internet insanlığın şizofreni ile en büyük savaşıdır

Darwin’in bıraktığı yerden insanın evrimine devam etmek istiyorum. Eskiden hayatta doğrular ve yanlışlar vardı. Mesela Galile engizisyon mahkemesinde iken her iki tarafta doğruları savunduğunu düşünüyordu.

Bana sorarsanız ikisi de yanlıştı….

Hani bizim bir sözümüz vardır iki kere ikinin dört ettiği gibi. Bakıyorum son dönemde bu entellektüel ortamlarda sarf edilmiyor edilirse de birisi hangi modda, hangi düzlemde ve kaç olmasını istiyorsun diye sorabiliyor. Artık hepimiz biliyoruz ki; doğruların ve yanlışların bir yaşama süreci var. Doğuyorlar büyüyorlar, eğer popülerlerse ürüyorlar ve ölüyorlar. Eistein’in dediği gibi dahiyane olan basiti bulmaktır. Bu söylemde de görüyoruz ki en basit gerçekler en uzun yaşayanlar. e=mc^2 işte bunun en basit örneklerinden biri. Fizikte en basit ve en az özel sabitin bulunduğu formüller en doğal, en gerçek ve en uzun süre yaşayanlar.

Gelelim internet ile şizofreni arasındaki ilişkiye. Şimdiye kadar, bu kadar net şekillendiremiyordum ama internet haftası sürecinde yaptığım konuşmalar ve  aldığım paylaşımlar bana gösterdi ki; internetten önceki hayatımızda çoğumuz bulunduğu ortamda farklı karakter özelliği gösteriyorlar. Hatta bu özellikler karakter kırılımlarına kadar gidiyor. Dışarda yöneticilik yapıp, evinde köle haline gelen insanlarla ilgili latifeleri hepimiz biliriz.

Bunun en ileri noktası; interneti de böyle bir mecra zannedip, internet üzerinde cinsiyet değiştiren insanlardı. Karakter kırılımı yaşayan bu şizofrenik insanlar şimdiye kadar birçok ortamda kafasına göre takılıyorlardı. Ancak internet ufak ufak ortamları birbirleri ile birleştirmeye başalayınca bunun ne kadar imkansız olduğu görülmeye başlandı. Şizofren kişilikler kendilerini birkaç siteye sıkıştırılmış hissetmeye başladılar. Bunların nerelede olduğunu herkes çok iyi biliyor. Bu kişilerin en büyük mutsuzluğu facebook oldu. Gerçek kişileri ön plana alan facebook çok canlarını yaktı Bu nedenle bu şizofrenler facebookdan hiç de sevgiyle söz etmezler.

Sonra twitter verified account çıkardı. Bu da ikinci büyük saldırı idi….

Şimdi devletlerin canlarını yakacak yeni durumlar oluşmaya başladı. Wikileaks, şizofren devletlerin korkulu rüyası olmaya başladı. Bakalım kapalı kapılar olmadan gerçekten cesurca konuşmayı bilen kimler var?

Kim insanları kırmama bahanesinin ardına gizlenmeden her ortamda aynı olmayı başaracak.

Yani devletler, kurumlar ve insanlar için bakalım kim olduğu gibi görünecek, ya da göründüğü gibi olabilecek.

Efendim wikileaks başınıza gelmesin diye yıllar önce ne güzel demiş.

“Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” diye