Samsung, CES’de “gelmiş geçmiş en akıllı TV’yi” piyasaya sürdüğünü iddia ediyor, Amazon; yakında Fire TV çubukları ve set üstü cihazlar arasında Alexa’nın da boy göstereceğini duyurdu, Roku ise hızlı bir şekilde gelişmekte olduğunu ve büyük miktarda fon topladığını bildirdi. Bunların tamamı, TV endüstrisinde en önemli şeyler olmaya başlayan iki konuya dikkat çekiyor. 
Birincisi uygulama çağında mevcut olan gezinim problemi: TV ya da STB’nizde bulunan onlarca uygulamadan bir tanesinin arama işlevinde saklı olan bir programı bulmak sinir verici bir deneyim olabilir. Doğrusal olarak (Linear izleme) ya da art arda ve kısa zaman içinde (binge-watching) izlemek kolay iş ama keşif için aynısı söylenemez. 
Peki bu problemi ele almak için neden ikinci konuyu yani yapay zekanın yükselişini kullanmayalım? 
Belki de Alexa benim gördüğüm ya da görmediğim şeylerin kaydını tutabilir ya da takip edebilir (ki böyle bir şey Netflix’te çok sinir bozucu) ve bana en sevdiğim televizyon programının en son yayınının ne zaman gösterileceğini söyleyebilir ve ses komut sistemi ile herhangi bir programı bulabilir? 
TV alanında yaşanacak bir sonraki savaş, rutin olarak mevcut ağ ve hizmet sunucuları tarafından suistimal edilen izleyicilerin öfkelerinin ve yılgınlıklarının üstesinden gelecek olan meta hizmet için olacaktır. 
Eğer, Google’ın herhangi bir içerik üretmeden yayıncılığa bu şekilde el koyduğunu düşünüyorsanız, yayıncılar meta verilerini korumaya çalıştıkları ve AI devleri ellerinden geldiğince veri avcılığı yaptıkları için bu alanın ne tür bir savaş alanı olduğunu kendiniz görebilirsiniz.