Apple’dan Lenovo’ya nasıl geçtim…

Jobs’ın aramızdan ayrılışı ile birlikte Apple tarafında ciddi bir güç kaybının olduğunu görenlerdenim. Aslında Jobs zamanında da iphone 5 ile başlayan, küçük telefon cihazının yol açtığı küçük pil sorunu zaten tartışmaların başlangıcıydı. Ama Jobs’a inananlar buna bir çözüm bulacağını düşünüyorlardı… Öyle olmadı… Microsoft’a pazarlama şirketi, Apple’a iyi bir yazılım şirketi olarak bakan benim için donanımdaki hatalar bini aştı. En sonunda yeni çıkan şarj kablosu ve Çin’deki üretimin kalitesinin düşmesi, son iphone 5S’imin mavi ekrana düşüp arkasından da anakartının yanmasına neden olunca benim bu değişime olan inancım arttı. Bunun üzerine cihazı tamir için gittiğim yerde bu sorunu yaşayan insanların sayısının arttığı bilgisini almam keyfimi kaçırdı. 
Fakat önümde Apple’ın iyi bir yazılım şirketi olmasından kaynaklı çok ciddi bir icloud bariyeri vardı. Bütün değerli varlığım icloud’daydı. Kızım Zeynep Su’nun doğuşu ile birlikte bir anda 10 binlere varan fotoğraflarm, satın aldığım ve imatch üzerinden eklediğim yaklaşık 2500 şarkı, uygulamalarım, 400 civarında film, notlarım, konuşmalarımın bulunduğu prezantasyonlarım, köşe yazılarımın bulunduğu binlerce dosya…

Bunları yeni aldığım cihazlara nasıl taşayacaktım…

Neden Lenovo?
Lenovo son dönemde satın almalarla çok ciddi anlamda güçlendi. Bilgisayar üretiinde IBM’in ThinkPad’ini ürün yelpazesine kattı. Bu nedenle özellikle laptop tarafında çok güçlendi. Üstelik Yoga modelinin ekranı 360 derece çevirebilme özelliği bir laptoptan tablete kadar her alanı içermesine sebep oluyor. Lenovo’nın tablet tarafında Ashton Kutcher tarafından tasarlanan ve üzerinde projeksiyon cihazı bulunan ürününe bayıldım… Telefon tarafında ise geniş bir yelpazeye sahip olmasına rağmen benim tercihim Vibe Z PRO 2 oldu. Bu benim pil sorunumu ortadan kaldırdı. iPhone’da her iki saatte bir şarj cihazı ararken, Lenovo ile bütün imkanları sınırında kullanmama rağmen günde tek şarj yetiyor. Yıllardır android cihazlara geçmemein sebebi olan yazılımların herşeye ulaşabilme özelliğini, Lenovo’yla gelen bir güvenlik yazılımı tam olarak çözüyor. Verilerinize bir uygulama ulaşmaya kalkarsa önce blokluyor sonra size soruyor. Bir de Lenovo’nın pil bitmeye yakın sadece konuşma ve sms kullanımını sağlayan profili ile pil ömrünü on katına çıkaran uygulaması bana harika geldi. İnternette genel olarak bir tek şikayet var. Isındığı yolunda ama ben buna denk gelmedim. Beni tek endişelendiren konu şarj kablosunun girdiği yuvanın daha sonra sorun çıkarabilecek görünmesi. Ama bu konuda da bir şikayet görmedim.
Nasıl taşıyacaktım?
Her ne kadar Lenovo telefonlar arası veri taşıma konusunda bir program oluşturmuş olsa da benim iPhone mefta olduğu için bu uygulamayı ne yazık ki kullanamadım. Herşeyi manuel halletmek zorunda kaldım. O yüzden size uygulama ile ilgili bir yorum yapmayacağım. 
Fotoğraflarım
Taşınma işlemine benim için en zor olanla başlama kararı aldım… iPhone’da ekran görüntülerinden aldığım notlara ve son 90 günde gelen kızımın resimlerine kadar herşey birbirine karışmıştı. Önce hepsini ulaşabileceğim bir yere indirme kararı aldım. Bunun için icloud.com’u kullandım. Burada fotoğraflara ulaşıp onları hepsini işaretleyerek indir tuşuna bastım. Tabii browser çıldırdı. Bu kadar veriyi indirmek için her beş dakikada bir indiriyorum emin misin diye sormaya başladı. Bu işin zor kısmıydı.. Ama sonunda sorunsuz bütün fotoğrafları indirdim. Lenovo bilgisayarımda kalmasını tercih ettim. Zira resim konusunda cep telefonumda yeniden başlamak niyetindeydim.
Kontakt bilgileri
Yıllardır telefon numaralarım ve email bilgilerimi google contacts üzerinde tutuyordum. Ancak birgün toplam 20000 kontakt yüzünden anneme telefon etmekte zorlandığımı farkedince bir düzenleme yaptım ve sayıyı 1500’e indirdim. Ancak bu arada google kontakt senkronizasyonu bozulmuş. Bu tabii fena can sıktı. Zira iphone beklenmedik bir şekilde ölünce, son dönem numaralarımın çoğu içinde gitti. Bu nedenle yeni bir email açıp kontaktlarımı yeniden orayla ilişkilendirme kararı aldım. 
Bunu bir android cihaz ile yapmak çok kolaymış. Onu farkettim. 
Şarkılarım
İşin en zor kısımlarından biri de şarkılarımdı. İki ihtimal vardı. Bunca yıl bulut kullanan bir olarak yeniden şarkıları indirmeyi deneyecektim ya da bulut hizmetlerinin en son versiyonlarından birini kullanacaktım. Ben oğlak burcu olduğumdan ikisini birden yapmaya karar verdim. 

İÖnce bütün şarkıları bilgisayarıma kurduğum iTunes’a download ettim. Oluşan dosyaları müzik klasöründe bulup Lenovo’ya USB üzerinden kaydettim. Hepsini çalıyordu. İkinci yol ise Spotify’a atmaktı. iTunes’a yüklediğim şarkılardan bir playlist oluşturdum. Evet yaklaşık 2500 şarkılık tek playlist sonra unify adlı bir programı indirdim. Program iTunes şarkılarını alıp, hepsini spotify hesabımla eşleştirdi. Bu da ikinci sorunumun hallolmasını sağladı. 

Uygulama ve Film 
Uygulamaların bir kısmı için kendime bir bardak soğuk su doldurdum… Onlar kazanılmış hak olarak kalacak. Ne yazık ki; iTunes bunları birine satmama şu anda izin vermiyor. Birine paylaştırma imkanım da yok. Gerçi eşim şu anda kullanıyor bir kısmını ama en kısa zamanda onu da android’e alacağım. Filmlerimi zaten evdeki televizyonuma bağlı Apple TV üzerinden seyrediyorum. O da aynen yerinde duruyor…
Prezantasyonlarım ve dokümanlarım
Notlarımı yeni kullanmaya başladığım email adresimle ilişkilendirdim. Hepsini onun üzerine kolayca taşıdım. Prezantasyonları ise yine aynı şekilde kendime mailledim. Bunlar en önemli entellektüel mal varlığım olduğu için taşınması çok önemliydi. Gerçi icloud üzerinden hala kontrol edebiliyorum…
Donanım
Bozulan iphone’um swap yapıldı. Ben de bunu hiç yüklemeden 64 GB iphone arayan birine sahibinden.com üzerinden çok kısa zamanda sattım. İşleri bittiğinde diğer Apple ürünlerini de elden çıkaracağım.