Unutulma hakkı

Her yıl eylül ayı hareketli geçer. Bilişim sektörünün en önemli organizasyonları bu ay içinde gerçekleşir ve çoğunlukla da çakışır. Bu sene biraz şanslıydık… IFA hemen arkasından IGF (Internet Governance Forum) vardı da basın bir yerden bir yere yetişmekte zorluk çekmedi. Bu arada Apple etkinliği de araya sıkıştı.
Ancak ben bu hafta dünyayı kısa vadede değil ama uzun vadede etkileyecek bir etkinlik ile ilgili yazmak istiyorum.
Malumunuz Avrupa Adalet Divanı (CJEU) Google’da indekslenip, yayınlanan linkler hakkında bir karar aldı. Karar gereği Avrupa Birliği’ne dahil ülkelerin vatandaşları eğer isterlerse isimlerinin yazıldığında karşılarına çıkan linklerden negatif, aşağılayıcı ve yanlış olanları çıkarabilme hakkına sahip olacaklardı.
Google bu kararı hızlıca yerine getirebilmek için bir komisyon kurdu. Bu komisyon gelen başvuruları inceleyip karar veriyor ve gerekli gördüğü linkleri kaldırıyor. Kararın ilk günlerinde yapılan başvuru 80 bin civarını bulmuştu. Sonra başvurular yavaşladı. Şu an başvuru sayısı 120 bin civarlarında. Ancak Google sadece başvuruları organize etmekle kalmadı, Avrupa’nın farklı ülkelerinde bu kararla ilgili fikri tartışmalar düzenledi. Ben 9 Eylül’de Madrid’de yapılan organizasyonu izledim.
Konuşmalar önce herkesin tarafını belli etmesiyle başladı. Öncelikli grup, herkes ismi ile ilgili indeksi kontrol edebilsin dedi. Sonra diğer grup konuşmacı bu durumda Google’ın birçok linki sileceği, bu nedenle de interneti indeksleyen bir yapının olamayacağını, kişilerin bilgiye ulaşma ihtiyacının bu nedenle gerçekleştirilemez hale geleceğini söyledi.
Bundan sonra konu gerçekten sadece Türkiye’de görmeye alışık olduğumuz şekilde, fena halde bir kırılım yaşadı. Uzun uzun detaylar konuşuldu. Hatta konunun özü neredeyse unutulacak kadar derine inildi.
Hatta bir ara konuşmacılardan biri Google’da indekslenen yazıların kaynaklarının derecelendirilmesine kadar işi dallandırıp budaklandırdı. Ancak ne yazık ki kimse şu birkaç konuyu söylemeyi akıl edemedi.
Google yıllar önce karşısına bu sorunun geleceğini fark etmiş ve kişilerin profil bilgilerini düzenlemeleri için “Google Profile” isminde bir proje başlatmıştı. Bu sayede kişiler kendileri ile ilgili bilgileri düzenleyebiliyorlar, linkleri ise burada bir düzene sokabiliyorlardı. Projenin ilk duyurusunda bu sayfaların, o ismin indekslenmesi aşamasında dikkate alınacağından bahsediliyordu. Ancak aradan geçen sürede bu profil sayfaları önce unutuldu, sonra “Google Plus” projesi ile birleştirilip başarısız bir sosyal ağ haline geldi. Google içinde o projeyi hatırlayanlar mutlaka olmalı. Demek ki şu an bu organizasyonları yapan Google bu konuda pek de saf değil. Sanki bu proje yokmuş gibi akademisyenleri şu anki durum üzerinden fikir jimnastiğine zorluyor. Kaldı ki dünyada tek bir arama motoru yok, bu nedenle indekslerin silinmesi insanlığın bilgi dağarcığını yok etmeyecek.