Tabii televizyon deyince aklınıza sakın profesyonellerin panel dediği cihaz gelmesin. Ne yazık ki; Türkçe’de televizyon kelimesi çok farklı anlamlar içeriyor. Ancak bu yazıda bahsedilen televizyon, video içeriği ve yönetimi olan televizyonculuk…

İnternet teknolojileri hergün yeni bir alanı değiştiriyor. Perakende sektörünü eticarete çeviren, internet, medyanın sosyal medya ve bloglara evrilmesini sağladı. Bu dönüşüm ve değişim zamanla bütün sektörlerde yaşanmaya başladı. Televizyon dünyasında bu dönüşümü hissettiğim dönemde ben D-Smart projesini yapmak için Doğan TV Holding’de yöneticiydim. O zaman standart kutuların yanında her ne kadar teknolojik olarak bizi zorlasa da bir internet tabanlı PVR yapmamız gerekiyordu. Hatta bu konuda daha önce yapılmış olan örnekleri incelediğimde teknik imkansızlıklardan sinyali taşımak için dijital karasal yayının kullanıldığını gördüm. Ancak Türkiye’de dijital karasal yayın olmadığ için sinyali uydudan indirmenin, aynı hızda PVR’ın depolama ünitesine basmanın yollarını araştırmıştık.

İşte bu dönemlerden, şu anda rahatça yayını internetten sosyal medya hesaplarınızdan bile yollayabildiğiniz, bırakın yüzbinlerce aboneyi, 2-3 kişi için bile bir yayın açabildiğiniz, yapabileceğiniz ve saklayabileceğiniz, bunu da interaktif bir yayın anlayışı ile yorumlar ve ‘like’larla gerçekleştirebileceğiniz bir döneme girdik.

Video yayını gibi yapımı da kolay olan bir ürün haline geldi. Anlık render teknolojisi ile yüzlerin değiştirildiği, yayına efektlerin otomatik veya bir yüz hareketi ile atıldığı telebvizyonculuk teknolojisi açısından çok yenilikçi bir döneme girdik.

Bu dönemde sektörün yayın taşıyıcıları dijital platformlar liderliklerini IPTV platformlarına bırakmış, geleceklerini tehdit eden OTT tv’lerin de hem teknolojik hem de yayın esnekliği açısından gerisinde kalmış durumdalar. Yani internet yayın teknolojisi, pahalı ve ulaşılması zor olan uydu yayın teknolojisini ezmiş durumda.

Genelde sektörlerde, teknoloji geçiş anları, eski teknolojiyi kullananlar için krizleri olduğu kadar, fırsatları da içerir. Televizyonculuk açısında da işte tam bu fırsatlar dünyasının içindeyiz. Uydu yayıncılığında transponder’lar ve kapasiteleri ile sıkışan yapı, IPTV ile devletin istediği kadar lisans satabileceği bir hale dönüştü. Platform sahipliği açısından maliyetler düşerken, kanal sayısı ve kaliteleri de aynı şekilde kapasitelere takılmıyor. Her ne kadar IPTV kanal sahibi olmak ilk mevzuata göre daha maliyetli hale gelmiş olsa da, yine de yayın kalitesi konusunda kanallar için de oldukça büyük kolaylıklar var. Mesela 4K veya 8K bir yayını yapmak için sadece abonelerinizin internet bant genişliklerini arttırmanız yetiyor. Eğer uygun bir aboneniz ve o kalitede bir videnuz varsa 16K yayın yollamak için önünüzde hiçbir engel yok.

Mobil dünyaya bakacak olursanız, 4G ile gelen IP teknolojileri ile 5G ile gelen yazılımsallaşma teknolojisi IPTV ve televizyonculuğu da bu dünyada ciddi anlamda kolaylaştırdı.

Tabii bunların üzerine bir de OTT (Over the top) televizyon teknolojileri var. IPTV derneği başkanı olarak, RTÜK’ün veya BTK’nın regüle ederek sektörü öldürmemesi için ciddi faaliyet gösterdiğimiz alanlardan biriydi. OTT TV sektörü son dönemde hızla yeşeriyor. Platformlar izleyiciye konvansiyonel içerikleri ucuza vermekle kalmıyor, Amerika’da olduğu gibi yeni ürünler de sunmaya çalışıyorlar. Bu alanda Avrupa Komisyonu ile yaptığımız çalışmalar da gösterdi ki; regülasyonlar lisanslama yönünde olmayacak. Sadece platformlar üzerindeki içeriğin doğru hedef kitleye ulaşması ve cinsel içerikli yayının ayrı platformlarda giderek çocukların ulaşabileceği bir ortamda olmamasını sağlamak yönünde olacak.

Türkiye iki dijital platformu Digitürk, D-Smart ile, iki IPTV platformu Turkcell Plus TV, Tivibu ile, yerli ve yabancı OTT TV platformu puhu, blu, netflix ile ve internet televizyonu youtube ile hem IPTV ve OTT TV tarafında hem de internet tv, marka televizyonları alanında yerli ve yabancı yatırıma çok uygun bir altyapıya sahip. Bu alanlarda eminim yakında çok daha fazla yapının kurulduğunu duyacağız. Bu noktada Türkiye’de oldukça verimli topraklar bulunuyor bunu unutmamak ve değerlendirmek gerek.