Eticaret rakamları bizi 2023’e götürür mü?

Geçen hafta Bolu’da yapacağım bir konuşmaya hazırlanmak için daha önce hazırladığım sunumlardan eticaret ile ilgili olanları gözden geçirdim. Konuya en yakın olanlardan biri birkaç sene önce DemSA grup’a eticarette geleceği anlattığım sunumdu. Ancak birşeyi farkettim eticarette dünya çok hızlı değişmiş.
Geçen süreçle ilgili farkettiklerimi sizinle de paylaşmak istiyorum. Öncelikle eticaret dünyasında batının ağırığı doğuya kaymış. Burada dikkat edilmesi gereken iki önemli konu var. Öncelik alım gücü ve eticareti kullananların sayısı. Bu tarafta hala batının GSMH’dan düşen pay nedeniyle ağırlıkları söz konusu. Çok kazanıp çok harcıyorlar. Ancak satın aldıkları ürünlerin büyük kısmını doğudan alıyorlar.
Özellikle Çin’in eticarette ciddi bir üstünlüğü var. Bunun önemli sebeplerinden birinin daha lüks üretime kayamamış olan makul fiyatlı ama kaliteli ürünleri olduğunu düşünüyorum. Hemen arkasından Hindistan ve Brezilya geliyor. Arkasındaki blok ise sizi çok şaşırtacak. Rusya, Kanada, İngiltere, Amerika ve Güney Kore. Bence bu blok ilk ondan düşme trendinde. Alttan ise benim de favorilerimden biri Japonya geliyor.
İnternette ticareti en çok yapılan ürün hala hazırgiyim. Bu sektör özellikle “hızlı moda” kavramı ile birlikte ciddi anlamda üretim ve satış alanlarından birisi. Geçmiş rakamlara baktığımda hazır giyimin oranını yükselterek birinci gittiğini görüyorum. İlginç olan ise, lüks tüketimin hazır giyimde daha etkin bir rakama ulaşamamış olması. Bu da yükselince çok özel bir durum olmazsa hazır giyim farkı ciddi anlamda açacak.
Gelelim Türkiye’nin bu tablodaki yerine. Dünya’da 2013 yılı eticaret hacmi 3,93 trilyon TL iken, Türkiye’nin bu hacimdeki miktarı 50 milyar TL. Yani dünya eticaret hacminin binde 1’inden biraz fazla.
Her geçen gün eticaret’in konvansiyonel ticaretteki payı artarken, Türkiye’nin bu alandaki kesin başarısızlığı, bu konuda yatırım yapacak olanları da etkiliyor. Bu da bizi hiç istemeyeceğimiz bir döngüye sokuyor. Arz azaldıkça talepte aşağı çekiliyor. Başarısız projeler artıyor bu arzı daha çok aşağı çekiyor. Alınacak birşey kalmayınca talep de düşüyor ve bu yeniden arzı negatif yönde etkiliyor.
Bir ülkenin dünyanın en büyük ekonomileri arasına girmesi için bütün sektörlerde bunu gerçekleştirmesi gerektiği, tek bir sektör ve onun babayiğitleri ile bunun yapılmayacağı kesinse.
Şimdi sormak istiyorum 2023, 2073 projelerini gerçekleştirmek için bu eticaret rakamları size yeterli geliyor mu? Kaldı ki eticaret sektörünün düyada gelişen bir yapısı olduğunu varsayarsak bu rakamların aynı veya yakın büyümesi durumunda, Türkiye’nin oranı binde 1’lerin altına inecektir. 2073’de ise bu oran ne olur siz tahmin edin!