Her Yönüyle Dijital Dönüşüm

“Hiçbir şey, korkuya dayanan saygı kadar iğrenç değildir.” demiş Albert Camus. Bu düsturla hareket etttiğim için .com krizinden bu yana dijitalleşmenin hep iyi taraflarını söylemeyi, analog dünyada kalmanın yalnızlaştırıcı tarafını söylemeye tercih ettim. Bu nedenle de konuşmalarımda “provakatif” bir dil kullanmamaya çalıştım. Ancak bu son onbeş yılda dünyanın en çok ciroya sahip Fortune 500 şirketinin yüzde 52’sinin listeden çıktığını görüyoruz. Artık gelen treni de görmemek, bu konuda uyarılar yapmamak yanlış olur.

Önce akademik bilgi

Dijital dönüşüm, bir yapının iç ve dış faaliyetlerinin tümünü yüksek teknoloji kullanarak, daha karlı ve verimli hale getirmesidir. Yani dijital dönüşüm biri gereklilik değil karlılık, verimlilik ve rekabet için bir zorunluluktur.

Bulunduğunuz konferanslarda birçok konuşmacının yeni çağın inovasyonları anlatırken en çok kulandığı malzeme Sony Walkman’dir. Bu cihaz müziği istediğimiz yere götürme şansını verdiği için kısa zamanda tüketicilerin göz bebeği olmuştur. Hüküm sürdüğü yıllardaki genel görüş yerini başka bir cihazın alamayacağı yönünde idi. Ancak dijitalleşmenin başlangıcı sayılan iPod Apple’ın ne kadar büyük bir oyun değiştirici olduğunu ortaya koydu. Ancak bu Apple’ın en yenilikçi buluşu değildi. Dijitalleşmenin kalesi, akıllı telefonların da en güçlü lansmanı Apple tarafından yapıldı. Bu andan sonra bir yere gitmek için kullanacağımız navigasyon cihazlarını Garmin, Navtürk, TomTom arasından seçmek yerine bir yazılımla indirmeyi tercih eder hale geldik.

Tabii bu teknoloji şirketlerinin en büyük farkı gelir modellerini de değiştirmekti. Bu nedenle iş yapış şekillleri, tedarik zincirleri, otomasyon sistemleri hatta dökümantasyon sistemleri bile farklı ve çoğunlukla yeni teknoloji şirketleri tarafından ortaya konmuş ürünlerden oluşuyorlardı.

Yeni dönem girişimcileri arasında, office içi dökümantasyon yöntemi olara dropbox, iletişim için skype, whatsapp pazarlama için  buffer, hootsuite, websitesi içerik yönetimi için wordpress kullanmayan neredeyse yoktur. Girişimcilerin akıllı telefonlarının ana sayfasında bu yazılımların bulunmadığı kimsenin var olduğunu da zannetmiyorum.

Bu bilgiler dahilinden dijital dönüşüm kavramını anlatan cümlemzi biraz daha genişletmek gerekiyor. Dijital dönüşüm, bir kurum, şirket veya yapının, dijital çağa ayak uydurmak için, pazarlamasından, iş modellerine, otomasyonundan, organizasyon yapısı ve yönetim şekline kadar herşeyini yeni dünya araçları ile yapmasına verilen genel isimdir. Bu nedenle dijital dönüşüm sadece bir websitesi yada sosyal medya faaliyeti ile anlatılamaz. Hatta bir iç iletişim aracı olarak intranet, efatura sistemi, dijital kurumsal iletişim yöntemleri de tek başına bir sonucu doğurmaz.  Ancak bu yaklaşımın en görünen ve geleneksel işdünyasına anlatılabileceği yöntemi budur. Bu yolun sadece başlangıcıdır.

Chief Digital Officer yada kurumsal dönüşüm danışmanı

Dijital dönüşüm bir strateji gerektirir. Bu strateji yönetim kurulunda, dijital dönüşümden sorumlu yönetim kurulu üyesi tarafından (CDO) belirlenir ve temsil edilir. CIO, CTO yada CMO bu dönüşümde yönetim kurulunda CDO’nun en yakın paydaşları olsalar da bu görev onlar aracılığı ile gerçekleştirilemez. Dijital dönüşümden sorumlu yönetim kurulu üyesi yani CDO, şirketin dijital stratejilerini, kendisine bağlı olan teknoloji direktörü, dijital pazarlama direktörü ve dijital strateji direktörü aracılığıyla icra eder.

Bu dijital dönüşümü kavramış ve iç yapısına en uygun hale getirmiş şirketler için birincil çalışma şeklidir. Tabii ki bazı şirketlerde bu yapılar kısa zamanda kurulamaz. Bu tip durumlarda kurumlar, dijital dönüşüme şirketi hazırlamak için dijital dönüşüm danışmanlarını devreye sokarlar.  Bu danışmanlar,şirketin dijital dönüşüm stratejilerini belirlerken bu yeni platforma hafif inişini de gerçekleştirirler.

Dikkat iki tip CDO var!

Uzmanlar iki tip CDO olduğunu söylüyorlar. Birinci tip elçi ambrassador CDO’lar. Bunları ayıran en önemli özellik, sadece duydukları ile hareket ediyor olmaları. Bu gruptaki CDO’ların kendilerine ait fikirleri yoktur. Genelde her duruma uyduğuna inandıkları tek bir şablonları vardır. İşi genelde de birilerine delege ederler.

CDO’nun yaptığı iş, şirketin gelecek on yılda hayatta kalıp kalamayacağını belirleyecek. Bu kadar önemli biri görev şirkete zaman kaybettirecek ve sırf bu sebeple bile hayatta kalmasına engel olacak kişilere bırakılamaz.

İkinci grup ise transformer CDO’lar. Bu grup zaten gittiği her yere yenilik götürmüş kişlerlerden oluşur. Yada yeni bir projenin parçası olmuşlardır. Çok fikirleri vardır. Çoğunlukla girdikleri ortamda statikocu kişiler tarafından sevilmez, şikayet edilirler. Bu tip CDO’ların hayatlarında çok fazla şirket vardır. Zira işsiz kalmaktan korkmaz gerekirse işten ayrılabilirler. Çoğunlukla kendileri de en az bir veya daha fazla girişimde bulunmuş kişilerdir.

Bir CDO seçerken onu iyi tanımak gerekir. CDO’lar teknolojiden gerçekten iyi anlamalı. Endistrüyel yazılımları bilmeli. CRM, üretimde teknoloji kullanımı hatta ürünün dijitalleştirilmesinin ne demek olduğundan haberi olmalı. Bulut bilişim, internet of things, big data gibi konuları çok kısa bir sürede işine angaje edebilecek kadar hakim olmalı. Artificial intelligence, augmented reality, virtual reality’nin her işe uygulanabilceğini ve nasıl uygulanması gerektiğini bilmeli.

Dijital Dönüşümde müşteri, disruptive innovation yaklaşımları

Dijital dönüşümün merkezinde müşteri vardır. Yapılan iş müşteri tarafından beğenilmiyorsa içinde hangi teknoloji kullanılırsa kullanılsın dijital dönüşümün parçası sayılamaz. Yani en önemli benchmark (mirengi noktası) müşteridir. Müşteriye dokunan noktadan başlayarak yürümeyen, problemli alanlar teker teker çıkarılır, “disruptive innovasyon” ile teknoloji kullanılarak yepyeni bir model geliştirilir ve o kısım düzeltilir. Bu müşteriden en uzak noktaya kadar ulaştıktan sonra yeniden başa dönülür. Dijital dönüşüm 2.0 versiyonuna geçilir.

Unutmayın dünya bu aralar çok hızlı dönüyor

Yapılan araştırmalara göre bugün Amerika’da ilkokula giden öğrencilerin yüzde65’i şu an görev tanımı yapılmamış ve ismi konulmamış bir işte çalışacaklar. Yani artık dünya çok hızlı dönüyor. Yani en bilindik tabirle dijital dönüşümün deadline’ı “dündü”! Sakın geride kalmayın.