Dijital bir fay hattına doğru tam hız gidiyoruz

Gelin şu ülkenin keşmekeşinden kurtulup, dünyada sizinle bir tur atalım…

Son on yıla ismini yazdıran teknoloji şirketlerinin hepsinin yeni stratejilerle bambaşka konularda çalışmaya başladığını göreceksiniz. Geçen on yılın starı Google ile başlayalım mesela… Google 3.2 milyar dolara Nest‘i satın aldı. Sonra Amerikan ordusuna dört ayaklı insansız koşan robotları üreten Boston Dynamics‘i… Sonra Bot&Dolly, Holomni, Meka Robotics,Redwood Robotics ve Shaft.inc‘i… Tabii bunlardan önce yüz tanımlama sistemi Viewdle ve yapay zeka şirketi Deep Mind‘ı…

Buradan ne anlıyoruz? Google yapay sinir ağları, yapay zeka ve robot konusundaki birçok şirket ile yüz tanıma sistemi, ev otomasyon sistemini arama motoru le kurduğu çekirdeğin etrafına sarmayı planlıyor. Google’ın genel stratejisi yatırım yap, sonra bırak büyüsün eğer hayatta kalırsa diğerleri entegre et gibi son derece agresif bir strateji…

Bunun yanında elinde ağırlık olan Motorola‘yı Lenovo‘ya satmak için el sıkıştı. Tabii Facebook‘un da eli Android toplamıyor.. Onlar daha yazılım odaklı gidiyorlar. Yüz tanıma şirketi Face‘i satın aldı.. Bunun yanında Microsoft son gücünü evlerin salonlarına, buluta ve biraz da yapay sinir ağlarına harcadı. Amazon bu noktada çok net yatırımlar yapan bir şirket ve daha net kurallar koydu. Tabletleri ile tüketici elektroniğine net giriş yapan şirket, bulut tarafında dünyanın en organize ve başarılı yapılarından birine sahip. Hatta bu konuda o kadar başarılı ki; sadece S3 üzerinde bütün iş planını yapmış yüzlerce büyük marka var.

Yani herkes bizim şu aralar pek de önemsemediğimiz birçok konuya hakim olmanın, bu alanlarda ürünler çıkarmanın derdinde. Zaten internet of things, bir dönem API‘ların ürettiği katma değerin onlarca katını üretebilecek durumda. Yani siz küçük kavgaların peşinde koşarken, internet ve sosyal medyaya entegre olmaya çalışırken, dünya sürücüsüz araçlar, evlere paket taşıyan hava araçları, ses tanıma sistemi ile oluşturulan bağlantı ekonomisiyle gümbür gümbür geliyor.

Akıllı telefonlarda olup da kullanamadığımız ve entegre olacağı bilgi kaynakları olmayan sanal asistanlar İngiltere‘de bana en yakın kepekli pizza yapan restoranı ara dediğinizde şakır şakır yapıyor ya da bana üç otobüs ve bir metro aktarmaları ile gideceğim B noktasına tam olarak kaçta giderim sorusuna tam ve dakikası dakikasına cevap veriyor. Türkiye’de siz ayrı ayrı trafik bilgisi, yol bilgisi bakıyorsunuz ya, İngiltere’de yola çıkarken gideceğiniz yerin posta kodunu telefonunuza fısıldamanız yetiyor. Türkiye’de kendi yaptığımız posta kodu sistemini bile çalıştıramıyorken, onlar onlarca yıldır bunu kullanmaya devam ediyorlar. Bir ara neredeyse kaçan treni yakalıyoruz zannetmiştim, ama benimki nafile bir umutmuş….