En iyi akıllı telefon

Yıllar önce hatırlıyorum da; akıllı telefon pazarı çok küçük bir pazardı. Symbian tabanlı Ericsson ve Nokia’nın bir iki modeli vardı. Hatta Ericsson ürünlerini incelemem için gönderdiğinde, yaptığım eleştirileri direkt Ar-Ge departmanlarına iletirlerdi.
Şimdi ne symbian işletim sisteminden ne de Ericsson’dan cep telefonu üretiminde bahsedebiliyoruz. Ericsson önce Sony Ericsson şimdi ise Sony olarak yoluna devam ediyor. Nokia ise artık Microsoft’un. İki markanın da pazar payları o döneme göre oldukça küçüldü. Ama akıllı telefon pazarı çok büyüdü. Aradaki boşluğu da başta Apple ve Samsung devamında ise HTC hatta Vodafone ve Turkcell gibi markalar kapatmaya başladı. Aslında üç farklı işletim sistemi bulunan pazarda birbirine çok benzeyen yüzlerce model var. Ayrımlar çoğunlukla yazılım katmanında. Küçük bir hizmet farkı. Donanım katmanında ise pil ömrü ve ekran büyüklüğünü fazlaca geçmiyor. Ancak bu alandaki rekabetin de çok sert olduğunu söylemek isterim.
Birkaç hafta önce Apple, Iphone 6 ve Iphone 6 plus versiyonlarını piyasaya çıkardı. Yıllardır farklı ortamlarda konuşulan tablet ile telefon arasındaki yeni boyut olan Fablet segmentine Apple da kayıtsız kalamadı.
Ancak yeni çıkan telefonda bir iki sorun, virallerle ortalığı karıştırmaya devam etti. İlk olarak bendgate skandalı patlak verdi. Telefonlar arka cepte, üzerine oturduğunuzda bükülüyordu. Hatta internette onlarca belki yüzlerce eliyle telefon bükme videosu yayınlandı. Şirket yaptığı açıklamada standart baskı testlerini telefonun geçtiğini belirtmekle yetindi. Hemen arkasından ismine hairgate denilen yeni bir skandal patlak verdi. Telefonu konuşmak için yüzünüze yaklaştırdığınızda saçlarınızı veya sakalınızı yoluyordu. Bu konuda ise şirket açıklama bile yapmadı.
Apple bu sorunlar ve bunlara rağmen oluşan telefon satış yerlerindeki kuyruklarla uğraşırken, HTC yeni telefonunun New York’ta lansmanını yaptı. Lansmanın ikinci önemli ürünü ise bir kameraydı. Sanıyorum GoPro’nun başarısı markayı bu noktaya itmişti. HTC görselliğe çok önem veriyordu, zaten yeni çıkan telefonlarında bu duruma yatkın en kaliteli selfie’yi çekme özelliğini bulunduruyorlardı. Kaldı ki lansmanın bir kısmı da bir defile ile süslenmişti.
Samsung ise aynı dönemde Samsung Galaxy Note 4’ün lansmanını yaptı. Note serisi özellikle profesyonellerin ciddi anlamda dikkatini çeken ve pazarda ciddi payı olan bir ürün. Note 3’de herkesi mutlu eden özellik, büyük ekran, kalemle çalışabilme ve telefonun cam, deri ve metalden üretilmiş olmasıydı. Note 4 birçok noktada beklentileri karşılamakla birlikte cihazın üzerindeki plastik fazlalığı Note sevdalılarını biraz üzdü.
Kısa sürede birçok markanın lansmanları oldu. Bir süre sonra her şey yerine oturunca artık bu sınıfların en güçlü ürünlerini seçmek kalıyor. Yaptığım araştırmalarda Apple’ın hâlâ burun farkı ile önde olduğunu söyleyebiliyoruz. Ancak Samsung da rakibinin hemen arkasında.