ben daaha önce de bahsettiğim gibi iyi bir oyuncu değilim, bu denemeyi de genel olarak ne hissettirdiklerini anlamak için yapıyorum. Ancak playstation beni bir oyuncu değil bir televizyoncu olarak çok etkiledi. Konu, grafikler, efektler, animasyon kalitesi iyi bir televizyonda gerçeklik hissini ciddi anlamda yükseltiyor. Önce last of us: remastered’ınoyun öncesi hikayesini seyrettim. Özellikle diyalogların olduğu anlarda yüz mimikleri, vücut hareketleri benim diyen oyuncuya taş çıkaracak kalitedeydi.
Fakat malum iyi bir oyuncu olmadığım için uzun süre bekleyemedim. Son dönemde bir diğer ilgi alanım olan kafes dövüşlerinin en önemli markalarından biri olan UFC’yi yükledim. Eğitim süreci uzun sürüyor. Benim gibi arcade oyunlar dışında birşey oynamamış biri için bu tam bir profesyonellik alanı. İkinci önemli sorun ise kinnect gibi bir hareket bazlı komuta sisteminin olmaması. Ezberlemeniz gereken neredeyse on sekiz civarı. Tuş ve bu tuşların kombinasyonları var. Gerçi biraz bu tip oyunları oynamış biri için büyük kısma aşina olabiliyorsunuz, yalnız iş kick boksdan uzaklaşıp, jui jitsu’ya döndüğünden yerden kalkmak tam bir mesele….
Bu anlatımdan da anlayacağınız gibi Sony oyunları insanı gerçekten oyunun içine çekiyor.
Sanıyorum oyun dünyası bundan sonra Sony’nin çizdiği yoldan ilerleyecek. Benim kadar az oyun oynayan biri bu konuda ahkam kesmemeli bu nedenle söylediklerimi tavsiye niteliğinde görmekte yarar var, ancak uzun zamandır teknoloji ve iş dünyası yazanbiri olarak, bu noktadaki öngörülerimin gelecek birkaç yılda realize olduğunu sanıyprum göreceğiz. Ancak oyun sektörü profesyonelleri bilmeli ki bu sektör daha çok büyüyecek.

One thought on “Oyun sektörü izlenimleri

Yorumlar kapatıldı.