Oyun işi ciddi iş….

Angry Birds ile Rovio’nun kazandığı ekonomik başarıyı herhalde bilmeyen yoktur. Sonra bir candy crush fırtınası geldi ki; hayatında oyun oynamayan ben bile oynadım. Özellikle mobil oyun tarafında oluşan ekonomik değer artık herkesin malumu. Ancak Türkiye’de mobil oyun oynayanların 24 milyona ulaştığını duymak beni açıkcası şaşırttı. Araştırma şirketi Nielsen’in AdColony Türkiye ile yaptığı araştırmanın ilk ama şüphesiz en şaşırtıcı çıktısı bu değil.
Yaş aralığına baktığımızda 15-17 yaş grubunun neredeyse tamamı mobil oyun oynuyor. İşin ilginç yanı bu kitle televizyona ise en uzak olan sosyo ekonomik grup. Bu da ilerde oyunların holywood filmlerinin yerini alacağını gösteriyor.

Genç jenerasyonun yaygın olarak oynadığı, ilginç şekilde ebeveynlerinin de ilgisini çekmiş durumda. Özellikle 45 yaş üstü kitlede mobil oyun oynayanları oranı yüzde 78.

Oyunu nerede oynuyoruz?

Mobil oyuncuların yüzde 90’ı akıllı telefonlarında oyun oynarken, tablette oyun oynayanların oranı ise yüzde 33.

Mobil oyuncuların cinsiyet dağılımı ise oldukça ilginç. Yarıdan fazlası kadın. Kadınlar çoğunlukla oyunu geleneksel televizyonun en çok izlendiği prime time’da oynuyor. Üstelik yaş ortalaması yüksek olan bu kitle çoğunlu televizyon seyrederken oyun oynuyor. Yani ikinci ekran, elektronik program rehberi (EPG) yada sosyal tv alternatifi olan twitter yerine bilgisayar oyunlarıyla ilgileniyor.

En çok mobil oyun, mobilitenin en az olduğu evde oynanıyor. Ancak daha önce yapılan araştırmalardan en çok dikkatimi çeken, oyuncuların restorantta yemeklerini beklerken de oyun oynadıkları yönünde.

Bir akıllı telefonda kaç oyun var?

Kendilerini oyuncu olarak tanımlamayan bu 24 milyonluk kitlenin telefonlarında 2 veya daha fazla oyun var. Günde en az 45 dakikalarını oyun oynayarak geçiriyorlar.

IPTV ciddi iş…

Birkaç hafta önce Tivibu arayüzünü değiştirdi. Türk Telekom’un uzaktan erişimi olduğu için, bütün set üstü kutularını otomatik olarak güncelledi. Bilenler bilir, Türk Telekom’un tivibu kutuları yıllardır Airties tarafından yapılıyor. İlk çıkan kutuların, içindeki merkezi işlemcilerin ne kadar zamanda beklendiğini, o zaman kutulara ne kadar özenildiğini hatırlıyorum.

Ancak şimdi bu özeni göremiyoruz. Airties’ın kutuları eskidi. Yeni yazılım ise, çalışmaz hale getirdi. Evdeki kutuyu değiştirmemize rağmen gelen kutuda bile VOD (seç seyret) çalışmıyor, çalışırsa duruyor, devamlı bozuluyor. Daha ilginci her kanal farklı çözünürlükle geldiği için, televizyonda kanal değiştirdiğimizde oranlar değişiyor. Ekran yarısında görüntü gidiyor. Yayını ileri geri aldığınızda hata veriyor. Programı başından seyretmeye kalktığınızda yayından çıkıyor.

Aslında sorun iyi çalışan bir arayüzün onu ayakta tutamayacak bir donanıma yüklenmesi. Bu tabii teknik anlamda değil ama işletme anlamında büyük ve kabul edilemez bir hata. Eğer bütün abonelere bu yüklemeleri yaptılarsa bu bence bir istifa nedeni. Zira grubun en önemli servisini sabote eden bir güncellemeden bahsediyoruz…

Deloitte’un “Teknoloji, Medya ve Telekominikasyon” raporuna göre sanal gerçeklik başlığı satışları 2,5 milyon adedi geçecek, dokunmatik ticaret yüzde 150 büyüyecek. Yenilenen akıllı telefonlardan oluşan ikini el pazarının bile 17 milyar doları göreceğini biliyoruz.

Mobil oyunlar pazarı 35 milyar dolara ulaşırken, PC oyunları 32 milyar dolar civarlarında. eSpor gelirleri ise yüzde 25 artış gösterdi.

Amerika’da TV izlenme oranlarında ciddi bir düşüş var. Özellikle öde- izle abone sayısında her gün kan kaybı var. Bunun Türkiye’de de dijital platformlarda çok net şekilde görüyoruz. Ancak bu abone televizyon izlemekten vazgeçmiyor. İlk aşamada Netflix gibi OTT TV’lere rağbet artarken, bir grup izleyici ise antan üzerinden yayın almaya başlıyor. Tabii canlı yayın izleme alışkanlığı olan abonelerin bir kısmının da TV sektörünü standart tehditleri arasında pek de akla gelmeyen bir gruba gittiğini hayretle görüyoruz. Facebook ve Instagram önceleri markaların devamında ise canlı yayın seyretmeyi seven bütün abonelerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Yani aslında eğlence sektörüne geleneksel taraftan bakarsanız küçülen bir sektör görüyorken, facebook da dahil birçok kanalın oluşan sektöre dahil olduğunu görüyoruz. Kullanıcı yaygın teknoloji, medya ve telekominikasyon alanlarını kullanmaya devam ediyor. Sektör aslında derinliğini kaybediyor gibi görünürken genişliyor.

Geleneksel televizyon, dijital platformlar her geçen gün izleyicisini kaybederken, Türkiye’de bu yayınlara format üreten şirketlerin de kaybolduğunu görüyoruz. Her ne kadar Cengiz Semercioğlu Endimol’un Türkiye’den çekilmesine yönetimsel sebepler dese de, ben TMT sektörünün şekil değişikliğinin de etkili olduğunu düşünüyorum. Eminim Cengiz’in ilk yorumu neden Amerika’da olmadı şeklinde olacaktır. bunun cevabı ise açık.. Küçük dalgalar sığ sularda daha etkilidir!