Görmezden gelemeyeceğiniz 6 teknolojik trend

Single Digital Market
Yıllardır internet üzerinde bulunan herkese netizen denildiğini ve birbirlerinden ayrılamayacağını çeşitli şekilllerde söylüyorum. Hatta bu konuda internette aslında bir ayrımcılık yapıldığını daha önce yazdığım yazıların İngilizce ve Fransızca versiyonlarını researchgate’de de bulabilirsiniz. Sanıyorum Avrupa Birliği de benim ulaştığım noktaya ulaştı. Ancak hala ayrımcılık yaparak sadece kendi vatandaşları için bu konuda düzenleme yapıyor. Ancak aslında niyeti çok da masum olmayan bu fikrin uzun vadede bizi çok iyi bir yöne yönelteceğini düşünüyorum.
Single Digital Market, isminden de anlaşılacağı gibi, dijital dünyada yapılan alımların lokasyon bağımsız seyahati, telif yasalarının yumuşaması gibi sorun yaşadığımız konularda çözümler içeriyor. Keşke bu konularda yıllardır yaptığım uyarılar dikkate alınsaydı da Türkiye’de bu alanda bir çalışma yapmış olsaydı. Ancak burada da takipçi olmaya devam edeceğimizi görüyorum. İşin komik tarafı asıl sorunu biz yaşıyor olmamıza rağmen bu konuda vatandaşının durumunu iyileştirmeyi Avrupa Birliği yapıyor.
Machine learning on device
Malum yeni dönemin en önemli konularından biri yapay zeka. Eskiden algoritma yöntemi ile çalışan yapay zeka artık elinizdeki anlamsız, karışık verileri teker teker inceleyip öğreniyor. Buna machine learning diyoruz. Bu ilk olarak yeni nesil ekonominin krallarını ortaya çıkardı. Hani ortalıkta büyük internet şirketlerinin profilleme için verilerimizi kullandığı dedikodusu varya. Aslında bunun bir kısmı doğru. Yeni nesil yapay zekanın motoru machine learning’in yakıtı verinin ta kendisi. Ne kadar çok veri yüklerseniz o kadar net sonuçlar alıyorsunuz. Abur cubur gibi görünse bile belli bir miktarın üzerinde bilgi ile beslenmiş bir yapay zekanın bize hayatın anlamını bile söyleyebileceğini iddia eden bilim adamları var. Ama emin olun bu sorunun cevabı ‘Otostopçunun Galaksi Rehberi’nde olduğu gibi 42 değil!
Zaten konumuz bu şirketlerin kendilerini farklılaştırmak için kullandıkları verilerimizden ziyade yeni nesil cihazlarımızda çokca göreceğimiz, bizim bilgilerimizden öğrenen yeni nesil asistanlarımız. Bu cihazlar bizim verilerimizi yakıt yapıp sonucunda bize özel kişiselleşmiş cevapları veriyor. Bu kişiselleştirme yaklaşımı çok ciddi gelişmelere gebe. Mesela karakteri oln ve bunu bize göre şekillendiren yeni nesil asistanlar çok yakınımızda. Tabii hemen ‘her’ filmindeki senaryoya aklınız gitmesinç Biz siberpunk’ın distopyanın değil aydınlık bir geleceğin beklentisi içindeyiz.
 Instagram reklamları
Reklamcıların bu dönemlerde çok da fazla mecra sorunu yaşamadığını düşünüyorum. Ancak son 5 yılın eticaretine kadınların hakim olduğunu göz önüne alırsak, instagramdan reklam yapmanın da son derece önemli olduğunu görürüz. Türkiye’de twitter gibi instagram da reklamverene çok yakın davranmıyor. Daha doğrusu davranmıyordu. Artık instagrama büyük veya düşük bütçeli reklam vermek iseyen markalara bu imkanı sağlayan bir ajans var. 2medya.com bu konuda faaliyet gösteren Türkiye’deki tek ajans. Alternatif mecralar içinde etkili olanlardan biri olan instagram aynı zamanda geri dönüşü yüksek bir reklam mecrası olacak gibi görünüyor.
3D Printer
Bu yeni teknolojiden devamlı bahsediyoruz. Üstelik o kadar geniş bir alanı varki… Mars’ta bir koloni kurulursa ilk gidecek cihazın, herşeyi basacak 3d printer olmasından tutun da, yedek organ basımına kadar heryerde yakında bu cihazları göreceğiz. 90’lı yıllarda video kaset kiralayan, ikibinlerin başında operatör bayisi olan mahalle aralarındaki küçük yerlerin de yakında birer 3d printer ile mahallelilinin ihtiyaçlarını karşılayacaklarından bahsediliyor.
Ben de konuyu Türkiye’de makul fiyatlara 3d printer üreten bir kişi ile konuştum. Emesys  şirketinin genel müdürü Hakan Ertan, bu cihazları üretiyor… Daha doğrusu basıyor.
Hatırlayanlar bilir ilk çıktığında dot matrix, çok ses ve düşük kalite baskı yapan yazıcılar vardı. Sonra laser ve ink jet yazıcılar oldu. Hakan bey 3d printer teknolojisinin de daha dot matrix zamanlarını yaadığını yani daha çok yolu olduğunu söyledi.
Yani bu sayfalarda daha çok 3d printer yazısı okuyacaksınız!
Hackathon
Öncelikle Hack kelimesinin İngilizce’deki anlamının bizdeki gibi yakıp yıkmak olmadığını söylemek lazım. Hacker bir konuyu en iyi bilen kişi demek. Bunu kötüye kullanan kişi demek değil. Hackathon’a bu gözle bakmanızı tavsiye ederim.
Yazılım dünyasının yeni buluşu aslında eski bir fikrin devamı. Altın Örümcek’i ilk planladığımızda aslında kafamızda web sitesi profesyonellerini bir araya getirip takımlar kurup bir konuda siteler planlamak vardı. ARtık yazılım üretim programlar o kadar ilerledi ki artık birkaç günde koca bir servisi belki iş modellerini bile hesaba alarak üretebilliyorsunuz. İşte hackathon bu işin zirveye ulaştığı organizasyonlardan biri. Türkiye’de farklı hackathonlar var. Bunlardan biri de Garanti Bankasına ait. http://hackathon.ganati.com.tr adresinden ulaşabileceğiniz bu organizasyon, finans sektöründeki API’ların da kullanılabildiği ilk hackathon olma özelliğini taşıyor. Sonucu çok merak ettiğim projelerden biri.
Sanal Gerçeklik
Bu alan da üç boyutlu yazıcılar gibi dönüp dolaşıp karşımıza çıkıyor. Aslında alanın en eskisi o zaman avatar dünyası dediğimiz secondlife… Hala çalışıyor ve büyük ihtimalle çok yeni bir dünyanın parçası olacak. Ancak şu anda yeni dünyalar değil sanal gerçekliği yaşabileceğimiz cihazlar revaçta. Oculus Rift’i facebook’un almasından sonra google birçok telefonla kullanılabilecek bir karton kutuyla bu deneyimi çok ucuza yaşamanın yolunu açmaya çalıştı. En son geçen ay bu konuda en özel deneyimi HTC’nin yeni VR gözlüğü Vive ile yaşadım. Birkaç demoyu gördüğüm gözlük farklı farklı dünyaları yaşatıyor. İlginç olan ise hep eğlence ve oyun için düşündüğüm cihazın, uzaktan ameliyat, tamirat, teknik servis gibi onlarca ilginç konuda kullanılabileceğini hissetmem.
Tabii şirket yöneticilerinin en büyük endişesi bu güzellikteki bir deneyimi yaşamak için gözlüğün takılacağı anlık render yapan cihazın çok ciddi teknik ihtiyaçlarının olması. Bunun da sahip olma malyetlerini çok yükseltmesi. Ancak buna benzer durumları daha önce de yaşamış biri olarak, talebin yüksek olduğu donanımların ne kadar hızlı ucuzladığını çok iyi biliyorum. Ben burada endişe edilecek bir problem görmüyorum.