Geleceğe nasıl hazırlanalım?

Son dönemde web sitemde bir blog yazısı olarak yazdığım “Trafik Sorununu Nasıl Çözeriz?” başlıklı giriş ciddi anlamda okunuyor. ( http://tinyurl.com/trafiksorunu ) Demek ki birileri bu sorunun yol yaparak çözülmeyeceğini fark etti. Birkaç gündür Isparta, Burdur ve Antalya arasında şehrin üniversitelerindeki organizasyonlarda bulundum. Yolda yarenliğimi Prof. Dr. Mustafa Zihni Tunca hoca yaptı. Onunla sohbet ederken verdiğim örneklerden fark ettim ki; aslında bazen gözümüzün önündeki gelişmeleri göremiyoruz. Yanlış hatırlamıyorsam önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sonra da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Google’ın San Francisco yani Silikon Vadisindeki kampüsünü ziyaret edip, insansız aracı test etmişlerdi. Hatta Cumhurbaşkanı testi yaparken korumaları aracın arkasından koşmuşlardı. Başbakan ise 2013 Mayıs ayında Dr. Mehmet Öz’ün kız kardeşi Seval Öz ev sahipliğinde gitmiş ve Google gözlüğü ve insansız aracı test etmişti. Peki bu iki tecrübe, devlet adamlarının dimağında hoş bir anı olarak mı kalmalıydı? Bu organizasyonun amacı bir show muydu?

Amazon’un kurucusu ve CEO’su Jeff Bezos siparişleri insansız hava araçları yani drone’lar ile ileteceğini söylediğinde, Amerika’da ciddi bir tartışma başladı. İnsansız hava araçlarının insanların üzerinden uçmaları genel geçer kanunlara aykırıdır. Bakmayın, Amerika, Irak ve Afganistan’da kullanıyor ama siz duymamış olun. Peki Amazon’un drone’u insanların üzerinden uçabilecek mi? Hukuki bir engel var mı? Bir düzenleme yapılmalı mı? Drone arazinizden geçerse bu meskûn mahale saldırı sayılır mı? Eğer saldırı sayılırsa, tüfeği alıp düşürürsem, Amazon bana dava açar mı? Düşürdüğüm drone’un üzerindeki paket benim olur mu?

Bu topraklarda da hukuk, teknolojinin hep gerisinde mi kalır?
Her yenilik kendi kanun ve kurallarını getiriyor. Bir grup klişeci hukukun teknolojinin devamlı gerisinde kaldığını üzülerek her konuşmalarında dile getiriyor. Peki, Türkiye’de hukuk gerçekten teknolojiyi geçmek istiyor mu? İstiyorsa herhalde California’da olduğu gibi Türkiye’de de insansız otomobil ile ilgili hukuki altyapı bitmiştir. Mutlaka şu an Türkiye’yi 2023 yılına taşıyacak kişiler bir yerlerde drone ile teslimatın oluşturacağı hukuki konuları tartışıyor, yasal düzenlemeleri yapıyorlardır!
Kadir Topbaş 2018 yılında İstanbul’un trafik sorununun çözüleceğini söylemişti. Peki hangimiz 2018 yılında bu iptidai yöntemlerle çözüm oluşturulacağını düşünüyor? Hangimiz 2018 yılında bir akıllı sistemin bütün algoritmayı değiştirmeyeceğini söyleyebiliyor? Entelektüel kesimde başlayan tersine göçün İstanbul’un nüfusunu eritmeyeceğini söyleyebiliyor? Hangimiz 2018 yılında otomobil kullanacağımızın garantisini veriyor? Hangimiz 2018’de dünyanın bugünkü şekliyle akacağının garantisini veriyor?

Gelecek nedir?
Geçenlerde Fütüristler Derneği’nin Gelecek Günü etkinliğinde “insanlığın geleceği” tartışıldı. Amaç ileride karşımıza çıkacak zorlukların içinde, insan kalmayı ve mutlu olmayı başarabilmek. Bunun için de gelecek konusunda doğru tahminlerde bulunmamız gerekiyor.

Google bir yandan insansız otomobiller ve robot teknolojilerine yatırım yaparken bir yandan da dünya genelinde internet bağlantısını stabil hale getirmek için alçak yörüngeye yerleştirilecek balonsu uydular üzerinde çalışıyor. Facebook da bu konudaki gelişmeleri dikkate almış olacak ki; güneş enerjisi ile çalışan drone’lara yatırım yapmaya başladı. Sir Richard Bronson uzaya turist götürmenin altyapısını oluştururken, Peter Thiel ( paypal’ın kurucusu ) yapay bir ada ile kendi devletini kurmaya çalışıyor.
Peki böyle bir dünyada gelecek nedir….

Aslında sorulması gereken soru bu değil! Sorulması gereken soru, işte böyle bir dünyada karşımıza çıkan yeniliklere “bulut bilişime kafa yormayın kullanın gitsin” mi diyeceğiz? Yoksa bütün vatandaşlarıma sesleniyorum hepiniz yazılım işine yönelin mi diyeceğiz?

Bucak’ta siber güvenlik inisiyatifi
Bu gezim sırasında Burdur’un Bucak İlçesi’nde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Uygulamalı Teknoloji Yüksekokulu’nu ziyaret etme fırsatı buldum. Öğrenciler zıpkın gibi. Hayatla ilgili ne istediklerini biliyorlar. Hayata ve olaylara doğru bakıyorlar. Girişimcilikten, IPTV’ye, Siber Güvenlik İnisiyatifinden e-ticarete kadar güncel birçok konuyu konuştuk. Ben onlara dünya pazarları için üretin, imkansızlıklar sizi yıldırmasın dedim. Umarım on yıl sonra o öğrencilerden biri bir yerde beni bulur ve “hocam o gün söylediklerinizden etkilendim ve kendime başarılarla dolu bir hayat kurdum der.” Sizi bilmem ama ben bunu bana söyleyecek gençler için çalışıyorum.