Tüketici ne ister?

Bütün markaların, pazarlama müdürlerinden, reklam ajanslarına kadar herkesin merak ettiği bir sorudur bu. Ancak ne hikmetse çoğunlukla bütün bu güruhun dikkatini çeken bu sorunun sonucu çoğunlukla ıskalanır. Bunun milyonlarca sebebi var. Birisi benim Heisenberg ilkesi diye tanımladığım teori. İnsanlar, doğadaki bütün enerji sahibi varlıklar gibi, izlendiklerinde farklı hareket ederler. Bu nedenle onlara sorular sorulduğunda verdikleri cevapla, doğal ortamlarında yaptıkları aynı değildir.
İkincisi tüketicinin bugünü, markanın dünü yaşamasıdır. Markanın üretim süreçleri hep geriden gelir. Tüketiciye siyah ve beyaz arasında seçim yapması söylendiğinde, çoğunlukla bir renge takılı kalırlar. Ancak o renk ürün üretilirken tüketicinin tavrı değişir, diğer rengi beğenmeye başlar. Bu böyle sürer gider.
Ancak şu dönemde ilginç bazı kararlar söz konusu. Amerika’da yapılan tüketici araştırmaları, özellikle teknoloji sektöründe güvenlik korkusunun, kullanılabilirlik bariyerini geçtiğini gösteriyor.

Güvenlik hissi kırıldı
NSA (National Security Agency) ile başlayan güvenlik skandalları; dijital dünyanın güvenlik algısının son derece “naif” bir bakış açısı olduğunu gösteriyor. NSA, bizim birçok seminerde kırılamaz, kırılsa bile gereken enerji ve zaman o kadar çoktur ki; attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmez dediğimiz SSL’i ( secure socket layer ) – yani güvenli alışveriş için gizli bilgilerinizi şifreleyen protokol – kuantum bilgisayarlar ve tahmin algoritmaları ile anında açıyormuş.

Tüketici güvenlik istiyor
Genelde bir yazılımın veya servisin, danışmanlığını yaptığımda danışanıma ilk sorduğum soru güvenlik mi kolay kullanım mı olur? Çünkü bu ikisi bir göstergenin iki ucudur. Birini arttırdığında mutlaka diğeri azalır. Kullanımı kolay programlarda genelde güvenlik atlanmıştır. Güvenliği yüksek tutulan yazılımlar ise çoğunlukla kolay kullanılabilirlikten uzaklaşır.
Yapılan son araştırmalar, güvenli iletişimin tüketicinin öncelikli beklentisi olduğunu gösteriyor. Dedikodularla da ümidi tamamen kırılan tüketicinin, güvenlikli donanımlara ve yazılımlara ihtiyacı çok arttı. Snapchat gibi anlık kendini yok eden uygulamalar işte bu beklentilerden ortaya çıktı. Zira artık güvenlik kilitlemek değil, “Görevimiz Tehlike”deki gibi tamamen yok etmek demek.

Benim adıma düşünsün
Her ne kadar psikologlar bu konuda bir tembelliğin olduğunu söyleseler de tüketici kendi adına düşünen çok soru sormayan yazılımları tercih ediyor. Sanıyorum iphone’un yükselişinin de sebebi bu. Aslında bu etkiyi yıllar önceden otomotiv sektöründe de görürüz. Mercedes ve BMW rekabetinin arkasında bir tüketiciye akış açısı vardır. Mercedes, tüketicinin her şeyle uğraşmasından ziyade, yola konsantre olmasını ister. BMW ise aracın bütün kontrollerinin sürücüde olmasını. Benim tercihim bazı noktalarda benim yerime düşünen teknolojiler olduğundan Mercedes’i tercih ederim hep.
İşte iphone, android rekabeti de yaklaşım olarak buna çok benziyor. Ancak android cihazların açık yazılım olması onu biraz da yazılımcı diliyle “quick and dirty”(biraz kirli) yapıyor. Bu nedenle hâlâ iphone birinci tercihim. Güvenlik sorunları benim gördüğüm kadarı ile her iki cihazda olmasına rağmen, üçüncü parti yazılımların bazı güvenlik duvarlarını aşması iphone’da hala imkansız. En azından iOS 7.0 için bu hala geçerli.

Akıllı telefonlarda dönüm noktası
Her şey yapılabilir…

Ancak akıllı telefonlar bir üç yol ağzına geldiler. Seçim yapmak zorundalar zira, sermaye, enerji ve Arg-Ge kabiliyeti hatta zaman kısıtlıysa yapacak şey en doğru tercihi bulmak. Ya bir iletişim toplama noktası olacaklar. Mobil insanın üzerlerindeki etraflarındaki her şeyi toplayacaklar. Bunun zorluğu pil ömrü problemini çözmek ve iletişim maliyetlerinin tamamını üstlenen masraflı cihaz olma korkusu. Ya bir sağlık cihazı olacaklar. Tansiyon ölçen bileklik, nabız ölçen göğüs bantları, şeker ölçen lensler. Bu cihazların birleşiminde analiz sağlayan bir cihaz da olabilirler. Ya da evdeki bütün cihazların konuşmasını sağlayan bir kumanda, kişisel asistan olacaklar.
Bu cihazlar bunlardan biri olabilirler ama hepsi kesinlikle olamazlar.

Değişen lüks algısı
Araştırmalar lüksün gelecek on yılda daha yaygın bir kesime ulaşacağını söylüyor. Ben ise lüks algısının değişeceğini. Buradaki ilk sonuçları saat ve otomotiv sektöründe görüyoruz. Eskiden saatlerde yüksek kaliteli materyal kullanmak maliyeti binlerce, on binlerce dolara çıkarmak için yeterliydi. En fazla turbilan özelliği veya sadece seiko astron’da bulunan GPS özelliği koyabilirdiniz. Ancak şimdi özellikler artarken fiyatlar dip yaptı. Bunun ikinci örneğini ise elektrikli araçlarda göreceğiz. Hoş Türkiye’de vergilerden ne yazık ki göremedik ama bir gün bunun etkisini çok ciddi şekilde göreceğiz.

Yayınlayan

Atif Unaldi

Setting up the BBS system enabling the communication of two persons over telephone lines when he was a student at the Physics Department at the Bosphorus University, Atıf Unaldı established the first Internet connection in Turkey. He achieved a “first of its kind” type project again in Turkey by making an Internet and information program at Radio D (Radio Club) named “Farenin Kuyrugu” (The Tail of the Mouse) between 1992-1994. In 1994, he prepared, presented and produced a nightly live show,”RadyoNet”, appearing five weekdays on Kanal D. This was the first program consisted of live computer pictures from beginning to end. Atıf Unaldı was the General Director of the first Internet server in Turkey, Anadolu.Net, between 1994-1996. Being the supervisor of the World Air Games I in 1996 and 1997, he registered the sportsmen into the games over the Internet and Intranet. In 1998, he also became the Internet supervisor of the Sabah Group, and worked as a consultant in the project to sell Sabah Kitapları (Sabah Books) over the Internet. In the same year, he continued to write at his column (Yeni Ufuklar-New Horizons) in the .Net magazine, which was a publication of the Milliyet Group. In 1999, he was appointed as the webmaster in Ihlas.Net, and he also designed and administered it. In the very same year, he wrote at a column in an IT magazine, Pcweek of the Sabah Group. In the meantime, founding a web-design company, Artmedya, Unaldı prepared an Internet magazine talk show program for BRT, GeceNet, which he presented with Romina Ozipekci. Later, continuing to write in his column in the magazine, Canteen of the Aksam Group, Atıf Unaldı gave web-design lectures in the Ceramic Department of the IU. Leaving his position in Canteen upon the establishment of the Interporbil Group, Unaldı has been a columnist in the economy magazine, EkoTimes. At the moment, Atıf Unaldı is the columnist in the Computerlife magazine. He has been also a columnist in Finansal Forum newspaper every Wednesday. Being the brand consultant of Buybye.com, Unaldi produced and presented a programme, TRON, in Technology Channel. As of December 2004, becoming the IT Director of Star Media Group, Unaldi carried out the editorship of STARTEK supplement of Star newspaper. Currently being the Internet Director of Kanal D and Star Tv, Unaldi also produces the Technorock programme in Rock Fm. Being one of the founders of the group called Sitebuilders supported by Microsoft, Unaldı has been organising conferences, seminars and panels concerning “Web-design”, “mobile Internet”, “e-trade” and “advertisement in the Internet” with the group. The group has been successfully providing the persons and organisations with its free educational studies. Published Books 2006 Netizen ( Internet Dictionary ) The contests he participated as a juryman: 2002 - Altın Örümcek Web Contest 2003 - Altın Örümcek Web Contest 2004 - Grafi2000 Flash Animation Contest 2004 - Altın Örümcek Web Contest 2005 - Altın Örümcek Web Contest 2006 - Web Marketing Assotion - Web Awards His published articles: The Structuring of the Internet in the Information Society of Turkey, Yeni Turkiye Dergisi (The New Turkey Magazine), March 1998 Web-design criteria, Yıldız Technical University Publication, 1994 Conferences, Seminars and Professional Activites: 1999 - Informing the sitebuilders and e-trade and web-design seminars in Microsoft headquarters (Istanbul) 1999 - Web-design, e-trade, Media Technologies seminars within Microsoft (Ankara, Istanbul, Izmir, Konya, Antalya) 2000 - e-trade seminars within Kosgeb (Ankara) 2000 - e-trade seminars in the Fatih University (Ankara) 2000 - The Bilgi University Internet seminars (Speakers: Microsoft Turkey General Director Sureyya Ciliv, Atıf Unaldı) 2000 - Within the framework of the IT 2000 activities, e-trade and web design seminars (Istanbul) 2003 - PRCI Turkiye (Istanbul) 2003 - Wireless Forum ( İstanbul) 2003 - ODTU ( Ankara ) 2003 - Mobiliz.biz ( İstanbul ) 2004 - PRCI ( İstanbul) The softwares he translated: 1996 - Windows Commander 2000 - Babylon Internet Dictionary 2002 - Sitepublisher Softwares: 1992 - The installation of two radio automation systems (Radyo Kulup and Radyo C) (1995) 1994 - The software of two computer programs (Crossword and Puzzle) which were played with the participation of the television audience at Kanal 6 television. 1996 - The Turkish version of a program called Windows Commander 1998 - A computer software enabling the automation of the TV advertisement department The organisations he is the member of: WSP (Web Standards Project) A global organisation Sitebuilders Microsoft ASP Guilt A world organisation Isoc (Internet Society) A world organisation Mobiliz.biz Mobile Advertising Platform CehTURK