Her gün yeni bir teknoloji hakkında, yepyeni haberler duyuyorsunuz. Bir dönem esamesi okunmayan teknoloji fuarları yeniden güçlendi, bu yeni teknolojileri haber olarak da destekliyor. Hatta bir kısmı kişisel olarak da ilginizi çekiyor. Peki kurumsal olarak hangisi yada hangileri sizin radarınıza girmeli? Hangileri için beklemeli? Bunları birbirinden nasıl ayırt edersiniz?
Yapay zeka : Gerçekten çok önemli bir konu. Mutaka bir yönetici olarak takip etmelisiniz. Üstelik konu teknolojik gibi görünse de aslında tartışma konuları öyle değil. 

Psikoloji : Machine learning, cognitive (bilişsel öğrenmenin) parçası. Bu yeni fikirde öğrenme algoritması kendisine verilen bilgilerden öğreniyor. Kasparov’u yenen big blue ise olayları değerlendirme algoritması ve hesap gücünü kullanıyordu. 

Felsefe : Yapay zeka arıtık kendi kendine öğrenebiliyor, ama ya yanlış şeyler öğrenirse? Mutlaka kontrol altında tutulmalı diyenler var, etik değerler oluşturmak gerekir diyenler var. 

Yatırım yapmalımıyız : Yapay zeka’da ‘as a service’ mantığı işleyecek gibi görünüyor. Yani birçok sektör için yapay zeka gerektiren faaliyetler büyük bir yapay zeka servisine bağlanıp kullanmak yöntemi ile oluşturulacak. Yatırım maliyetleri için seviye bilgisi vermek gerekirse, IBM’in yapay zekası watson’a hava durumu bilgisi sağlamak için aldığı The Weather Company 2 milyar dolar. 

Robotlar : Üretim yapıyorsanız, bu konuyu mutlaka dikkate almalısınız. Zaten robotlar yeni iş dünyasının en önemli kısmı dijital dönüşümün de parçası. Dünyada dijital dönüşümün en önemli robot üreticisi Kuka. Türkiye’de ise Kale Altınay robot kol üretimi yapıordu. Ancak uzun zamandır isimlerini duymuyorum. Üretim sistemleriniz varsa, tezgahınızda aşamalı olarak robotlara nasıl geçebileceğinizi mutlaka projelendirmelisiniz. Satış sektöründe iseniz, yurt dışındann veya Türkiye’de robot kol üretimi yapan şirketlerin distribütörlüğü ile ilgilenmelisiniz. Teknoloji şirketi iseniz robot kol üretimi, yazılımı ve hatta servis ve bakımı konularında araştırmalar yapmalısınız. Yatırım maliyetleri 100bin dolarlardan başlıyor ama bu harcama kaçınılmaz.
Not: Geçen çarşamba Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, bakanlar kurulunda dijital dönüşüm konusunda bir sunum yaptı. Muhtemelen dijital dönüşüm devlet destekleri arasına girecek. Bunu da izlemeke fayda var. 

Sanal Gerçeklik : Kişisel olarak izlediğinizde çok keyifli bir konu. Bu pazarda gelecek yıl dünya çapında yüzde 100 oranında büyüme bekleniyor. Ancak sanıyorum ilk çıktıları eğlence sektöründe olacak. Endistrüyel kullanımı için 5G (İletişimde kesintisizlik garantisi olduğu için) alanındaki gelişmeler bekleniyor. Yatırım maliyetleri düşük olmasına rağmen eğlence sektöründe değlseniz temkinli yapklaşmakta yarar var. 
Artırılmış gerçeklik: Ne sanal gerçeklik ne de gerçeklik olan bu arada kalan teknolojiye ilgi için şu an bir gereklilik yok. Bu alan yerine mixed reality’i incelemekte yarar var. Bu alanda gelişmeler semantik yapılar ve IoT ile çok ilgili. Dolayısıyla çok erken. Yatırım yapmak için beklemekte fayda var. 
Video : Kurumsal bloglardan sonra, kurumlaarın son iki yıldır en çok ciddiye alması gereken konular arasında kurumsal video üretimi konusu olmalı. Ancak üretmesi de, depolaması da, dağıtması da zor bir içerik olamsına rağmen tüketilmesi çok hızlı oluyor. Bu da kurumları bu alandnn uzak tutuyor. Farklılaşmak için az yatırımla çok büyük yol alınabilecek bir alan olması sebebiyle çok önemli. Üretim içinse tam zamanı. Sürdürülebilirlik çok önemli. Bu nedenle fantastik projelerden ziyade, uzun süreli paydaşlar seçip yol almakta fayda var. 
Botlar : Facebook’un ciddi şekilde destek verip, messenger içnde bot üretimini kolaylaştırmasına rağmen, beklenen başarıyı endüstri genelinde gösteremediler. Bunun en önemli sebebi XML, API gibi kurumlar arası iletişimi bir adım ileriye taşımak için iç yapılarda da ciddi gelişmeler yapmak gerekliliği. Yani bot’lar var ama backoffice’leri yok. Eğer bu şekilde devam ederse sadece kişisel asistanlar ve bilgi aktarıcılar olmaktan ileri gitmez. Ancak bir robota bana en uygun tatil paketini bul al bu arada marketteki eksikleri de gider diyemediğiniz sürece sonuç almak mümkün değil. Kurumunu bilgi üretimi ve analizi alanında ise hemen bir bot çalışmasına başlamalısınız. Ya da muhtemelen başlamışsınızdır. ANcak diğer alanlarda backoffice otomasyonu desteklemiyorsa hiç bu alana girmeyin. Yatırım maliyeti çok düşük ama attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmez. 
Siber Güvenlik : Bu alan gerçekten çok önemli ve ciddi değişiklikler içeriyor. Üç alanda yatırımı zaten yapmış olmalısınız. Kurumsal siber güvenlik stratejiniz mutlaka olmalı. Yoksa, yazıyı okumayı bırakın ve hemen siber güvenlikle ilgili departmanınızla görüşün. Şakası yok. Kurum içi siber güvenlik eğitimleri ve standartlarını da almış, aldırmış olmalısınız. Bu aşamaları da yapmadıysanız yazıyı bırakın hemen bu konuyu çözün. Sisteminizin dış etkilerden uzak tutulmasını sağlayacak yapılar. Bu konuda etik hacker’larla çalışıp, düzenli olarak raporlar almanızda fayda var. Bu yatırım süreklidir. Ortalama bir şirket için 10k bir bütçenin bu konuya ayrılması şarttır. Eğer bütçelerinizde böyle bir harcama yoksa ciddi bir probleminiz var demektir. 
Büyük Veri : Geçen ay SAS’ın veri analitiği etkinliğinde ‘Dijital çağın müşteri deneyiminde analitiğin rolü’ isimli paneli yönettim. Katılımcılarım Neslihan Uçar (Ajans So. Ho.) ve Ahu Şendilmen (IPSOS)’du. Veri analitiği günü için biraz hafif bir konu gibi görünse de katılımcıların ilgisini çekti. Bunun en önemli sebebi büyük veri analizinin müşteri ilişkileri yönetimi açısından ışık tıtan önemli bir alan olması. Kurumsal açıdan, bütün verilerinizi büyük değilse de büyüyecek veri olarak tanımlamanızda yarar var. Bu durumda bütün verilere büyük veri ehemmiyeti göstermek gerekiyor. Bu sayede o veri büyüdüğünde analiz yapma imkanınız olacaktır. Tabii panerlde de son çıkarım olarak belirttiğim gibi, büyük veri konusundaki en önemli nokta analiz. Nereye bakacağınızı, nasıl analiz edeceiniz biliyor olmak gerekiyor.