Benimle yapılmış bir röportaj

IPTV ve Online İtibar Yönetimi hakkında bilinmeyenleri kendisine Atıf Ünaldı’ya sorduk.
1-Özgeçmişinizi okuduğumuzda teknolojik anlamda ülkemiz adına gerçekleşen birçok yenilik imzanızı taşımakta. Bu fikirlerin çıkış noktası, hayatınızdaki yeri,size geri dönüşümü ne şekilde oldu?
Önce çıkış noktasından başlayalım eğer bir yerlerde yeni teknolojilerle ilgilenmeye başlıyoranız bir süre sonra yeni teknolojiler size gelmeye başlıyor. Yani siz onlara gitmek zorunda kalmıyorsunuz. Mesela Doğan Grubu’ndayken ben D-Smart Tv projesinin başındaydım. D-Smart’ı konuşurken o dönemlerde IPTV projesini konuşulmaya başlandı. Bir yandan IPTV ile uğraşmaya başladım birbirini tetikleyen bir yapı söz konusu.
2-Bir yıl kadar Istanbul Üniversitesi’nde daha sonrasında iki yıl da Okan Üniversitesi’nde ders verdiniz. Televizyonculuktan sonra akademisyenlik hayatınızda ne gibi değişikliklere sebep oldu, mesleki anlamda hangisi daha ağır bastı?
Aynı zamanda da şu anda Marmara Üniversitesinde iki yıldır Radyo Televizyon Bölümünde ders veriyorum. Akademisyenlik benim açımdan bakıldığı zaman bir süredir teknik olarak üzerinde çalıştığım şeyleri akademik olarak alt yapısını hazırlamama, tecrübelerimi insanlarla paylaşmama sebep oldu. Benim konularım çok yenilikçi konular.IPTV ve Sosyal Medya ağırlıklı konular ve bu iki konuda insanların öğrenmesi gereken bilmesi gereken yeniliklerin olduğunu düşünüyorum. Diğer yandan baktığımızda öğrencilere bu işin alt yapısını yani fikir aşamasındaki alt yapısını anlatmak benim için çok büyük gurur kaynağı. Profesyonel anlamd bakış açısıyla akademisyen bakış açısı çok farklı. Akademisyen olarak ben daha çok doyduğumu hissediyorum.

3-Kuruluşunda ve gelişiminde öncüsü olduğunuz IPTV’nin kuruluş amacı nedir, gelişim süreci ve sonrası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
IPTV Derneğini kurmamızdaki asıl amaç sektörel olarak IPTV ‘yi tanıtıyor olmaktı. Biz 4 yıl önce IPTV Derneği’ni kurduğumuz zaman Ulaştırma Bakanı o zaman Binali Yıldırım’a gitmiştik. Bakanımız çok da hoşumuza gidecek bir cümle kurmuştu ‘İlk defa bir sektör oluşmadan bir meslek kuruluşunun kurulduğunu gördüm’ dedi. Onun için eğlenceli bir durumdu bizim açımızdan da bakıldığında çok yenilikçi bir durumdu.
IPTV Derneği kurulalı aradan yaklaşık 4 yıl geçti bu zaman diliminde Türkiye’de IPTV Derneği’nin daha çok anlaşıldığını görüyoruz. Hedef kitlemizi belirlerken ilk anda öncelikli hedef kitlemiz alt yapıcılardı. Daha sonra internet servis sağlayıcıları, IPTV teknolojisine emek verebilecek teknolojik platform oluşturabilecek şirketler derken şimdi artık üst yapı prodüksüyon şirketleri, televizyon kanalları gibi noktalara doğru gidiyoruz.
4-IPTV teknolojisinin yakın gelecekte Türkiye ve Dünya yayıncılığı için önemli bir güç olduğunun her defasında altını çizmektesiniz. Sizce Türkiye’de ve Dünya’da IPTV ne durumda,özellikle ülkemizde IPTV bilinci oluştu mu?
IPTV’nin ilk kuruluş dönemlerinde bu iş lisanslı yapılan bir iş olduğu için işin devlet kısmı da önemliydi. Yasanın çıkarılması, yönetmeliğinin yapılması,yürütmesinin oluşturulması gerekiyordu. Bu konularda hızlı hareket ettik.Arkasından IPTV teknolojisinin Türkiye’de tek platform olan Tivibu ‘da yeni projeler üretilmeye başlandı. O projelerin arasında mesela malt screen televizyon yayıncılığı yani hem cep telefonun da hem de tabletlerden aynı zamanda bilgisayarlardan ve televizyonlardan yayın yapabilen malt screen telvizyonculuğun konusunda ödül de aldı Tivibu dünyada. Dolayısıyla teknik olarak bakıldığı zaman IPTV teknolojileri ilk iki yıl gerçekten dünya standartlarında hatta dünyanın önünde giden bir yapıya sahipti ancak son dönemde BBC ve BBC’nin için bulunduğu grubun oluşturduğu IPTV teknolojileri ve interaktif yayıncılık Türkiye’yi bir parça geçti. Dolayısıyla şu anda birinciyiz ya da öndeyiz diyemiyorum son birkaç yıldır konumda biraz gerilediğimizi düşünüyorum ama yeni teknolojilerin üretilmesi için çok da geride olduğumuzu söyleyemem IPTV konusunda hala dünyadaki iyi ülkelerden birisiyiz.
5-İnternetin ve televizyonun birleştiği alanlar denilince ilk akla gelen ne oluyor. IPTV’nin bu alanlarda yaptığı çalışmalar neler?
IPTV internetle televizyonun bir araya geldiği birleştiği alanın tam ortasında duruyor. Dolayısıyla hem internet teknolojilerini çok iyi kullanıyor hem de televizyon teknolojilerini çok iyi kullanan yapılardan birisi. Şunu söylemek istiyorum televizyonun çoğulcu yapısı ve herkese ulaşabilme imkanıyla internetin kişiselleştirilmişlik yani herkese farklı içerik verebilme özelliklerinin bir araya geldiği yeni bir dünyayı görüyor olacağız. Yani hem kişiselleştrilmişlik hem de herkese hitap eden yapılar oluşmaya başlayacak. Televizyon tarafında da bu konuda çok ilginç yeniliklerin geleceğini tahmin ediyorum.
6-Peki bu yenilikler ne şekilde olur?
Şu an en çok konuşulan ve tartışılan konulardan birisi televizyon karşısına oturan birisine hiçbir şey sormadan onun ilgilenebileceği konuları arka arkaya gösterebilen bir yapı konuşuluyor. Bu ne kadar gerçekleşebilir bilmiyorum ama sonuç olarak IPTV sektörü dünyada bununla uğraşıyor.
7-IPTV ile İnternet Tv arasındaki farklar nelerdir?
Çok güzel bir soru. En çok konuşulan ve anlaşılamayan sorunlardan birisi bu. IPTV platformuna sahipseniz beş saniye kadar bile yayınınız kesilmeyecek bunun garantisi veriliyor.Bir kutucuk var ve o kutucuk üzerinden bağlanıyorsunuz. Bu kutuyu da diğer dijital platformlar gibi evinize gelip servis sağlayıcı kendisi bağlıyor. Yani alt yapının ve televizyonunuza kadar gelen görüntünün kontrolü tamamen IPTV platformunun sahibine bağlı. Türkiye’de bir tane IPTV platformu var Tivibu. İkincisi OTT yapıları. OTT’lerde de kutu var .Kutular internete bağlılar ama OTT kutusunun sahibi olan kişi size şu garantiyi vermiyor. Siz internete yanlış bir yerden bağlısınızdır ya da yavaş bir yerden bağlısınızdır görüntüyü alamıyorsunuzdur. Diyor ki ‘’bu durumda görüntüyü alamazsanız siz kendi servis sağlayıcınızla konuşmanız gerekli bizim kutumuzda problem yok. ’’Kutudan kaynaklı bir problemle karşılaşmadığınız sürece size garanti vermiyor. Ya da yayını göremediğiniz anda hemen kutunun sahibini arayamıyorsunuz onun yerine gidip servis sağlayıcınızı aramak durumunda kalıyorsunuz. Bir de internet tv var. Bundan kastımız web üzerinde video yayını yapabiliyor olmak aslında bütün hikaye bunun üzerine kurulu. Mesela Youtube dünyanın en büyük internet televizyonlarından birisi. Bu üçü arasında en önemli farklar bunlar.
8-’’İnternete bağlandığınızda dünyanın neresinde olduğunuzun bir önemi yoktur.’’ düşüncesi IPTV hayatımıza girdiğinde televizyon bağlamında insanların gündelik yaşamı ne şekilde etkileyecek?
IPTV platform biraz yer bağımlı öyle yer bağımsız bir dünyadan bahsetmiyoruz. Mesele Türkiye’Deki IPTV platformunu Almanya’da çalıştıramıyorsunuz. Ama OTT BOX’lar bu sorunu da ortadan kaldırıyor. Üst Televizyon Teknolojileri diye Türkçeleştirdim ben onu. OTT kutuları dünyanın herhangi bir yerinde çalıştırılabilir durumunagetiriliyor.
9-Bildiğiniz gibi ‘İnternet Sansür Yasası’ onaylandı. Ülkedeki internet özgürlüğünün kısıtlanması IPTV’yi sekteye uğratmayacak mı?
IPTV tarafı bir kanuni yapıya oturdu. OTT tarafında benzer bir sorun söz konusu. RTÜRK şuanda OTT tarafına bir regülasyon yapmayı planlıyor. Dünyanın hiçbir yerinde OTT yapılarının (Whatsapp,Viber,Skype) lisansa bağlanması çok yanlış olur bununla ilgili bir gelişme olursa Türkiye için de ciddi anlamda bağlayıcı olacaktır. Sektöre ciddi anlamda zarar vericeğini düşünüyorum.

10-Online itibar Yönetimi konusunda Türkiye’de ilk çalışmaları yaptınız. Online İtibar Yönetimi’ni anlatır mısınız?
Ben yurtdışındaki çalışmaları takip ediyordum aslında bir yanda da Türkiye’de insanların ciddi anlamdan adlarına zarar verebilecek bazı faaliyetlerle karşılaştım ve bu durumları çözemediklerini gördüm. Özellikle Türkiye’de fake hesaplarla insanlar bazen birçok insana zarar verebilecek ve o zararında uzun süre orda kalabileceği ya da çoğalabileceği bazı sorunlarla karşılaşabiliyorlar. Hatta belki hatırlarsanız yakın zamanda 5651 yasasını anlatırken Ulaştırma Bakanı da bunu kullandı. Bir albayın eşiyle ilgili bir dedikodu yüzünden bir video yüzünden intihar ettiği ki dailymotion’daydı o video. Videonun kaldırılması yaklaşık 20 dakikayı bulmuştu. Ne yazık ki doğru insanlara ulşaşamadığı için bu videonun kaldırılmasını sağlayamadığı için intihar etti. Çok üzücü olaylar yaşandı.Bu üzücü olayların yaşanmaması için İtibar Yönetimi yapıyorum ve genelde de krizle karşılaşan kişiler bana gelip bu konuda düzenleme yapılması, bir stratejinin belirlenmesi ve o stratejye göre aksiyonun alınması konusunda bazı isteklerde bulunuyorlar. İlk çalışmalardan birini ben yaptım şu anda yapan birkaç tane de ajans var. Ben kişileri yapıyorum ajanslar kurumlara da yapabiliyorlar. Ama genel olarak Türkiye’de İtibar Yönetimi diye bir sektörün oluştuğunu söyleyebiliriz.
11-Toplumun önündeki insanlar ve kurumlar internnetteki itibarlarını yeterince önemsiyorlar mı?
Ister istemez önemsemek zorunda kalıyorlar. Mesela Sayın Cumhurbaşkanı hakkında Twitter’da fake hesaplar açılıyordu. Bu konuda neler yapabileceğini sormuştu o zamanlar oradaki Bilişim Dairesi’nin başındaki beyfendi. Bende dedim ki bir tane hesap açarsınız kullanmazsınız ama hesabı açtıktan sonra resmi hesabın bu olduğunu belirtirsiniz. Milli Eğitim Bakanımız Nabi Avcı hakkında neredeyse her hafta Twitter’da fake bir hesap üzerinden yalan haberler çıkıyordu. Nabi Bey’i tanıyanlar onun bu şekilde twit atmayacağını biliyorlar fakat tanımayanlar için orada yazılanlar bir kanıt olarak kalıyordu tabi.Bunun önüne geçilebilmesi için onaylanmış gerçek hesaplar açılmasını ben tavsiye ediyorum.
12-Yaklaşan yerel seçimler öncesi gerek siyasetçilere gerekse siyasi partilere genel olarak internette itibarlarını korumak için neler önerirsiniz?
Bununla ilgili http://www.atifunaldi.com.tr’nin altında meslek kuruluşları bazında itibarlarını korumaları için yapmaları gerekenler listesi hazırladım.Danışmanlık sektesi altında onu bulabilirler. Ancak genel olarak soruluyorsa her meslek grubunun kendi itibarlarını korumak için eğer itibarlarıyla ilgili negatif bir şey yoksa sıfır noktasındalarsa korumaları ve yükseltmeleri için yapmaları gerekenler listesi var. Ama negatif durumdalarsa herkes şu hatayı çok yapıyor. Eğer bir sorun varsa herkes tek bir çözümü olduğuna inanıyor bu çok yanlış bir bilgi. Her sorunun kendine ait bir butik bir çözümü var her sorun birbiriyle aynı şekilde çözülmüyor. Mesela yine yaşanan olaylardan birisi Sayın Cumhurbaşkanı bir web sitesiye ilgili bir problem olduğu söyledi ben de dedim ki bu web sitesine avutkan üzerinden ’’sizi dava etmek durumunda kalırız’’ diye bir belge gönderin. Bunun yeterli olabileceğini düşündüğüm bir olaydı. Ben o aralar ankara’ya gitmedim gazetede çıkan yazı şöyleydi. ’Cumhurbaşkanı internete savaş mı açtı’ 1900 tane dava açılmış. Şimdi bu yanlış bir yaklaşım. Her olay aynı şekilde çözülmüyor. Hukuki çözümler var networklerle yapılan çözümler var,teknik olarak yapılması gereken çözümler var hepsi birbririnden çok farklı.
13-Biliyosunuz kaset savaşları yaşanıyor bunlarında bir kısmı internet üzerinden veriliyor. Bu da sizin kurguladığınız Online İtibar Yönetimine girer mi yoksa bu başka bir konunun alanı mıdır?
Evet girer. İtibar Yönetiminin içinde bu kaset savaşları meselesine çözüm olarak oluşturulan 5651 yasasının içindeki yeni maddeler aslında özel yaşamı koruyor gibi görünür bu kaset savaşlarıyla ilişkili olmasına rağmen bana sorarsanız doğru yapılandırılmış bir sistem değil. Neden böyle söylüyorum kaset savaşlarının ilk çıktığı görüntüyü düşünelim hep örnek olarak verildiğini bildiğim için kötü bir örnek olduğu halde söyleyeceğim CHP eski başkanı Deniz Baykal’ın kasetiydi. Orada fail hala bulunamadı. Aynu dönemde MHP Milletvekilleriyle ilgili görüntü durumu söz konusuydu hala failleri bulunamadı. Burada aslında problem; o bilgilere erişimin yasaklanması bir çözüm değil asıl yapılması gereken şey gerçek faillerin hızlı bir şekilde bulunabilmesi. Bunun için kolluk kuvvetlerimiz var, Siber Suçlar Daire Başkanlığı var Vatan Caddesi’nde ve bu insanlar bu konularla ilgilenmek durumundalar. Bir sonuç çıkaramıyor olmalarının hiçbir bahanesi yok. Bunu mutlaka çıkarabiliyor olmalılardı.İkinci önemli konu hep örnek veriliyor. Dünyada en iyi örneklerden birisini alalım. Hepinternetle ilgili Amerikadan çıkan bir teknolojinin olduğu söylüyoruz. Peki vikileaks dediğimiz şey Amerikan Devletinin gizli belgelriydi. Gizli belgeler olmasına ragmen vikileaks web sitesine erişim engellenmedi. Niye engellenmedi. Demek ki erişim engelleme doğru bir çözüm değil. Doğru çözüm o kişi kimse onu bulmak ve dava etmektir.
14-İnternet alanındaki yeniliklerin fikir öncüsü olmaya devam ediyorsunuz size bu bağlamda dinamik tutan etkenler nelerdir?
Internet zaten çok dinamik bir yapı ve internet üzerinde her an her şeyin değiştiğini görüyoruz. Sadece Türkiye için değil dünyanın her yerinde aynı şey geçerli. Dünyada her şey yerli yerine oturmuş değil o oturmamışlığın verdiği dinamik bir yapı var. Benim de belki hayatımın en önemli parçalarından birisi haline geliyor ben de o sayede dinamik kalabiliyorum. Bunun da çok uzun süre devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü internette normal hayatımızda yaşadığımız birçok şeyi yapabilme imkanı bulacağız. Her şeyi internet ortamına taşındaığı bir çağı yaşıyoruz. O çağın bitiminde akıllı dünya geliyor. Akıllı dünyaya gelene kadar çok şeyin değişeyeceğini düşünüyorum.
15-Teknoloji her geçen gün hızla gelişiyor ve değişiyor.Bu gelişim ve değişim yeni sektörlerin oluşumunu beraberinde getiriyor. Bulunduğunuz platformda gençler için yeni iş kolları oluşturmak,kapılar açmak mümkün müdür?
Özellikle konunun önemli kısmı IPTV olduğu için onun üzerinden devam edeceğim. IPTV teknolojilerinin içinde ara kademe çalışanlar konusunda çok ciddi ihtiyaçlar var. Operatör sayısı arttıkça ve internet üzerindeki videonun miktarı artmaya başladıkça hem girişimlerin sayısı artacaktır hem de o girişimlerde çalışacak insanların sayısı da çok fazla artacaktır. Uzun vadede çok fazla iş kolu oluşacaktır. Dernek olarak biz bunu destekliyoruz. Bu konuda ihtiyaçları olan elemanların bulunması konusunda da hem ben kişisel olarak hem de dernek olarak yardımcı oluyoruz.
16-Peki bu platformda çalışmayı isteyen gençlerin ulaşım yolu ne olmalıdır?
Açık söylemek gerekirse burda en iyi yöntemlerden birisi dereneğe üye olmaları ve derneğin yayınlarını takip etmeleri. Çünkü eleman ilanları da koymaya başlıyoruz.Eleman ihtiyaçları oluşmaya başlandı. Bu arada ara elemanlara yönelik küçük eğitimler veremeye başlıyoruz IPTV konusunda. Bu eğitimleri almalarını tavsiye ederim. Dernekle yakın ilişkide olurlarsa böyle bir alanda çalışma fırsatı bulabilirler. Bana sorarsanız geleceğin televizyonculuğunun en önemli parçalarından birisi.
17-Reklamazzi olarak,Dijital reklamcılık dosya konularımız arasına giriyor. Digital reklamcılık konusundaki görüşleriniz nelerdir?
Internet üzerindeki video yayınından bahsedince bu video yayınlarının en önemli kısımlarından birisi reklam kısmı. Burada çok ciddi bir ekonomiden bahsediyoruz. Daha once televizyon üzerindeki reklam kültürünün nasıl bir ekonomi yarattığını hepiniz çok iyi biliyoruz. Burda hem onu hem de internet üzerindeki reklamcılık anlayışını bir araya getiren yeni bir reklamcılık kültürü de oluşuyor olacak. Daha öncek konuşurken de söyledik televizyonun karşısına oturan kişi kendi ilgi alanina göre yayınlar görmeye başladığı gibi ilgi alanına göre reklamlar görüyor olacak. Digital reklamcının özellikle video tarafında çok daha etkin olacağını hatta daha büyük paralara ulaşacağından eminim. Hatta yakın bir gelecekte televizyon reklamcılığını geçme ihtimali de var.
18-Ülkemizde Digital Reklamcılık konusunda bir takım sorunlar olduğunu geçen aylarda Netbook Medya’dan Emre Bey’le gerçekleştirdiğimiz röportajda Emre Bey ’IAB Türkiye’nin digital pazar ölçümlemesi sağlıklı değil’ demişti. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ben iki sektörden birden geliyorum hem internet hem televizyon sektörü. Televizyoncuların analiz ve ölçümleme tarafında internetçilerden biraz daha ciddi ve başarılı olduklarını düşünüyorum. Bu tarafta da problemler var. Ölçümleme söz konusu olduğunda herkesin kafasında birtakım problemler olabilir ama burda daha ciddi daha doğru bir yapı görüyorum.İkisinin birleşmesinden oluşacak yeni türün daha fazla ölçümlemeye dayalı daha şeffaf bir yapı olacağını tahmin ediyorum.
Röp : http://www.reklamazzi.com/iptv-dernegi-baskani-atif-unaldi-reklamazziye-konustu-143420.htm 

Yayınlayan

Atif Unaldi

Setting up the BBS system enabling the communication of two persons over telephone lines when he was a student at the Physics Department at the Bosphorus University, Atıf Unaldı established the first Internet connection in Turkey. He achieved a “first of its kind” type project again in Turkey by making an Internet and information program at Radio D (Radio Club) named “Farenin Kuyrugu” (The Tail of the Mouse) between 1992-1994. In 1994, he prepared, presented and produced a nightly live show,”RadyoNet”, appearing five weekdays on Kanal D. This was the first program consisted of live computer pictures from beginning to end. Atıf Unaldı was the General Director of the first Internet server in Turkey, Anadolu.Net, between 1994-1996. Being the supervisor of the World Air Games I in 1996 and 1997, he registered the sportsmen into the games over the Internet and Intranet. In 1998, he also became the Internet supervisor of the Sabah Group, and worked as a consultant in the project to sell Sabah Kitapları (Sabah Books) over the Internet. In the same year, he continued to write at his column (Yeni Ufuklar-New Horizons) in the .Net magazine, which was a publication of the Milliyet Group. In 1999, he was appointed as the webmaster in Ihlas.Net, and he also designed and administered it. In the very same year, he wrote at a column in an IT magazine, Pcweek of the Sabah Group. In the meantime, founding a web-design company, Artmedya, Unaldı prepared an Internet magazine talk show program for BRT, GeceNet, which he presented with Romina Ozipekci. Later, continuing to write in his column in the magazine, Canteen of the Aksam Group, Atıf Unaldı gave web-design lectures in the Ceramic Department of the IU. Leaving his position in Canteen upon the establishment of the Interporbil Group, Unaldı has been a columnist in the economy magazine, EkoTimes. At the moment, Atıf Unaldı is the columnist in the Computerlife magazine. He has been also a columnist in Finansal Forum newspaper every Wednesday. Being the brand consultant of Buybye.com, Unaldi produced and presented a programme, TRON, in Technology Channel. As of December 2004, becoming the IT Director of Star Media Group, Unaldi carried out the editorship of STARTEK supplement of Star newspaper. Currently being the Internet Director of Kanal D and Star Tv, Unaldi also produces the Technorock programme in Rock Fm. Being one of the founders of the group called Sitebuilders supported by Microsoft, Unaldı has been organising conferences, seminars and panels concerning “Web-design”, “mobile Internet”, “e-trade” and “advertisement in the Internet” with the group. The group has been successfully providing the persons and organisations with its free educational studies. Published Books 2006 Netizen ( Internet Dictionary ) The contests he participated as a juryman: 2002 - Altın Örümcek Web Contest 2003 - Altın Örümcek Web Contest 2004 - Grafi2000 Flash Animation Contest 2004 - Altın Örümcek Web Contest 2005 - Altın Örümcek Web Contest 2006 - Web Marketing Assotion - Web Awards His published articles: The Structuring of the Internet in the Information Society of Turkey, Yeni Turkiye Dergisi (The New Turkey Magazine), March 1998 Web-design criteria, Yıldız Technical University Publication, 1994 Conferences, Seminars and Professional Activites: 1999 - Informing the sitebuilders and e-trade and web-design seminars in Microsoft headquarters (Istanbul) 1999 - Web-design, e-trade, Media Technologies seminars within Microsoft (Ankara, Istanbul, Izmir, Konya, Antalya) 2000 - e-trade seminars within Kosgeb (Ankara) 2000 - e-trade seminars in the Fatih University (Ankara) 2000 - The Bilgi University Internet seminars (Speakers: Microsoft Turkey General Director Sureyya Ciliv, Atıf Unaldı) 2000 - Within the framework of the IT 2000 activities, e-trade and web design seminars (Istanbul) 2003 - PRCI Turkiye (Istanbul) 2003 - Wireless Forum ( İstanbul) 2003 - ODTU ( Ankara ) 2003 - Mobiliz.biz ( İstanbul ) 2004 - PRCI ( İstanbul) The softwares he translated: 1996 - Windows Commander 2000 - Babylon Internet Dictionary 2002 - Sitepublisher Softwares: 1992 - The installation of two radio automation systems (Radyo Kulup and Radyo C) (1995) 1994 - The software of two computer programs (Crossword and Puzzle) which were played with the participation of the television audience at Kanal 6 television. 1996 - The Turkish version of a program called Windows Commander 1998 - A computer software enabling the automation of the TV advertisement department The organisations he is the member of: WSP (Web Standards Project) A global organisation Sitebuilders Microsoft ASP Guilt A world organisation Isoc (Internet Society) A world organisation Mobiliz.biz Mobile Advertising Platform CehTURK