Türk iş dünyası dijital dönüşüme hazır mı?

IBM aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 70 ülkeden 5.247 üst düzey yönetici ile yüz yüze görüşmeler yaparak hazırladığı IBM Global C-Suite Study 2015 araştırmasının sonuçlarını gerçekleştirdiği Business Connect etkinliğinde açıkladı. İş dünyasının önceliklerini ve öngörülerini analiz eden araştırmaya Türkiye’den de 165 üst düzey yönetici katıldı.

IBM Global C-Suite Study 2015 araştırmasının sonuçlarına göre tüm dünyada üst düzey yöneticilerin korkulu rüyası, tamamen farklı bir iş modeli ile piyasaya giren bir rakibin sektördeki diğer firmaları yerle bir etmesi olarak açıklanan “Uber Sendromu”… Rekabetin de yeniden tanımlandığı günümüz iş dünyasında IBM’in araştırması ise liderlerin geleceğe nasıl baktığını, trendleri nasıl belirlediklerini ve şirketlerini “yıkım (disruption) çağında” nasıl konumladıklarını inceliyor.

70 ülke ve 21 sektörden 5.247 üst düzey yönetici ile yapılan yüz yüze görüşmeler sonucunda ortaya çıkan araştırma şirketlerin rekabetçi avantaj elde etmeleri için “dijital istilaya hazır olma”, “panoramik bir bakış açısı yaratma” ve “ilk ol, en iyi ol, ya da hiç olma” başlıkları altında üç temel öncelik ortaya koyuyor.

Türkiye’de “her yerden” çalışma trendi ön planda…

IBM Global C-Suite Study 2015 araştırması sonuçlarına göre üst düzey yöneticiler (%70) önümüzdeki 3-5 yıllık dönem içerisinde iş yapış biçimlerini en çok etkileyecek trendi “endüstri yakınlaşması” olarak görüyor. Türkiye sonuçlarına bakıldığında ise “her yerden” çalışma trendinin ön plana çıktığı görülüyor (%59).

En büyük tehlike henüz rakip olarak tanımlanmamış rakipler…

İki yıl önce yapılan araştırma sonuçlarına göre, yeni rakiplerin faaliyet gösterdikleri kendi sektörlerinden geleceğini düşünen üst düzey yöneticiler bu yıl yapılan araştırmada endüstri dışından gelecek rakipler konusunda oldukça endişeli… Tüm dünyada araştırmaya katılan üst düzey yöneticilerin yüzde 54’ü Türkiye’den katılan yöneticilerin ise yüzde 49’u rekabetin sektör dışından geleceğini düşünüyor.

CEO’lar 2012 yılından beri en büyük dış etken olarak teknolojiyi görüyor…

Hem global hem de Türkiye sonuçlarına bakıldığında, CEO’ların çoğunluğu teknolojiyi şirketlerini etkileyen en büyük faktör olarak ön plana çıkartıyor. Türkiye’den araştırmaya katılan CEO’ların yüzde 75’i 3-5 yıl içerisinde teknolojinin kurumlarını ciddi ölçüde etkileyeceğini düşünüyor.

Müşteri etkileşimi gelecekte daha da dijitalleşecek…

Kognitif teknolojilerin kullanımı ile iş dünyasında yeni keşiflerin kapıları açılırken müşteri etkileşimi de daha online hale geliyor. Türkiye’den araştırmaya katılan üst düzey yöneticilerin yüzde 92 gibi büyük bir çoğunluğu dijital/sanal etkileşimin büyük bir artış göstereceğini düşünüyor. Tüm dünyada ise bu oran yüzde 81 olarak görülüyor.

Türk yöneticiler daha kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi oluşturmak için yeni teknolojileri kullanmayı düşünüyor. Tüm dünyada yöneticiler kurumlarının müşteriler ile olan etkileşimini değiştirmeyi planlarken, daha dijital ve kişiselleştirilmiş deneyimler yaratma konusuna olan ilgi her geçen gün artıyor.

İnovasyon için daha fazla işbirliği…

Üst düzey yöneticilerin yarısından çoğu dış kaynaklardan gelecek inovasyon arayışı içerisinde… Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 56’sı, tüm dünyadan araştırmaya katılan üst düzey yöneticilerin ise yüzde 54’ü inovasyon için üçüncü partiler ile daha fazla işbirliği ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 84’ü ise iş ortağı network’ünü genişletmeyi planlıyor.

IBM Global C-Suite Study 2015 araştırması iş liderlerinden aldığı öngörü ve analizler ile firmaların geleceğe hazırlanmasına da yardımcı oluyor. Araştırma, şirketlerin günümüzde dijital istilaya hazır olmaları için üç öneri getiriyor. Hızlı değişim gösteren pazarlarda tarihi verilerin sınırlı bir önemi olduğunu belirten araştırma en önemli karaların müşterilere en yakın kişiler tarafından alınmasını öneriyor. Araştırmanın sunduğu ikinci önerisi ise şirketlerin yeni iş ortakları kurmak için planlarını yoğunlaştırması… Son olarak Alibaba, eBay, Spotify ve WhatsApp gibi şirketlerin ortak özelliklerinin diğer şirketlerin müşterilerine ulaştıkları sanal bir network’te kilit nokta haline gelmeleri olduğunu söyleyen araştırma, farklı satıcı ve alıcıların buluştuğu, bilgi alışverişinde bulunduğu, öngörülerini paylaştığı ve etkili bir ekosistem oluşturduğu bir online forum alanı yaratmanın doğru bir strateji olduğunu belirtiyor.

İş dünyasında gelecek neler getirecek?

Hem Türkiye hem de global sonuçlara bakıldığında araştırmaya katılan üst düzey yöneticilerin çoğunluğu gelecek 3-5 yıl içerisinde bulut bilişim ve hizmetleri (%61), mobil çözümler (%75) ve Nesnelerin İnterneti (%59) kavramlarının iş dünyasını domine edeceğini düşünüyor. Yakın gelecekte güvenlik konusunun en önemli risk alanı olduğunu düşünen üst düzey yöneticiler özellikle Türkiye’de yüzde 76 oranında bilişim güvenliği risklerinin ön planda olacağını söylüyor.

Araştırmaya göre Türkiye’de üst düzey yöneticiler yeni trendleri belirlemede hala geleneksel tekniklere başvuruyor. Yöneticilerin yüzde 85’i beyin fırtınası, yüzde 59’u öngörü analitiği ve yüzde 38’i simülasyonlara başvuruyor. Türkiye’deki yöneticilerin birçoğu (%48) kognitif teknolojilerin iş yapış biçimlerini kökten değiştireceğine inanıyor.

Şirketlerin panoramik bir bakış açısı yaratmaları için üç öneri getiren IBM Global C-Suite Study 2015 araştırması; her nekadar hiçbir teknolojinin gelecekte neler yaşanacağını birebir bilmesinin mümkün olmadığını belirtse de öngörü ve kognitif analitik kullarak gerçek zamanlı veriler ile tahmin yeteneklerini artırmanın şirketlere artı değer katacağını söylüyor. İkinci olarak şirketlerin kendi uzman öngörü ekiplerini kurmasını öneren araştırma, olasılığa dayalı muhakeme teknikleri kullanma alanında eğitimli kişilerin daha doğru tahminler yaptığını ortaya koyuyor. Son olarak dünyaya çevre merkezli bir bakış açısı ile yaklaşmanın öneminden bahseden araştırma; şirketlerin ekosistemlerindeki tüm işletmelerin kapasitelerini bu doğrultuda değerlendirmelerini öneriyor.

Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin çoğu teknolojideki değişimin iş modellerini tekrardan değerlendirmelerine neden olacağını düşünüyor. Yüzde 78 oranında ürün/hizmet portföyünün, yüzde 76 oranında dağıtım kanallarının ve yüzde 74 oranında işletme modelinin tekrardan değerlendirileceği öngörülüyor.

Sadece mobil bir uygulama olan Uber’in piyasa değeri dünyadaki tüm araç kiralama şirketlerinin toplam değerinden fazla…

Tüm dünyadan araştırmaya katılan üst düzey yöneticilerin yüzde 80’i yeni iş modelleri üzerinde çalışıyor veya çalışmayı düşünüyor. Türkiye’de ise üst düzey yöneticiler yeni bir iş modeli ararken yüzde 51 oranında ekosistem içerisindeki iş ortakları ile birlikte çalışarak yeni yollar ile değer yaratma anlamına gelen “açık” iş modelini tercih ediyor. Yeni bir iş modelini başlatırken veya piyasaya yeni bir ürün sunarken Türkiye’deki liderlerin yüzde 70’i “ilk olmayı” tercih ediyor.

Sektöründe ilk ya da en iyi olmak için üç öneride bulunan araştırma; şirketlerin var olan güçlü yönlerine odaklanmanın ve arkalarından gelen rakiplerinden ders almanın hali hazırda yaptıkları şeyin aynısını yapmalarına neden olacağını söyleyerek bilinmeyen alanları keşfetmelerini öneriyor. İkinci olarak şirketlerin kuruluşlarına yakın bir yerde bir inovasyon merkezi kurarak yeni iş modelleri ve hizmetleri konusunda Ar-Ge çalışmaları yapmasını söyleyen araştırma, umut veren prototiplerin bilgili ve heyecanlı müşterilerden oluşan bir grup üzerinde test edilmesini öneriyor. Son olarak araştırma; teknolojik gelişmelerin hızla yaşandığı günümüzde pazarda öncü konuma gelmenin zor olması sebebiyle yeni bir iş modeli, ürün ya da hizmeti başlatırken hızlı olmayı ve büyük oynamayı öneriyor.

IBM Global C-Suite Study 2015 Araştırması Hakkında

IBM Global C-Suite Study 2015 araştırması Kuzey Amerika, Orta ve Güney Amerika, Barı Avrupa, Orta Doğu ve Afrika, Orta ve Doğu Avrupa, Asya Pasifik, Japonya olmak üzere 70 ülkeden 5.247 üst düzey yöneticinin katılımı ile hazırlandı. Türkiye’den 165 yöneticinin katıldığı araştırma kapsamında 818 CEO (Chief Executive Officer), 643 CFO (Chief Financial Officer), 601 CHRO (Chief Human Resources Officer), 1.805 CIO (Chief Information Officer), 723 CMO (Chief Marketing Officer, 657 COO (Chief Operating Officer) ile yüz yüze görüşmeler yapıldı. Bu araştırma IBM’in 2003 yılından beri üst düzey yöneticilerle gerçekleştirdiği 18.; tüm üst düzey yöneticileri aynı zaman dilimi içerisinde değerlendiren 2. çalışma niteliğini taşıyor ve 21 farklı sektörden iş liderlerinin vizyonlarını bir araya getiriyor.