iRobot

Efendim geçen hafta Emre Aköz robotların futbol oynamasından etkilenerek, bu teknolojiyi popülerleştirerek bir yazı kaleme almış. İyi de yapmış. Ancak Aköz, yazısında üç robot yasasından bahsetmiş ki; bu konu robotların beyni yapay zekâda Turing testi aşıldığından beri artık konuşulmuyor. Yani yeni dönem robotları artık üç robot yasasından daha karmaşık. Yine de bu konuların dile getirilmesinden memnun olduğumu söylemek isterim.
Tabii elimizdeki tek yeni konu robotlar mı? IPZ Anadolu kapsamında çeşitli şehirlerdeki konuşmalarımda da belirttiğim gibi, daha yakın gündem konumuz, drone yani insansız hava araçları. Geçen gün Türkiye’de böyle bir hava aracı bir cenaze töreninin üzerine düşmüş. Can kaybı yok, ancak tabii cenaze sahipleri isyanlardalar bu konuda bir düzenleme yok mu diye. Amazon, California’da bir yasal düzenleme ile siparişleri dronelar yani insansız hava araçları ile dağıtıyorlar. Bu konuda Türkiye’de de yasal düzenleme yapılması için zaman geldi de geçiyor.
Sosyal medyada beni takip ediyorsanız daha geçen gün yürüyen robotlarla ilgili Harvard Business Review’daki bir röportajı paylaşmıştım. Sonunda bu robotlar varken yolların gereklilik olmaktan çıkacağından dem vurup, tweeti Ulaştırma Bakanlığına ithaf etmiştim. Bu da başlı başına yepyeni bir konu. Bu araçlar yollara ihtiyaç duymayacaksa ve gelecekte ulaşım bu ve exoskeleton yani dış çelik kabuklu hareket güçlendiricilerle sağlanacaksa, yol yapmayı planlamaktan vazgeçmeli miyiz?
Eğer bu konuları düşünmek için daha çok var diyorsanız, google insansız araçalarının genel kontrolünü kim nasıl sağlayacak, bunu artık düşünmenin zamanı gelmedi mi? NASA Amerika’da bu konuda şimdiden çalışmaya başlamış. Bunu da söylemek gerek…
Yavan gündemimizin içinde hapsolmuş, bu konulardan tamamen habersiziz. Size teknoloji gündeminden birkaç soru daha sorayım…
. Astroidlerden ve meteorlardan birini yakalayıp, üzerindeki madenleri alabilir misiniz?
. Evinizde kullandığınız robotu üretici şirket geri çağırırsa ama siz aranızda oluşan duygusal bağdan dolayı vermek istemezseniz ne olur?
. Okyanusta yüzen bir yapay ada yaparsanız burada bağımsızlığınızı ilan edebilir misiniz? Ülkenize isim verip yasalarınızı belirlerseniz başka ülkeler tarafından tanınmanız mümkün olabilir mi?
. Sanal para birimleri, dünyadaki finans sektörünün çökmesine sebep olacak büyüklükte bir krize neden olabilir mi?
Bu sorular ilk akla gelenler. İşin içine CERN’ü, tanrı parçacığını, izafiyet teorisini, insan klonlamayı, yaşlanmanın durdurulması, genetik ve kök hücre çalışmalarını hiç katmadım!
Hayat, basamakları olan bir merdiven gibi. Önce yükseliyor sonra uzun bir süre düzlükte yürüyorsunuz. Bu, ülkeler için de aynı. Gelişmekte olan ülkeler bulundukları basamağa bakıp her şeyi düz zannederken, gelişmiş ülkeler bir üst basamağa tırmanmaya başladı bile. Aradaki fark ise birkaç yıl içinde yüzyıllar seviyesinde olacak.