Alibaba’nın kurucusu Jack Ma, bir açıklamasında internet çağı ve gelişen teknolojiyle birlikte ekonominin çeşitli alanlarında meydana gelecek “devrimler” nedeniyle toplumun önümüzdeki 30 yıllık dönemde “acı çekeceğini” dile getirmiş. Jack Ma, hükümetleri eğitim sisteminde reform yapmaya çağırmış ve insanların makinalarla nasıl çalışması gerektiğini anlatmış. Teknolojiyle birlikte ortaya çıkabilecek işgücü değişimlerine de vurgu yapmış Ma, sahibi olduğu Alibaba’nın e-ticaretin yanında bulut bilgi işlem ve yapay zeka alanlarında da faaliyetlerini genişleteceğini söylemiş.
Ben de benden görüş isteyen paraanaliz.com sayesinde öğrendim. 

Stephen E. Hawking yine geçen hafta yapay zekanın insanlığın sonunu hazırladığı yolunda uyarıları oldu. Hawking kırık plak gibi devamlı neredeyse iki haftada bir bunu söyleyip duruyor. Etkisi ne olur bilmiyorum ama içinde Bill Gates’in de bulunduğu bilişim patronları yapay zeka’nın dikkatli kullanılması yönünde bir açık mektup imzaladılar. Mektup hala imzaya açık. Okuyup imzalayabilirsiniz. https://futureoflife.org/ai-open-letter/

Mektuba imza atanların arasında Tesla’nın patronu, PayPal’ın kurucusu Elon Musk da var. Musk, yerde elektrikli ve son zamanlarda sürücüsüz araçlar, uzayda birden fazla kullanılan roketler gibi hataya izin vermeyen alanlarda insanlığın önününü açan önemli kişiliklerden biri. Şu aralar beyinle makine arasındaki input konusuna elini atmış durumda. Bu arada iletişimi yavaşlatan hiçbir şey olmaması konusunda ciddi bir çalışma yapıyor. Bu konuda ondan önce çalışma yapan kimsenin başarılı olamadığını unutmamak gerekiyor. Elon Musk diğerlerine göre daha pozitif sorunları çözmeye odaklı. Bu konuda bankaların hüküm sürdüğü bir dünyada ortaya koyduğu paypal ve petrol üzerinden dönen dünyanın içine soktuğu elektrikli araçlarla “disruptive inovation” kavramının en elle dokunulur öncülerinden. Benim de gerçekten önemsediğim içi doldurulmamış, köpürtülmemiş bir lider. 

Gelecekle ilgili korkuları olan liderlere baktığımızda çoğunun tartışmalı başarılarının ve çokca başarısızlığının olduğunu görüyoruz. Elon Musk ise başarı serisinin şu ana kadar devam ettiren bir lider. Bu nedenle de kulislerde ismi Marvel’ın çizgi romanındaki ironman “Tony Stark” olarak anılıyor. Bu nedenle onun vizyonunun önemli olduğunu düşünüyorum. 

Musk diğerlerinden farklı olarak, uyarılar yapıyor ama yine de yenilikleri uygulamaktan geri kalmıyor. Tabii dikkat çeken bir konu da bu kadar vizyoner olan bu isimlerin aslında hiçbiri bir yapay zekanın sahibi değil, uygulayıcısı değil. 

Yapay zeka yapan ve ona isim veren şirketlerden birinin yöneticileri ile yaptığım bir görüşmede bilenlerin bilmeyenlerden daha fazla korktuklarını gördüm. Bu acaba güneşten korkan neandantaller gibi bir durum mu yoksa bilinç ve kavrayışımızın yüksek olduğu, tehdidi direkt algıladığımız bir korku mu, bence bunu zaman gösterecek.

Her ne olursa olsun, gelecek yaşanacaktır. Engellemek durdurmak mümkün değildir. Fütüristlerin dediği gibi insanın aklına geldiyse yaşanır. Bu bize ne kadar zararla veya yararla döner. Bu bir son mu yoksa devrim mi? Zamanla göreceğiz…

Tabii buraya giderken yolda şu an yükselişini gördüğümüz birçok teknolojinin hiç yaşanmadan atlandığını da göreceğiz. Büyük ihtimalle ses tanıma sistemleri çok yakın zamanda tarihe gömülecek. Beyin makine iletişimi dalgalarla sağlanıyor olacak. Bu da üretim ve etki alanımızı hızla yükseltecek. 

Bence ikinci büyük atlama ise sürücüsüz kara araçlarında olacak. Sürücüsüz bir araca yerde neden ihtiyacımız olsun ki? Hava araçları hem daha hızlı, daha etkili ve oradaki yollar daha az kirli. Bunun uzun vadede, taşımacılık sektöründe görüleceğini de hissediyorum. Endüstri 4.0 ile kamyon sürücülerinin işsiz kalacağından bahsediyorduk ama kamyonların da işsiz kalacağı da radarımıza girmeye başladı. 

İnsanlığı yapay zekanın ele geçireceği endişesi mi? Bana sorarsanız o tam bir safsata. Bir yapay zeka, işlem yapabilir, kognitif öğrenebilir, duyguları olabilir, duyguları olabilir hatta bilinci de olabilir ama “unpredictive” (önceden kestirilemez) olması durumu, hiçbiri insan üretimi olgunun yapabileceği birşey değildir. 

İşte farklılık aslında budur. Bizim geleceğimizi koruyacak olan da budur.