Telekomunikasyon sektörünün başına gelen Enerjinin başına gelmesin

Eminim hepiniz Türk Telekom’un sancılı özelleşme sürecini, o süreçte yaşananları hatırlar. Eski Bakan Binali Yıldırım telekomunikasyon sektöründeki süreci hem liberalleşmeyi hem de özelleştirmeyi gerçekleştirdik diye kahramanlık hikayesi olarak anlatır. Sonuç ortada “Özelleşmiş” koca bir Türk Telekom (ki yeni kararla daha da büyüyor), karşısında Superonline ve birkaç küçük ve ayakta durmaya çalışan servis sağlayıcı. Bu durumda  telekomunikasyon sektöründe rekabetçi ve şeffaf bir yapının oluşturulamadığı konusunda herkes hem fikir.

Şimdi benzer bir durum enerji sektöründe yaşanmaya başladı. Ben elektrik perakende satışının özelleştiğini daha geçenlerde öğrendim. Ama her dokunduğumda sektörden ah işittim. Neler mi oluyor?

Bir kere büyük dağıtım şirketleri, aynı zamanda da perakende satış hizmeti veriyorlar. Biz telekomunikasyon sektöründe Türk Telekom’la TTnet’i bu sebeple ayırmadık mı? Birbirinin tedarikçisi olan iki şirketin olması durumunda o sektörde rekabetçi bir yapı nasıl oluşur?!?

Böyle olunca bizi özelleşmiş yapı içinde yeni kurulmuş elektrik perakende satış şirketlerine kim nasıl ulaşatıracak. Sakın ulaşamıyorlarsa hata onların demeyin zira bu şirketlerin sayısı 1 değil iki değil tam 203 şirket var. Ama bir tanesi bile kapınızı çalmıyor.

Üstelik bu iş telekominikasyon sektöründeki gibi evinize kendi modemini ve sistemini kurmayı da gerektirmiyor. Sadece ben buradan elektrik almak istiyorum diyorsunuz ve geçiyorsunuz.

Geçiyorsunuz dedim ama o lafın gelişi, zira geçemiyorsunuz. Malum bir sözleşme yapana kadar siz dağıtım şirketinin abonesi duurmundasınız. Bu nedenle geçiş için tıpkı telekom sektöründe olduğu gibi kullandığınız şirkete bu abone geçiş yapacak diye diğer şirket bilgi veriyor. Telekom’da yanılmıyorsam 7 gün gibi çok uzun bir sürede onay geliyor. Ancak enerjide daha hızlı şekilde red geliyor. Red edilen başvuruların oranı çok yüksek. Yani geçiş yapanlar bir elin parmaklarını geçmiyor. Red sebepleri ise çeşitli. Abone bilgileri doğru doldurmamış deniyor, kullanım miktarı şirket değiştirmeye uygun değil deniyor. İşte bu benim duyduğum en komik gerekçe ve düzenleme.

Efendim, eğer elektrik perakende satış şirketinizi değiştirmek istiyorsanız belli bir miktar elektrik kullanmanız gerekiyor. Yani her isteyen değişiklik yapamıyor. Üst limit olsa anlarım da alt limit çok komik. Zira büyük dağıtım şirketlerinde onların çok sevmediği az kullanımlı müşteriler kalmış oluyor. Halbuki o aboneler, küçük satış şirketleri için çok ama çok önemli. Dolayısı ile o aboneler küçük şirktlere geçebilse daha iyi bir hizmet imkanına sahip olacaklar. Üç taraf da kazanacak. Ama ne yazık ki bu gerçekleşmiyor.

Enerji sektöründeki sorunlar bunlarla da bitmiyor. Telekomunikasyonda işleri iyice sarpa sardırmışken, şimdi de aynı durum enerji sektöründe yaşatmayalım. Abone geçiş için alt sınırı kaldırıp, küçük satış şirketlerinin büyümesine imkan tanıyalım. O şirketlerden çıkan bir hizmet fikri belki de Türkiye’de enerji sektörünü değiştirecek ve vatandaşın yararına olacaktır. rekabetçi ve şefaf olmayan her sektör Türkiye’nin ve vatandaşın zararınadır.