Ofix’in televizyon başarısı

EticaretSEM organizasyonu için bu hafta Çorlu’daydık. Merter Özdemir’in düzenlediği bu konferanslar dizisinde en sevdiğim anlardan biri Ofix CEO’su Alptekin ile sahnede olduğum anlardır. Ofix’i herkes televizyon reklamları ile tanıyor ancak fikrin ortaya atıldığı 2011 yılından bu yana bu kadar hızlı markalaşmanın maliyetini duyduklarında ise nefesleri kesiliyor. Salonda önce derin bir sessizlik yaklaşık (içimden, kızım Zeynep Su’yu çok seviyorum diyecek kadar bir süre) sonra da sahnede konuşmayı imkansız kılan bir uğultu oluyor. Ancak Alptekin bütçeyi 15 milyon tl olarak telaffuz ettikten hemen sonra, ekliyor, bu bütçede televizyon gene de en iyi dönüş aldığımız mecra.

Televizyon’un gücünü anlatmaya gerek yok. Türkiye’nin yüzde 80’i günceli bu alandan takip ediyor. Televizyondan gelen herşeye inanıyor. Ancak bunu TRT’deki eğitimimde söylediğimde, ilk itiraz çevremizde televizyon seyretmediğini söyleyenler olduğu konusuna geldi. Ben de yeni kitabım “Televizyon Teknolojilerinde Doping Etkisi”nde bu konuyu yazdığımı söyledim. O televizyon seyretmediğini söyleyenlerin büyük çoğunluğu, ya House of Cards seyrediyor yada “Game Of Thrones”… Bunlar da televizyonculuğun yeni mecrası olan VOD (video on demand)in bir bölümü. Yani dibine kadar televizyon. Hemen itiraz geliyor ama biz bilgisayarda izliyoruz diye. Bunun sebebi ise çok açık teknik imkansızlıklar. Zaten perşembe günü twitter hesabımda da (@atifunaldi) yayınladığım WSJ kaynaklı araştırmaya göre bu da hızla televizyon cihazına doğru değişiyoruz.

Yine en önemli itirazlardan biri de danışanlarımdan VOD’ların önüne reklam koyma konusunda geliyor. Genelde bu alanlarda reklam yerleri 4 saniye sonra geçmeye izin veriyor. Bu reklamların ortalama izlenme süresi ise 4.21 sn civarlarında. Yani devam tuşunu gören reklamı hayatta izlemiyor. Bunun sebebi ise video reklamlarının izlenmemesinden çok reklam içerik kallitesi, VOD ile reklamın ilişkisi gibi sebeplere dayanıyor. Tabii bu analizi yapmaktansa ezberlemek herkese daha kolay geliyor.

Eğitimlerde her çekik gözlüyü japon zannetmeyin diye başladığım bir bölüm var. Yeni teknolojiler konusunda en büyük hatalardan biri analiz yaparken kavramların karıştırılması. Beş yıl önce bilgisayara internetten erişenlerin bu ikisini birlikte sayması fikri şu an nasıl uzaksa, inanın televizyonculuk konusunda bugün genel geçer bildikleriniz beş yıl sonra size o kadar uzak görünecek.

Bu nedenle nasıl on yıl önce hızlı balık büyük balık ilişkisi varsa, şimdi de şu başlıkları hayatta kalmak için bilmek şart olacak. Karşınızdan bir cisim son hız geliyorken (teknoloji) algınız, analiz yeteneğiniz güçlü olmalı, koopere olmayı rekabetten önemli görmelisiniz. Yeni dünya düzeninde paylaşmak, ulaşmak, kiralamak sahip olmaktan daha doğru. Bunlardan daha önemlisi ise bilgiye (enformasyona) ulaşmanın yolunu bilmelisiniz… Bilmiyorsanız bilen birine başvurmalısınız!