En değerli video içeriğe nasıl ulaşılır?

Gerçek anlamda dünyada en geniş tanımı ile üç tür içerik var. Bunlardan ilki premium içerik diye geçen, yüksek kalitede ve ciddi maliyetlerle üretilmiş içerik.

Video dünyasında filmler, TV dizileri tam da bu içeriğin parçası. Bu türden içeriğin telif haklarını özellikle dağıtım şirketleri ellerinde tutuyorlar. Ulaşması zor ve maliyetli bir içerik. İkinci tür, user generated content dediğimiz, kullancıların ürettiği maliyeti düşük içerik. Bu türün takipcisi öyle çok değil, bu nedenle güçlü bir trafik yaratmak için ciddi derecede altyapı çalışması yapmak gerekir. İyi örneklerinden biri Youtube.

Benim üçüncü bir tür olarak tanımladığım niş içerikler var. Bunları bulmak için zeki ve maliyeti önemseyen bir yapınız olması gerekiyor. Bu içeriklerin büyük çoğunluğu premium ama maliyetsiz. Hatta büyük kısmı sıfır dolar. Aslında yıllardır gözümüzün önünde buna uygun birçok içerik var…

Bunlardan birini yıllardır Türkiye’de IPTV, OTT TV hizmetleri veren şirketlere söylemiş olmama rağmen hiçbiri bu bilgiyi değerlendirmeyi başaramadı. Geçenlerde sanki benden duymuş gibi bu içeriği apple tv dünya çapında sistemine yükledi. Kullanmaya başladı. TEDtalks ismi verilen bu içerik hem maliyetsiz hem de premium içerik. İzleycisi AB grubu. Yani yüksek bütçeli reklamların kullanaılabileceği bir içerik.

Yıllar önce Doğan TV Holding’de özel projeler danışmanı olduğum dönemde yine buna benzer bir içeriği önermiştim. Dsmart kurulmak üzere olduğundan bu içeriği sisteme eklemeye zamanım olmadan ayrıldım. Bu içerik telif hakları düşmüş ama klasik haline gelmiş filmlerdi. Bir nevi long tail olan bu filmleri hala seyretmekten büyük keyf alan bir kitlenin olduğunu unutmamak gerek. Bu filmlerin yüksek çözünürlüklü versiyonlarına ulaşmak son derece kolay. Mesela Cyrano De Bergerac’ın meşhur tiradını seyretmek isteyen, ben hur’un ilk versiyonundaki özel bölümleri izlemek isteyenlerin hala çok olduğunu düşünüyorum. Gazap Üzümleri gibi bir filmin ilk çekimine ulaşmak sizce eğlenceli olmaz mı? Bir akşam evde otururken Yul Brynner’ın klasik filmlerini seyretmek nasıl olurdu?