TBMM Bilişim ve İnternet komisyonuna ne anlattım?

1991 yılında Boğaziçi Üniversitesinde internetin önemine vurgu yaptığımız zaman, çok da dinleyenimiz olduğunu söyleyemem. İnternet yasası çıkacağı zaman TİB İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen başkanlığında kurulan bir heyet büyük bir ekibi dinlemişti. o zaman yaptığım öneriler ise kalabalığın içinde kaybolmuştu. Bir iki yıl önce Çalışma Bakanlığının bir çalıştayı ile “ICT sektöründe istihdamın arttırılması” konusunda görüş verdiğimde, yaptığım öneriler daha iyi dinlendi. Şu an Kore’nin model ülke alınması, çağrı merkezlerine teşvik verilmesi konusunda benim de çorbada tuzum olduğunu belirtmek isterim. Ben bu kararların arkasındayım ve çok işe yaradığını düşünüyorum. Zira İrlanda veya Hindistan modelinde hem business yapımız hem de beşeri farklarımız, modellerin işlememesine neden olacak boyutlarda. Demografik yapımız bizi kendi modelimizi üretmeye teşvik eder noktada. Ancak bu bilincin daha siyasilerde olmadığını görüyorum. Bu nedenle bu konudaki önerilerimi başka bahara saklıyorum.
Gelelim Bilişim ve İnternet Komisyonuna. Ben genel birkaç konuya dikkat çekmek istiyorum. Birincisi tarzımız. İnternet söz konusu olunca yasaklamanın ne kadar yanlış bir tarz olduğunu, hepimiz çeşitli tecrübelerinden görme fırsatı buldu. Bu sadece Türkiye’de değil, dünyada da işlemiyor. Hatta reaksiyonu çok fazla oluyor. Bu nedenle teşvik etmek daha önemli.

Gelelim ikinci konuya. Neler yapılması gerektiği konusu… Öncelikle Türk vatandaşını, dünya genelinde koruyan bir yapıyı devlet oluşturmalı. Yeni dünyada internette vatandaşının başına gelen sorunlarda onun arkasında duran devlet, olay olan ülkedeki vatandaşını uçakla kurtaran devletten daha prestijli. bu nedenle Beyaz Saray’da bir Siber General, Amerikan şirketlerine yapılan siber saldırıları, Amerika’ya yapılmış gibi algılayan bir mantıkla, bir savunma yapısı oluşturuyor. Türk ordusunun da bu konuda çalışmalar yapması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca devletin başı, sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda bazı girişimlerde bulunması gerekiyor. Sanıyorum bu konuda bazı gelişmeleri yakın zamanda göreceğiz.

Aynı zamanda internet yasasında vatandaşı potansiyel suçlu gören bir yapıdan, ona güvenen bir yapıya geçmesi gerektiğini düşünüyorum. TİB’in altında bir istihbarat birminin, kalabalığın içinde ilegal kişileri çekip çıkaracak bilgiye sahip olması gerekiyor. Kesin delilleri olmadıkça kimseye suçleme yapamaması gerekiyor. Ancak bir yandan da suçluların, özellikle hem ahlaki hem de kanuni yönden hepimizin ortak duyarlılığı olan çocuk istismarı konusunda faaliyet gösteren çete ve kanun kaçaklarının yakalanması konusunda çok ciddi çalışmalar yapılmalı.

Twitter, facebook ve her türlü platformda kullanıcıların fake profilllerle tehdit, taciz edilmesinin kısa sürede önüne gidilmeli.

Bunların dışında devletin, Türk sosyal medyaların oluşması ve yaygınlaşması konusunda teşvik vermesi gerektiğini düşünüyorum. Milli arama motoru konusunda tren kaçmışken faaliyet içinde olan bakanlık aslında daha önümüze mesele olarak gelmeden önce milli sosyal medyaların yaratılması ve bunların teşvikle yakın ülkelere de faaliyet vermesi sağlanmalı. Keza CDN (Content Delivery Network) konusunda da teşvikler oluşturulmalı ki; Türkiye içine giren trafik ile dışarı çıkan trafiğin oranı makul seviyelere insin.

Ben Türkiye’nin bu konularda ivedilikle aksiyon almadan, 2023 projesinin sadece bir hayal olarak kalacağını düşünüyorum.

One thought on “TBMM Bilişim ve İnternet komisyonuna ne anlattım?

Yorumlar kapatıldı.