Son dönemde Secret (“Sır”) kitabı ile birlikte quantum fizik dışındaki alanlarda da ilginç ve yeni bir bakış açısı oldu. Her ne kadar biraz sağa sola çekiştirilip değiştirilmesinden rahatsız olsam da fizik dışındaki alanlarda da bir bakış açısı vermesinden dolayı çok mutluyum. Aslında quantum micro bakış açısı ile bir partikülün o anda takriben nerelerde olabileceğini hesaplama imkanı verir. Bunu makro boyuta çekince, alternatif paralel yaşamların mümkün olabileceği fantezisi gerçek oluyor. 
Peki şu an teknolojinin değil de başka bir sektörün öncü olduğu bir dünyayı yaşıyor olsaydık. Mesela teknoloji değil de, sağlık sektörü öncü bir sektör olsaydı, dünyanın en büyük şirketleri teknoloji şirketleri olur muydu? Acaba şu an beğendiğimiz şirketler hakkında neler düşünürdük. 

Şu an herkesin çalışmaya can attığı şirketlere bir de ortalama şirketler gözü ile bir bakın. Başarılarından emin olmadığınız ve borsaya daha kote olmamış bir “google” size ne kadar başarılı görünürdü? Bu şirketlerin çoğu, inovasyonu yüksek kılmak amacı ile yıkıcı inovasyonu bir adım daha ileri götürerek, hızlı üretim (tüketim) alışkanlıklarını inovasyona da uyguluyorlar. Bu da birçok projesi batık olan teknoloji şirketlerini yaratıyor. 

Şöyle bir hafızanızı yoklayın. Mesela Aralık 2016 rakamlarına göre 1.86 milyar aktif günlük kullanıcı sayısına sahip Facebook’un hangi projelerinin çöplüğü boyladığını biliyor musunuz?

Facebook malum ilk açıldığında iki kişinin yüzünü karşılaştırma sitesiydi. İçeriğin arttırılması daha sonra üniversite öğrencileri arasında geliştirilmesi ile oldu. Türkiye’ye ulaşması hayli zaman alan facbook’u ilk kullandığımda, bağış sistemi olduğunu hatırlıyorum. Tabii bu sadece başlangıç projelerinden biriydi. Bir süre sonra kapatıldı. 

Peki başka kapatılan projeleri var mıydı?
Tabii ki.. Facebook’un telefon çıkaracağı söylentilerinin ayyuka çıktığı dönemlerde Mark Zuckerberg, çıkıp bir telefon ürünü tanıtmıştı. Mutlaka hatırlarsınız.. Facebook Home.. İşte o proje de sırra kadem basanlardan. Daha sonra sırasıyla Facebook Markup Language, Facebook Deals, Gifts, Offers, Credits, Autofill by Facebook, Facebook Lite, Poke, Slingshot, Questions, her ne kadar entegre çalışsa da Facebook Places, projenin ortağı yüzünden tamamen batan Facebook Beacon, Paper, Sposored Stories ve son dönem Google ile sürtüşmelerinden ortaya çıkan Facbook Mail ilk akla gelenlerden. 
Facebook mail aslında Google’ın sosyal medya isteğine tepki olarak çıkmış bir proje. Ciddi bir hype’ı olduğunu da söylemek mümkün ama tabii arayüz gelecek binlerce mesaja göre ayarlanmadığı için zaten başarısı çok da beklenemezdi. 
Google hangi projeleri çöpe attı? 
Google proje çöpe atmada, facebook’dan daha başarılı. Üstelik çöpe attığı projeler birçok şirket için hala kullanılabilecek olanlar. Mesela Google Reader… Birçok kullanıcısını üzen bir bitiş olmuştu. Herkes nerede o kalitede bir RSS okuyucu bulacaklarını arayıp durdular. iGoogle’da insanlar ilk sayfaları olmaya başlamış bir projeydi. Hızlı bir düşüş yaşadı. Amerika’da sağlık yasalarındaki değişimle birlikte, yeni bir sektörün açılacağını varsayan birçok yatırımcı linkedin üzerinden benimle bile bağlantıya geçmişti. İşte o dönemde büyük ümitlerle Google Health açıldı. Ama hiç hayata geçemedi diyebiliriz. Knol nisbeten daha küçük bir projeydi. Picnik, Buzz, Aaardvark, Sidewiki, Google Notebook, Google Dictionary, bir ara teknoloji meraklılarının kalesi olan Google Labs, Searchwiki, Jaiku, Lively, Google Page Creator, Zeitgeist de yaşamayan projeler arasında. Benim bu projeler arasında herhelde en çok üüldüğüm Google Answer projesiydi. Tabii beta davetlerinin karaborsaya düştüğü wave’i de unutmamak gerekiyor. Arkasında ise Google +1 var..
Apple’ın başarısızlıkları daha büyük ve ekonomik anlamda daha etkiliydi. Steve Jobs’ın iPhone4 anten probleminde sahneye çıkıp herkes hata yapar dediği o anı hiç unutamıyorum. iPhone’a gelene kadar Lisa ile başlayan, Newton’a kadar devam eden birçok başarısızlık gördük. 
Tabii şu ana kadar saydığımız şirketler çöpe attıkları projeleri kendileri üretmişlerdi. Bu nedenle şirketlere toplam maliyetlerini tahmin etmek neredeyse imkansız. Ancak Microsoft için bunu söylemek neredeyse imkansız. Çöpe attıkları neredeyse bütün projeleri satın aldılar. Hotmail’i aldıkları günleri belki herkes hatırlıyordur, ama durudurdukları internet explorer projesinin altyapısını oluşturan Mosaic’i aldıklarını hatırlayan sanıyorum kimse çıkmaz. Aldıkları projelerin içinde haşince çöpe attıkları koca bir efsane Nokia var. Her ne kadar teknoloji şirketleri bunu yarışta kalmak için yaptıklarını söyleseler de geleneksel bakış açısı ile bu müsriflik, kör döğüşü… Başka birşey değil.