Bilişim programlarının mahlus kaderi

Bir süredir televizyonlara bakıyorum, yeni teknoloji programları yok gibi. Halbuki ikibinli yıllarda BRT’de Romina Özipekçi ile birlikte yaptığımız GeceNET’in arkasından pıtırcık gibi teknoloji programı türemişti. Her ne kadar bizim programımız “infotainment” olsa da, diğer kanallar bunu teknoloji olarak yorumlamışlardı. Üstelik her zamanki tembellikleri ile bana mainstream kanallardan teklifler gelmişti. Ancak ben kanalımı bırakmamayı tercih etmiştim. Sonra bu programlardan daha doğrusu programcılardan biri gizli reklam yapınca, ciddi bir ceza almış ve arkasından teknoloji programlarının üzeri kara leke ile lekelenmiş oldu.

O dönemden sonra internet teknolojileri ile ilgili hangi kanalın program müdürü ile konuşursam konuşayım, teknoloji programları ceza alıyor klişesinden (iftirasından) bir türlü kurtulamadım.

Hatta ikibinli yılların sonunda Airport TV’de yaptığım programa dönemin RTÜK başkan vekili konuğum olmuştu ve kendisinden bu konudaki genel fikri aldığımda, her ne kadar yönetim adına konuşmak istemese de, kurul üyelerinin eğer bir kayırma yoksa programlarda marka kullanılmasının sakıncası olmadığını söylemişti.

Doğrusunu söylemek gerekirse ben ikibinli yıllarından başından bu yana programlarımda marka kullanmaktan kaçınmadım. ( https://www.youtube.com/user/atifunaldi ) Ancak hiç bir uyarı almadım. Çünkü adaletli oldum. Hepsine aynı uzaklıkta durdum. Beğendiğimi söyledim ama bunu bir çıkar uğruna değil, gerçekten inandığım bir teknoloji olduğu için yaptım.

işin komik tarafı televizyon yöneticileri, bilişim programlarına bu konuda akla karayı seçtirirken, otomotiv programları önlerine bir markanın aracını alıp saatlerce bahsedebiliyorlar. Öyle bir programda aynı sınıftan birkaç aracı değil sadece bir aracı takip ediyorlar. Bu durumda teknoloji programlarına yapılan sadece eziyet.

Peki televizyonlarda teknoloji hiç mi gösterilmiyor. Haber programları da dahil her programın sonunda facebook ve twitter logoları kanalın sosyal medya hesabını göstermek için kullanılırken, teknoloji programlarında google demeye çekinir hale geldik…

Apple yeni bir ürün çıkardığında, işletim sistemindeki yenilikleri, bir markanın çıkardığı telefonun işletim sisteminde şu özellik var diye anlatırken, magazin kanallarında rütuş kelimesi yerine bir görüntü işleme yazılımının ismi her an kullanılıyor.

Her televizyon çekiminde stüdyoya girdiğimde elinde elektirik bandı ipad’imin arkasına yapıştırıp ısırılmış elma resmini sansürlemeye çalışan çocuğa hep aynı şeyi söylüyorum. “Haklısın halkımız aptal, artık bunun ne olduğunu anlamaz, iyi ki kapattık” ve o da her seferinde acı acı gülüyor.

Gelin şu konuya bir el atalım, bu komik durumu bertaraf edelim. Teknoloji anlatılmasına engel olmayalım.