Repütasyon sayıyla olmaz!

Geçenlerde bir danışanım ekonomist dergisinde bu konuda yapılmış bir dosyadan bahsedince merak edip araştırdım. Ekonomist dergisi de ne yazık ki bu hataya kapılanlardan. Her ne kadar listeye giren işadamlarından bir kısmının hesabını danışmanı olduğum zamanlarda ben açmış olsam da hesaplamasını özellikle twitterdaki takipçi sayılarına göre yapmış.
Onlineitibaryonetimi.com’u tasarlarken klout benzeri bir dijital itibar notu oluşturmak istedim. Sistem verdiğim twitter hesabındaki bazı bilgilere ulaşıp bir denklem üzerinden bir itibar notu hesaplıyordu. Denklemin içinde twitter takipçi sayısı en ağırlıksız kısımdı. Aslında bu  parametrenin etkisini o kadar azaltmak istiyordum ki; özellikle fake hesapları da bu listeden çıkarmak istiyordum. Yaptığım araştırmalar bu fake hesapların iki şekilde bir hesaba dahil olduğu yönündeydi. Birincisi kendisi fake hesap alanlar. İkincisi ise bir hediye yada asıl takip edenin bilinmemesi amacı ile fake hesapla takip edilenler.
Birincinin nasıl çalıştığını bulmak için kendi twitter hesabımı kullandım. İki farklı yerden kullanıcı satın aldım. Ortak özellikleri bu gelen fake hesapların mutlaka bir ülkenin isimleri üzerinden düzenlenmiş olmasıydı. Yani Türkçe bir hesabı 24.000 arap takip ediyorsa yada güney koreli bu ciddi bir fake hesap popülasyonunu işaret ediyordu.
İkincisi ise bu kişiler bir bot ile oluşturdukları ve aynı oranda kişiye takip için satıldğı için, takip ettikleri ve takip edilenleri sayısı eşitti. Mesela 24.000 kullanıcımın hepsi 70 kişi tarafından takip edilen, 71 kişiyi takp eden bir listeydi. Bu bilgileri algoritmama yerleştirince gerçek bir repütasyon derecelendirmesi yapabilecektim. Bu arada bu kullanıcıların daha sonra bir anda kaybolduğunu da gözlemledim. Benim hesabımdaki alınmış bütün fake takipciler bir süre sonra silindi. Geriye bunu anladığını iddia eden sözde sosyal medya uzmanlarının kendini ispat yazı ve videoları kaldı. O kadar skora odaklı yaşıyorlar ki bunun ne amaçla olduğunu anlayamadılar. Hoş ben de anlamalarını beklemiyorum, ne de olsa zeka seviyesi ancak belli bir seviyenin üstüne çıktığında empati yada sorma gibi entellektüel faaliyetler oluşabiliyor.
Ancak bir önemli problem daha vardı. Twitter kullanıcı sayısı bazında kendini ispat derdine düştüğü için fake hesaplarla savaşmıyor. Facebook’u değerli kılanın da bu olduğunu düşünüyorum. Her ay yüzbinlerce hesapla savaşıyor.
Yıllardır, danışanlarıma, konferanslardaki dinleyicilerime, televizyonda izleyicilerime hep aynı şeyi söylüyorum. Reputasyon sayıyla olmaz. Bir blog’u takip eden sayısından o blogun değerli bir blog olduğuna, bir twitter hesabını çok kişi takip ediyor diye, o kişinin önemli olduğu fikrine sahip olamazsınız.