TBD Kamu-BİD ardından TBD dergisine verdiğim mülakat

tbd1tbd2

SORULAR
 
1-Bilişim Danışmanı ve akademisyen olarak öncelikle e-ticaretteki en son ve en yeni yenilikçi yaklaşımların neler olduğuna ilişkin değerlendirmenizi alabilir miyiz?
e-ticaret internet gibi her an devinim halinde olan çok özel bir konu. İnternetten farklı olarak hem teknik hem de beşeri bağlantıları devinim halinde. Sözgelimi 90’lı yılların sonunda eticareti anlatırken, herkes bana “hocam biz Türk’ler domatesi koklayarak alırız, kimse internetten almaz derken” ilk başarılı eticaret projelerinden biri domates satarak gerçekleşen bir zincir markete aitti. O nedenle işin beşeri kısmını da unutmadan öngörülerde bulunmak şart. İnsanlar eticarete ayak uydurdukça, öncelikle bütün mecralar eticaretin parçası haline gelecek, müşteri alışverişini bitirdiğinde aldığıürünün eline hemen geçmesini isteyecek. Bu da eticaret sitelerini müşteri alışverişi gerçekleştirmeden tahmin etmesini gerektirecek gelişmeleri ortaya koyacak. Biz buna predictive analytics yani “anticipatory” diyoruz.
2-e-ticaret faaliyetlerinde bilinen klasik ticaretten farklı hangi yönler kullanılıyor?
eticaret klasik ticaretten neredeyse her şekliyle farklı. Yatırım, yatırımın yönetimi, proje, proje yönetimi,finansal yönetimler neredeyse taban tabana zıt. Bu nedenle ticarette başarılı olan her şirketin eticarette de başarılı olacağı yolunda bir yorum son derece yanlıştır. Hatta geleneksel yöntemlerle yapılan ticaretle neredeyse taban tabana zıt olduğundan başarısızlık oranı daha da yüksektir.
3-15-18 Ekim 2015 tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne’de gerçekleştirilen 17. Kamu BİB etkinliğindeki konuşmanızda, dünyadaki büyük şirketlerin çoğunun gelecek 10 yıl içinde büyük bir ihtimalle olmayacağını belirtiniz.  Ayrıca “10 yıl önce e-ticaret dediğimiz artık sadece ticaret” dediniz. Şirketlerin ekonomideki yeni yaklaşımlara ayak uydurup ayakta kalması için neleri dikkat etmesi ve yapması gerekiyor?  Şirketleri “yok” olmaktan ne kurtarır, kurtuluş yolu nedir?
15-18 Ekim 2015 tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne’de gerçekleştirilen 17. Kamu BİB etkinliğindeki konuşmamı merak edenler ve dinleyiciler için https://atifunaldi.com.tr/2015/10/26/e-ticaret-ve-yenilikci-yaklasimlar-kamu-bib-konusmam/ adresine yükledim. Bu konuşmanın en can alıcı kısımları sizin bahsettiğiniz gibi gelecek 10 yılda özellikle Fortune 500 şirketlerinin bir çoğunun yok olacağını gösteren araştırma. Bu yıkıcı akımdan kurtulmanın tek yolu dijital dönüşüm. Şirketler bunu en kısa zamanda gerçekleştirmek durumundalar. Üstelik sanılanın aksine finans sektçründen bilişim sektörüne kadar birçok firma da bu dönüşümü sanılanın aksine gerçekleştirebilmiş değil. Yani bu sadece dijitalle ilişkisi olmayan şirketler için geçerli değil.
4-Yine aynı konuşmanızda, “Sosyal CRM” kavramını kullandınız. “Sosyal CRM”ı tanımlar mısınız?
SosyalCRM dijital dönüşümün kavramları da nasıl değiştirdiğini gösteren ilginç bir örnek. Ülkemizde de birçok marka geleneksel CRM’de başarılı olamazken sosyalCRM sayesinde müşterisine hem daha hızlı hem de daha ucuz ulaşma imkanını buldu. Bu da CRM’de yüksek verimlilik getirdi. İşte dijital dönüşüm tam da böyle birşey sizi hızlandırıp, verimliliğinizi arttırırken çoğunlukla maliyetlerinizi düşürüyor. Ancak tabii iyi bir rehbere ciddi anlamda ihtiyaç var. Yoksa tam bir masraf kapısı olabilir.
5-Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nde eğitim aldığınız yıllarda Türkiye’de ilk kez iki bilgisayarı telefon hatları üzerinden konuşturan BBS sistemini kurarak, Türkiye’deki ilk internet ağını oluşturduğunuzu öğrendik.  BBS sistemini kısaca anlatır mısınız? Halen bu sistem kullanılıyor mu? Nerelerde kullanılıyor?
 BBS Bulletin Board Systems’in kısaltılması. Biz o dönemlerde bağlan bilgi al servisi olarak Türkçeleştirmiştik. Bu sistem iki bilgisayarın birbiri ile bağlanması ve menüler yoluyla sunucuya bir takım bilgileri bırakmasını sağlayan bir dial-up sistemdi. İlk kullandığımız yazılım Remote Access v1.0 bu işlemi oluşturduğumuz menu ve açılış ekranları ile gerçekleştiriyordu. Türkiye’de ilk kurduğumuz BBS SoftCom’dan sonra, İstanbul, Doruk gibi BBS’ler kuruldu. SoftCom artık Kanada’da bir hosting şirketi olarak hizmet veriyor. Benim ilişkim Kanada’ya giderken kesildi. İlginçtir diğer BBS’ler de çoğunlukla hosting hizmeti vererek devam ediyor.
6-Bilişim ve bilgi teknolojileri sektörüne yönelik gerçekleştirdiğiniz ilkleri, (Farenin Kuyruğu ve RadyoNet programları,  ve Anadolu.Net vb)  bizimle paylaşır mısınız?
Anadolu.net, Softcom BBS’den sonra BES ile ortak kurduğumuz, ortakları arasında Müjde Ar ve Atilla Özdemiroğlu’nun bulunduğu Türkiye’nin ilk ISS idi. Ben bu şirketin genel müdürülüğü görevini üstlendim.  Farenin Kuyruğu o zamanki ismi ile Radyo Kulüp, şimdiki ismi ile Radyo D’de yapılmış Türkiye’nin ilk bilişim tabanlı radyo programıydı. Konuklarımız telefonla bağlanır teknoloji hakkında sorular sorar, fikirlerini paylaşırlardı. Radyo Kulüp’ün genel müdürü Haluk Ar o dönemde geleceği görmüş ve programımızı yayın akışına almıştı. Haluk bey daha sonra bu vizyonu geliştirerek, RadyoNet isimli bir kuşağı başlattı. RadyoNet, Radyo D ve Kanal D ortak yayınıydı. Yayının sesi radyodan, görüntü ise bilgisayarlar aracılığı o an render edilerek ulaştırılıyordu. Sistemin yayın koordinatörü, gösterilen yazılımların programcısı ve operatörlüğünü yaptım. Bu yayını daha sonra Kanal 6’da da yaptık.
7-Elektronik ticarete atılmak için doğru zaman nedir? E-ticarete adım atmak isteyenler adım adım neler yapmalı? E-ticaret uygulamasının başarısızlıkla sonuçlanmaması için nelere dikkat edilmeli? Bu işin riskleri nelerdir, kısaca anlatır mısınız?
 Eticarete atılmak için doğru zaman dündü. Her şirket faaliyet alanı  ne olursa olsun bunu mutlaka çoktan düşünmüş olmalı.  Ancak tabii ki her yatırım gibi bu yatırımı da ölçüp biçmeden yapamazsınız. Öncelikle hangi alanda nasıl bir çalışma yapılacağı konusunda bir bilene danışmak önemlidir. Bir feasibilite raporu çıkarmak şarttır. Danışmanlık eticaretin en önemli parçalarından biridir. Bir projenin başarısının arkasında ya inatla yapılmış denemler ve para kayıpları ya da başarılı bir danışman vardır.
8-Elektronik Ticaret Siteleri ve İşletmecileri Derneği (ETİCAD) yönetimindesiniz. Derneğiniz ne zaman ve hangi amaçla kuruldu? Çok geniş ve kapsamlı bir kavram olan e-ticaret ekosistemi hangi unsurlardan oluşuyor? Dernek olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
ETİCAD, 2011 yılında eticaret’in bilinirliğinin arttırılması ve ekosistemin tamamının birlik içinde olması amacı ile kurulmuştur. Bu ekosistem ödeme sistemlerinden, programcılara, sunucudan lojistik sistemlerine kadar her parçayı içerir. Derneğimiz bahsi geçen her alanda faaliyet gösteren partilerle ilişkide bulunur, onları birbirleri ile ilişkilendirir.

9-Türkiye’deki e-ticaret siteleri ve işletmecileri, mevcut teknik ve yasal sıkıntıları aşabilmek için bir arada olmanın öneminin farkındalar mı? E-ticaret siteleri ve işletmecilerinin halen yaşadıkları en önemli teknik ve yasal sıkıntı nedir? E-ticaretin önündeki engelleri aşmak için dernek olarak çözüm önerileriniz var mı?

Tabii ki Türkiye’deki eticaret siteleri işletmeleri ve hatta bu ekosistemin herhangi bir yerinde bulunan şirketler de, pazarı büyütmek adına ETİCAD’ın bir parçası olmanın öneminin farkındalar. Daha önce de bahsettiğim gibi eticaret çok dinamik bir pazar. Bu nedenle sorunlar devamlı değişiklik ve çeşitlilik gösteriyor. Bu değişiklilik derginiz basılana kadar biel gerçekleşebilir ancak sorun tam olarak ne olursa olsun, ETİCAD bu sorunları çözmek için çalışmalarını yapmaya başlamıştır.