Hükümetin internet ve teknoloji stratejilerinde neler olmalı

Köşe yazarlarının en önemli görevlerinden biri gördükleri yanlışları söylemektir. Bu nedenle medyada çalışan diğer rollerdeki arkadaşlardan farklı olarak bizim kafamız eleştirel çalışır. Tanıdığım bütün köşe yazarları hayatlarının bir döneminde özel hayatlarına da bulaştırdıkları bu huyları ile ilgili kişisel muhasebelerini yapmıştır.
Nadiren de rehberlik ederiz.
Bu nedenle bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin internet stratejileri konusunda rehber bir yazı yazmaya karar verdim. Tünelin ucundaki ışık tamamen sönmeden son bir düzeltme ihtimalimizi denemek gerek diye düşünüyorum.
Nereden başladık, nereye gidiyoruz
Türkiye, internet konusunda ilk yola çıktığı günden bu yana bütün stratejik kararları yanlış aldı. Önce yıllar süren internet küçük “i” harfi ile mi yazılmalı kavramsal tartışması sonraları, ISOC yönetimi Ankara’da mı İstanbul’da mı olmalı konusuna döndü. Bu dönemde devlet interneti anlamak yerine, son derece diplomasiden uzak bir yaklaşımla, güç savaşlarına girerek kendini hem devletlerden hem de internetten uzaklaştırıp, yalnızlaştırdı.
İlk zamanlar bu yalnızlaştırma farkı anlaşılmıyordu ama zamanla makas açıldı, artık yanlış yolda olduğumuz görülmeye başlandı.
Bu süreçte yapılan güç savaşlarında ise evrensel değerler kullanılmadığından, diğer devletler tarafından da anlaşılmaz sonuçlar ortaya çıktı… Bu işlerin son noktası AYM’nin aldığı kararla Youtube’ün açılmasıdır. Bu her ne kadar diplomatik açıdan tek parça duruşumuza ters olsa da makası kapatmak için doğru bir hamleydi.

Google ve unutulma hakkı
Geçen hafta Avrupa Adalet Divanı bir kararla, vatandaşlarının arama motoru google üzerinde “unutulma hakkı” olduğuna hüküm verdi. Google da bu karara uyarak, bu konuda oluşan problemleri çözmek amacı ile bir konsey oluşturdu. Ancak karar şu an 32 Avrupa Birliği üyesi ülkeyi ilgilendiriyor yani biz bu listeye dahil değiliz.

Ne yapmalıyız?
Bu soruna iki çözüm üretmeliyiz. Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu bu konuda bir iletişim başlatmalı ve kararın üye sürecinde olan ülkeler için de geçerli olması sağlanmalı. İkinci yapılması gereken ise, google’a internet vatandaşlarının hepsinin eşit olduğu ve kararın sadece Avrupa Birliği Ülkeleri vatandaşları için geçerli olmaması gerektiğinin iletişiminin başlatılması. Öyle ya, yıllardır google bize bunu söyleyip duruyor ve devletler değil kullanıcılar önemlidir diyordu. Bunun böyle olduğunu bize ispat etmek için harika bir fırsat. Ben google’ın kullanıcılarını etnik kökenlerine göre ayıracağını düşünmüyor, düşünmek bile istemiyorum.
Bu arada bu konuda çok hızlı hareket etmemiz gerekiyor, zira google kararı aldıktan bir gün sonra incelenmesi gereken toplam vaka sayısı 12000 olmuştu. Bu arada bu konuda aldığım bilgiler, her ülkede bu konuda bir bağlantı noktası seçileceği yönünde. Türkiye’de bu konuda BTK veya üyesi bulunduğum Etik ve İtibar Derneği’nin bağlantı noktası olacağını zannediyorum. Şu anda bu derece organize başka bir yapı yok.

İnsansız Araçlar
İstanbul’da trafik sorununa daha fazla yol, daha fazla viyadük ile çözüm b

ulunmaya çalışılırken artık konunun bir matematik problemi olduğunu yazıyordum.

( https://atifunaldi.com.tr/2013/11/03/trafik-sorunu-nasil-cozulur/ ) Google’ın geçen hafta duyurduğu sürücüsüz otomobiller önümüzdeki trafik probleminin beşeri ve hukuki bir problem olduğunu ortaya koydu. Kadir Topbaş’ın hemen bu iki konuda birer çalışma grubu kurması gerekmektedir.
Sürücüsüz otomobiller nasıl trafiğe çıkacak?
Bir kazaya karıştıklarında nasıl hukuki tedbirler alınacak?
Trafik sorununa çözüm için bu otomobiller nasıl kullanılacak?
Merkezi bir trafik yapısı kurulacaksa bunun hukuki ve teknik altyapısı ne olacak?

Aynı sorun drone’lar için de geçerli. Amazon başta olmak üzere birçok e-ticaret şirketi teslimat için İHA’ları kullanmayı planlıyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın bu konuda bir Ar-Ge çalışması, mevzuat planlaması mutlaka olmalı.
Bunlar, yapılması gerekenler konusunda ilk dikkat edilecek noktalar, ama hepsi değil. Daha üzerinde çalışılmayı bekleyen onlarca konu var.