Asıl soru şu: Bu topraklada bir girişim 10 yıl kar etmeden yaşar mı? Hadi gelin bu ülkede girişimcilik nasıl olmalı onu yeniden tanımlayalım.

Her gün birçok yeni girişimi duyuyor görüyoruz. Ne yazık ki büyük çoğunluğu Amerika’dan klon fikirler. Açılıyorlar, haliyle aynı “business model”ini uyguluyorlar… Sonra yatırımcı bekliyorlar. Fakat Türk iş dünyası Amerika ile aynı değil. Girişimci önce melek yatırımcı bulamıyor. Melek yatırımcı olarak başvurduğu isimler ya red ediyor yada öyle teklifler veriyorlar ki; girişimci üzülerek anıyor. Daha kötüsü ne melek hepsi şeytan diyor.

Bazı girişimciler bu adımı atlayıp, bir üst adıma çıkıyorlar. Risk sermayesi aramaya başlıyorlar. Tabi risk sermayedarlarının ilk sorusu son derece net: “Ne zaman para kazanacaksınız?”… Ancak girişimcinin elinde böyle bir bilgi yok. Zira klonunu aldığı, kendine ikon yaptığı o Amerika’daki girişimci hala para kazanmaya başlamamış. Açıkcası kazanmaya da niyeti yok.

İsterseniz farkı anlamak için bir de onun dünyasından bakalım hayata. Fikrini bir business plan’e çevirip, önce melek yatırımcılara gidiyor. Melek yatırımcı dediysek, bunlar kartvizitlerinde melek yatırımcı yazan insanlar değil. Çoğunlukla yakın çevre…

Eğer böyle yakınları yoksa ve mutlaka sermaye ihtiyacı varsa, bankadan kredi alıyorlar. Bunun için banka şubesindeki müdürün fikirlerine inanması yetiyor. Türkiye’deki gibi banka krediler banka müdürlerine zimmetli olmadığından, bankanın riski olarak krediyi verebiliyorlar. Sonra ürün geliştiriliyor, arkasından satış sürecinde risk sermayedarı arayışı başlıyor. Risk sermayedarı projeye biraz daha sermaye ekliyor, ürünü live ediyor. Ürün başarılı olursa birkaç round’dan sonra ürün globalleşiyor. Bundan sonra da Amerikan Borsasına açılarak millileştiriliyor.

Şimdi aradaki farklara bakalım. Türkiye’de sokaktaki insan kazandığı parayla emlak gibi güvenilir, kazancı olan işlere yatırıyor. Ancak ticaretle uğraşan insanlar bu tip projelere yatırım yapıyorlar. Ancak onlrın çoğu da projeye değil, yapan kişiye yatırım yapıyor. Yani Türkiye’de melek yatırımcı olmak istiyorsanız ticari anlamda güvenilir olmak zorundasınız. Paraya ihtiyacınız olmayacak, kazanma garantisi verebileceksiniz yada yatırımcı bir şekilde sizden onun karşılığını alabilir durumda olacak. Bu nedenle genelde melek yatırımcı sistemi Türkiye’de aşağıdan yukarıya gidiyor. Paranın kaynağı olanlar değil, elindeki üç kuruşu sizden birşey umut edenler veriyor.

Bu olmazsa hiç bankalara gidip yorulmayın zira bankalar teminat isteyecektir. Eviniz, arabanız yoksa şansınız da yoktur. Türkiye’de sermaye sahibi olanın egosu yüksektir. Bu nedenle risk sermayedarının bir round düzenleyip yeni yatırımcıları çağıracak gücü yoktur. Eğer projeniz kısa zamanda kazandırmayacaksa risk sermayedarına da sakın uğramayın, moraliniz bozulur.

Yani kısaca, eğer çevrenizde size hayranlıkla bakan kişiler yoksa melek yatırım, arabanız eviniz yoksa kredi bakmayın. Çevresi olan ve projenizi başka bir sermayedara satacak bir risk sermayedarı bulamıyorsanız risk sermayedarına da gitmeyin.

Önünüzdeki tek fırsat globalleşme. Bunu tamamı dijital bir projede makul bütçelerle gerçekleştirebilmek için hala şansınız var. Dünya bu şansı veriyor. Bunu gerçekleştirmek sizin ve projenizin elinde. Bu olursa borsa zaten sorun olmaktan çıkar. Borsaya kote olup bütün engelleri aşmış olursunuz.

Peki proje yapmayacakmıyız? Tabii ki yapacağız.. Ancak bu ülkenin topraklarının ne tip tohumlara can suyu verdiğini bilerek yapacağız. Anneniz, babanız zengin değilse ve hindi çiftliğine iki kere para yatıracak kadar sizi sevmiyorsa, melek sermayeyi unutun. Riske edeceğiniz arabanız, eviniz yoksa bankaya sadece hesap açtırmaya gidin. Türkiye büyük bir pazar değil. Size globale ulaşmak için ciddi bir kaldıraç etkisi yapması mümkün değil. Dolayısıyla proje fikrinin kısa zamanda paraya dönüşme özelliğinin olması şart. Devamında ise Türkiye pazarını değpil, global pazarı hedeflemesi gerekiyor. Eğer elinizde Türkiye pazarından hazır çıkabileceğiniz, bir pazarlama projesi varsa, kısa zamanda sermayeye dönüştürebilmek için yüzünüzü doğuya dönmenizde fayda var. Yok ben kısa zamanda para kazanmayayım ama kazandığım para risksiz bana ulaşsın diyorsanız, globalleşmeye batıdan başlamanız şart.

Bu arada sakın, doğuda teknoloji yok, ne versek gider, batıya ucuz ürün lazım bizim tekstil ürünlerimiz harika olur diye ezberlerle gitmeyin.Doğuda teknoloji, batıda bizden çok daha ucuz ürünler var. Mutlaka pazar araştırması yapın, mutlaka plot proje yağın. Türkiye’de yatırımcı görünerek iyi projeleri aslında satın alanlara da işinizi, projenizi, fikrinizi anlatmayın.