Televizyonun Geleceği

Gelecek haftanın başında OTT World Summit için İngiltere’ye gideceğim. Bu yıl öncelikle bir panelde konuşacağım. Konumuz ikinci ekranlar’ın medya tüketimine etkileri. Panelistlerin çoğu internetle ilgili bildiğiniz şirketlerden. Şarkı tanıma platformu Shazam’ın satış müdürü, Ericsson’ın Televizyon ve Medya Başkan Yardımcısı, şarkı dinleme platformu Spotify’ın platform ilişkileri yöneticisi ve cihazlar arası görüntü paylaşım protokolü DLNA’in yöneticileri.
Yapılan son araştırmalar tablet ve akıllı telefon sahiplerinin yüzde 85’inin televizyon seyrederken cihazlarını da kullandıklarını gösteriyor. Yine araştırma sonuçlarına göre çoğunluğu televizyonda izledikleri konuda konuşmayı tercih ediyor.  Ben Türkiye gibi akıllı telefonlara olan talebin çok yüksek olduğu ve sosyal medya kullanımının da pek de azımsanmayacak rakamlarda olduğu bir  ülkenin iptv derneği başkanı olarak, ikinci ekranın eklenmiş gerçeklik ile kullanımından ve buradan ortaya çıkan yeni reklam modellerinden bahsedeceğim. Sosyal medyanın yerini iptv ve ott tv platformlarında yapının üzerinde oluşan yeni paylaşım alanlarının alacağından bu durumun sosyal medyadaki televizyon içeriğini azaltacağından bahsedeceğim.
Çarşamba günü ise televizyon içeriğine izleyicinin farklı platformlarda ulaşması için nasıl projeler üretilmesi gerektiği konusunda farklı çözümler içeren bir konuşma yapacağım. Her yeni platform yeni bir izleyici kitlesi oluşturmakla birlikte televizyon profesyonelleri birden fazla platformun avantajlarını kullanmayı bilen izleyicilerin oluşması gerektiği noktasında birleşiyorlar. Hepimizin beklentisi, hangi dağıtım kanalında olursa olsun izleyici ve içerik arasındaki köprüyü en güçlü şekli ile atmak.
Bu noktadan bakıldığında herkesin merak ettiği televizyonun geleceği konusunda benim öngörüm, televizyonun basitçe içerik ile izleyicinin etkileşimi olacağı yolunda. Aradaki, medyumun ne olduğunun önemi artık ortadan kalkacak. McLuhan’ın meşhur sözü ( medium is the message ) bu yeni dünyada tarih olacak gibi görünüyor. Yeni dünyada medya, reciever ( yani alıcı, izleyici ) ile mesaj arasındaki etkileşim olacak gibi görünüyor.
Zaten bir süredir “ben televizyon izlemiyorum” diyenlerin aslında içerikten değil, içeriğin iletildiği lineer yapının, karşıdaki kişileri standardize eden, onları en alt zeka seviyesinden tanımlayan yapısına olan şikayetlerinden oluştuğunu görüyorum.
Bu konuda benimle yapılan detaylı röportajı http://ottworldsummit.com/fight-network-iptv-is-the-biggest-challenge-for-ott/ adresinde okuyabilirsiniz.